"Ermenistan yalan söylüyor, iÅŸte buradayım!"

Güncelleme Tarihi:

Ermenistan yalan söylüyor, işte buradayım
OluÅŸturulma Tarihi: Åžubat 21, 2012 15:28

Bunu söyleyen kişi, 20 yaşındaki Azeri Zarife Guliyeva. Türkiye ve dünya onu, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'a gönderdiği mektuplar sayesinde tanıdı.

Haberin Devamı

Bu mektuplar Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından 1992 yılında Azerbaycan'ın Hocalı kasabasında yapılan katliamla ilgiliydi.

Henüz 3 aylık bir bebekken annesinin karnında bu faciayı yaşan Zarife, babası da dahil olmak üzere 22 yakınını kaybetti.

Katliamın 20'nci yıldönümünde, Sarkozy ve Sarkisyan'a, yaşadığı büyük acıyı anlatan, mektuplar yollayan Zarife'nin bu girişimine ilk yanıt, bugün Ermenistan'dan geldi.

Her ne kadar Ermenistan, "Bu mektup vardır, ama böyle bir kadın yoktur. Bu kişi hayalidir" diye açıklamış olsa da, biz, Zarife Guliyeva'yı Hocalı katliamını anma toplantılarına katılmak için geldiği İstanbul'da, kaldığı otelde bulduk ve bu iddiayı sorduk. Böylece Zarife, tüm dünyaya, hurriyet.com.tr üzerinden seslendi:   

"Ermenistan yalan söylüyor. Gördüğünüz gibi ben varım, gerçeğim ve işte buradayım."

Haberin Devamı

OKULU BİTİNCE TÜRKİYE'YE GELMEK İSTİYOR

/images/100/0x0/55eac3bcf018fbb8f8953c05

Annesi Rahile Guliyeva ile birlikte İstanbul'a gelen Zarife, yarın düzenlenecek basın toplantısında, Hocalı katliamını yaşayan bir grup Azeri ile birlikte, yaşadıklarını anlatacak. Pazar günüyse Taksim'de daha büyük bir basın toplantısı gerçekleştirilecek 20'nci yıl anısına... 

Gencecik zeki ve kararlı bir kadın Zarife. Bir yanıyla kendinden emin, doğru bir adım attığını düşünüyor, bir yanıyla da tedirgin. Azerbaycan'da üniversite ikinci sınıfa gidiyor. Matematik öğretmenliği okuyor ve "Okulum bitince Türkiye'ye gelip çalışmak istiyorum. Burayı çok seviyorum" diyor.

"ANLATMALIYDIM, DAHA FAZLA SUSAMAZDIM"

Yazdığı mektupları sorunca, "Benim fikrimdi. Metinleri ben kaleme aldım. Anlatmalıydım. Daha fazla susamazdım" diye yanıtlıyor.

"Ne istiyorsun peki?" diyorum, cevabı net oluyor: "Acıma saygı gösterilmesini, acımın kabul edilmesini istiyorum. Bir de, topraklarımın geri verilmesini..."

Annesine, ailesinin neredeyse tamamının yok olduğu "o günü" soruyorum. Yüzü kararıyor, "Daha kızım doğmamıştı. İki yaşındaki oğlum ve kocam yanımdaydı. Evde oturuyorduk, saat akşam 10 civarıydı" diye saldırıya nasıl yakalandıklarını aktarıyor ve devam ediyor: "Ben dört kurşun yarasıyla sağ kurtuldum. Oğlum ve kocam öldü. Zarife altı ay sonra doğdu, bu yüzden onları hiç göremedi."

Haberin Devamı

AZERÄ° MÄ°LLETVEKÄ°LÄ° MEKTUBU Ä°LK KEZ HURRÄ°YET.COM.TR'DEN OKUDU

Zarife'nin de aralarında bulunduğu Hocalı katliamı tanıkları grubuyla beraber İstanbul'a gelen Azerbaycan milletvekili Ceyhun Osmanlı'ya soruyorum, "Nasıl ortaya çıktı mektup fikri?" diye. Osmanlı, şöyle yanıtlıyor:

"Zarife'nin mektuplarından düne kadar benim de haberim yoktu. Bir arkadaşım dün, 'hurriyet.com.tr'de yayımlanan, söz konusu mektuplarla ilgili haberi yollayınca öğrenmiş oldum. Bu mektuplar sadece Türkiye'de değil, Ermeni basınında da geniş yer buldu."

