GeriGündem Erdoğan'dan, Hakan Şükür ve Arif Erdem'in ihracına ilişkin ilk açıklama
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    118
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan'dan, Hakan Şükür ve Arif Erdem'in ihracına ilişkin ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Habertürk TV'de gündeme ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, Galatasaraylı eski futbolcu Hakan Şükür ve Arif Erdem'in 'aidat' gerekçesiyle ihraç edilmesine ilişkin, “Sadece aidata dayalı bir olay olarak değerlendirilmesi bana çok hafif geliyor” dedi. Aidatla atılmayı “süreci geçiştirme” olarak yorumlayan Erdoğan, ihraç taleplerinin reddedilmesinin ardından salonda yaşanan sevinci ise, “çirkin yaklaşımlar” diye değerlendirdi. Erdoğan, Alman Bild Gazetesinin "Atatürk yaşasaydı Hayır derdi" başlıklı haberinin sorulması üzerine ise, "Atatürk kalksa bu düzenlemeye kendisi de böyle yaşadığı için 'Evet' derdi." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Show TV-Habertürk-Bloomberg HT ortak yayınına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'cü Hakan Şükür ve Arif Erdem'in Galatasaray'dan ihracı hakkında, "Galatasaray yönetiminin aldığı kararın aidata bağlı olarak alınmasını ben hafif buluyorum." dedi.

"AİDAT ARTI FETÖ BAĞLANTISIDIR"

Erdoğan aidata bağlı kararın yanında FETÖ bağlantısının da bulunması gerektiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Doğrusu Galatasaray yönetiminin aldığı kararın aidata bağlı olarak alınmasını ben hafif buluyorum. Bunların, aidat artı FETÖ bağlantısıdır. En kötü ihtimalle, bunlar nerede yargılanıyor, yargılandığı yerden Galatasaray yönetimi bunlarla ilgili bilgi ister ve o bilgi üzerinden kararını verirdi. O çok daha asil bir duruş olurdu. Şu andaki bana göre süreci geçiştirme anlamına olmuştur. Tabii orada salonda olan şeyler falan onlar da ayrıca çirkin yaklaşımlardır."

Erdoğandan, Hakan Şükür ve Arif Erdemin ihracına ilişkin ilk açıklama

"HAYIR' DİYENLER NİYE 'HAYIR' DEDİKLERİNİN İZAHINI YAPAMIYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan halk oylaması hakkında Şu anda ibre yükselişte, böyle bir durum söz konusu. Bunun daha iyi olacağı inancındayım. Çünkü 'hayır' diyenler niye 'hayır' dediklerinin izahını yapamıyorlar." dedi.

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ellerinde buna yönelik bir veri yok. Yani şunun için mi 'hayır' diyecekler? Kandil'deki teröristler 'hayır' çağrısında bulunuyor diye mi 'hayır' diyecekler veya İmralı'daki teröristbaşı 'hayır' diyor diye mi 'hayır' diyecekler veya Pensilvanya'daki FETÖ'nün başı 'hayır deyin' diye çağrıda bulunuyor diye mi 'hayır' diyecekler? Niye 'hayır' diyecekler? Bu önemli. 'Evet' demenin gerekçeleri var ama 'hayır' demenin gerekçesi yok. Ülkemizi bölmeye, milletimizi parçalamaya çalışan, 15 Temmuz'un faillerinin içinde olduğu bütün bu 'hayır' diyenlerle beraber hareket etmek, herhalde bu noktada 'hayır' ifadesini kavrama anlamına gelmez."

"SAYIN KILIÇDAROĞLU BU MADDELERİ OKUMAMIŞ"

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 3. dönem ve OHAL iddialarına ilişkin, şu değerlendirmede bulundu:

"Her şeyden önce Sayın Kılıçdaroğlu bu maddeleri okumamış. Bir defa 18 maddeden haberi yok. Cumhurbaşkanı, 5+5 iki dönem seçilir. İkinci dönemde Cumhurbaşkanı, meclisi fesh eder dedi dikkat ederseniz. Bir defa Cumhurbaşkanının meclisi fesh yetkisi yok. Dürüst ol, yalan söyleme. Dinleyenler de zannediyorlar ki hakikaten Cumhurbaşkanının fesh yetkisi var. Böyle bir yetki yok. Fesh edecek, fesh ettikten sonra da meclis tekrar üçüncü defa için bir seçim kararı alacak. Bu seçimle beraber de meclise bu seçime götürmesiyle, kendisi için yeniden üçüncü kez seçilme yolunu açacak. Üçüncü kez seçilme yolu, onun tekrar burada Cumhurbaşkanlığına gelmesine yönelik bir yol değildir. Böyle bir şeyi niye söylüyorsun?

Şunu bir defa düzeltmemiz lazım. Cumhurbaşkanının meclisi fesh yetkisi yoktur. Meclisin erken seçim yapma yetkisi var mıdır? Böyle bir karar alabilir mi? Meclisin böyle bir karar alma yetkisi var. Ama bunu meclis alır, Cumhurbaşkanının talebiyle değil. Bunu alması için de oranlar var. Bu oranları da meclisin yakalaması lazım. Meclis o oranı yakalayamadığı taktirde, böyle bir yetkisi de yok."

Erdoğan, OHAL ile ilgili de şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanı, OHAL kararı için adım atar ama bu adımı attığı zaman nereye götürecek bunu? Bu da meclise gider. Meclis bu OHAL kararını ne yapar? Onar veya onaylamaz. Onadığı takdirde, OHAL devreye girer. Cumhurbaşkanı onaylamazsa, OHAL zaten devreye girmez. 'Ben bunu uygulamaya koydum' diyemez.

Kararnameyi, kanunların üzerine çıkarıyor. Bu tür açıklamaları var. Bir defa Cumhurbaşkanı kararnamelerinin, ne anayasa ne yasa, bunların hiçbirinin üzerinde hükmü yoktur. Kaldı ki hakkında anayasal veya yasal bir madde varsa, kararname çıkaramaz Cumhurbaşkanı. Velev ki Cumhurbaşkanı bir kararname çıkardı. Cumhurbaşkanı olmayan bir konuda kararname çıkardıysa, parlamento bu kararnameyi de gerekirse münfesih hale getirir çıkaracağı bir yasayla. Güçlü, denetim mekanizması ağır olan bir parlamento var ama bundan, bu zatın hiç haberi yok. Böyle bir şey yok aldatıyor. "

"NİYE BİZ GENÇLİĞİMİZE GÜVENMİYORUZ?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Niye biz gençliğimize güvenmiyoruz? Seçme hakkı olarak 18'i veriyorsun, seçilme hakkı olarak vermiyorsun. Seçme, seçilme hepsi de 18 olacak. AB'de 22, 25 yaşında bakanlar tanıyorum. Niye biz gençlerimize güvenmiyoruz? Güvenelim. 'Beylerin çocukları parlamentoya girecek.' diyor. Bu kendi kanaati, kendine ait düşüncesi. Böyle bir şey yok. Şu anda genç yaşta parlamentoda olan arkadaşlarımızın babalarının birçoğu esnaf. Parlamentoya parti teşkilatımızın gençlik kollarından girmiş, seçilmiş ve gelmiş. İnşallah bu yeni dönemde de birçok Anadolu çocukları buraya gelecek." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde "sınırsız başkan yardımcısı atanabileceği" sözlerine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Böyle çocukça bir yaklaşım olur. Biz, 36 bakan devraldık ve aldığımız 36 bakanla başbakan dahil, Abdullah Bey'in dönemi, 25 kişilik bir kabine oluştu o zaman. Şu anda da zannediyorum ya 27 ya 28'dir. Biz öyle herkese lütufta bulunan iktidarlar oluşturmadık. Zaten tek başına hükümetin güzelliği burada. 'Şimdi sadece yardımcılar 50'den başlıyor bin 500'e kadar gidiyor, aile şirketi adeta, o hale getiriyor...' Yok böyle bir şey. Bir olur, iki olur, bilemedin üç olur. Hayatında böyle bir şey görmemiş. Çünkü yalan zaten makine gibi çalışıyor. Bizim anlattığımız örnekler, hepsi bunları yalanlıyor. Böyle bir şey olamaz. Bunu inşallah 16 Nisan teyit edecektir. 16 Nisan'dan sonra, bu dönem içerisinde de zaten şu andaki mevcut hükümet, 2019 Kasım'a kadar bu işi hayırlısıyla götürecektir. Hükümet kabinede değişiklikler yapabilir, birleştirebilir (bakanlıklar) şu olur bu olur, o mevcut hükümetin tasarrufudur. Cumhurbaşkanı olarak şu anda benim böyle bir tasarrufum yok. Ben hükümetle bazı görüşmeler yaparak, bazı yenilemelere gidilir gidilmez, şu anda Sayın Başbakanla aramızda yapılacak görüşmeyle alakalı bir konudur. Bunun dışında böyle sadece şahsımda olan bir tasarrufla böyle bir şeyi yapamam. Böyle bir hakkım, yetkim yok."