Ceyhun Osmanlı, Hocalı katliamına karşı duyarlılığın bilhassa son yıllarda geliştiğini vurguluyor. Katliamın fotoğraflarının sergilenmesini takiben, yabancı medya kuruluşlarından röportaj talepleri olmuş. Bu röportajlar da, farklı ülkelerin bu tarihi gerçeğin farkına varmasına olanak sağlamış.

Haberin Devamı

"TANIÄžI, DELÄ°LÄ° OLAN SOYKIRIMI TANIMIYORLAR"

/images/100/0x0/55eac3bcf018fbb8f8953c07

Meksika Senatosu'nun, Pakistan'ın ve İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği'nin "soykırım" olarak tanıdığı katliamla ilgili tarihi bilinçlenmeden dolayı, oldukça memnun olduğunu dile getiren Azeri milletvekili, Fransa'nın gündemindeki "Ermeni Soykırımı"nın inkarına ceza verilmesini öngören yasa tasarısını da şu sözlerle eleştiriyor:

"100 yıl önce gerçekleştiği iddia edilen, kanıtı, görgü tanığı olmayan bir olayı 'soykırım' olarak tanıyorlar ve hatta inkarına ceza getirmek istiyorlar. Öte yandan, Hocalı'da 20 yıl önce herkesin gözü önünde yaşanan, canlı görgü tanıkları olan, onlarca gazetecinin gördüğü, belgelediği bir katliam söz konusu. Ama bunu kabul etmeye yanaşmıyorlar. Tarihte olan olaylar tarihçilerin işidir, günümüzde olanlarsa siyasetçileri ilgilendirir. Ermenistan ve Fransa gibi ülkeler bu konuda ikiyüzlü bir tutum sergiliyorlar."

Haberin Devamı

HOCALI'YI ANMA GÖNÜLLÜLERİ KOLLARI SIVADI

Ceyhun Osmanlı, katliam şahidi 10 kişinin konuşacağı yarınki basın toplantısının yanı sıra, Pazar günü Taksim'de daha büyük çaplı bir basın toplantısının gerçekleştirileceğini söylüyor.

Katliamın 20'nci yıldönümüne denk gelen Pazar günkü büyük buluşma, 'Hocalı'yı Anma Gönüllüleri' isimli, Türk vatandaşlarının bir ay önce oluşturduğu bir komite tarafından düzenlenecek.

Osmanlı, hiçbir kâr amacı gütmeyen, tamamen gönüllülerden meydana gelen bu komitenin, sadece 20'nci yıl için deÄŸil, bundan böyle sürekli olarak bu dava için çalışacağını ifade ediyor.Â

Ä°STANBUL'DAN TÃœM DÃœNYAYA BARIÅž MESAJI VERÄ°LECEK

İstanbul'dan dünyaya barış çağrısı yapacaklarını dile getiren Azeri vekil, "kimseden çekinmeden kışkırtıcı ve milliyetçi mesajlar veren" Ermenistan'a rağmen, "Hocalı'da olanları unutmayacağız, unutturmayacağız" diyor.

Haberin Devamı

İktidar veya muhalefet demeden Türkiye'de herkesten destek gördüklerini anlatan Ceyhun Osmanlı, 26 Şubat 1992 yılında Hocalı kasabasında 613 kişinin öldürüldüğü, 1275 kişinin esir alındığı ve 150 kişininse "kaybolduğu" katliamı anmak üzere, herkesi Pazar günü Taksim'e beklediklerini duyuruyor.

skutsal@hurriyet.com.tr

http://twitter.com/seblakutsal

 

Sebla Kutsal

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!