"TÜRKİYE ÇOK CİDDİ BİR SIÇRAMANIN İÇİNDE"

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye verdiği notların yatırımı durdurmadığına dikkat çeken Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye çok ciddi bir sıçramanın içinde. Türkiye'nin büyüme oranlarına bakıyorsun, şu anda Avrupa ülkelerinden daha iyi bir konumdayız. Yatırımlara bakıyorsun, Türkiye yatırımlarını durdurmuyor, hızla devam ediyor. Tabii bu, bunların işine gelmiyor. Ekonomik olarak bunların sipariş üzere kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notlar var biliyorsunuz. Bu notların hiçbirisi tutmadı, hiçbirisi Türkiye'ye yatırımı durdurmadı."

"BND'NİN 'BİZ ONUN ARKASINDA ONU GÖRMÜYORUZ.' DEMESİ, ONU HAKLI ÇIKARMAZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'nın ülkede teröristleri barındırdığını vurgulayarak şöyle konuştu:

"Almanların yaklaşım tarzları, bakın binlerce teröristi kendi ülkesinde barındırıyor, bunlara mali kaynaklar da temin ediyorlar ve her türlü gösteri yapılıyor, daha ileri gidiyorum, polis araçlarının içinde terör örgütünün mensupları oturuyor ve terör örgütünün mensupları oradan teröristbaşının posterlerini sallıyorlar. Araç polis aracı... Elimizde belgeleri var. Kalkıp da BND'nin 'Biz onun arkasında onu görmüyoruz.' demesi, onu haklı çıkarmaz. Bunların belgeleri bizde var. Artık 15 Temmuz darbesini sağlıklı bir şekilde görmeyenin, biz sağlığından önce şüphe ederiz."

rdoğan, Alaman Bild Gazetesinde yarısı Türkçe olan "Atatürk Yaşasaydı Hayır Derdi" başlıklı haberine tepki gösterdi. Erdoğan, "Ne alakası var bunun Atattürk'le. Tam aksi ben desem ki Atatürk kalksa bu düzenlemeye kendisi de böyle yaşadığı için 'Evet' derdi. Çünkü Atatürk bizim yapmak istediğimizi yaptı. İnönü ile geçinemedi." diye cevap verdi.

"ATATÜRK EVET DERDİ"

Erdoğan, Alaman Bild Gazetesinde yarısı Türkçe olan "Atatürk Yaşasaydı Hayır Derdi" başlıklı haberine tepki gösterdi. Erdoğan, "Ne alakası var bunun Atatürk'le. Tam aksi ben desem ki Atatürk kalksa bu düzenlemeye kendisi de böyle yaşadığı için 'Evet' derdi. Çünkü Atatürk bizim yapmak istediğimizi yaptı. İnönü ile geçinemedi" diye cevap verdi.

"TÜRK TİPİ BAŞKANLIK' YERLİ VE MİLLİ OLACAKTIR"

"Daha büyük reformların yapılabilmesi, önümüzün tıkanmaması, çok daha rahat adımlar atılabilmesi için 16 Nisan, Türkiye'nin bana göre en büyük yerli ve milli reformu olacaktır" diyen Erdoğan, "ithal değil. Onun için ben hep 'Türk tipi başkanlık' ifadesini kullandım ve bu yerli ve milli olacaktır. Bunu kanunlarla da besleyeceğiz, güçlendireceğiz." şeklinde konuştu.

"HEPİMİZ DE TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞIYLA ÖVÜNECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ateş'in "Bu hafta sonu Diyarbakır ve Van'dasınız, 16 Nisan'dan sona 'evet' çıkarsa, adı 'çözüm süreci' olmayan başka bir şey olur mu, olacak mı? Başka bir süreç başka bir hava... " demesi üzerine, şöyle cevap verdi:

"Biz şu anda Güneydoğu'da terörle çok ciddi mücadele yapıyoruz. Bu çözüm süreci filan falan onların hepsi geçmişte kaldı. Şimdi bizim artık bu noktada oturup konuşacağımız kişi ortada yoktur. Bitti o iş. Şimdi biz bütün evlerini terk eden o garipler ki evlerinden tehditle boşaltılarak evden eve tüneller açmak suretiyle tehdit altında olan o insanlarla artık, başta İçişleri Bakanım, Çevre ve Şehircilik Bakanım olmak üzere, bütün bakanlarımız direkt görüşmeler yapıyorlar. Alt yapı, üst yapı, inşaatlar devam ediyor ve en kısa zamanda da derdimiz, oradan çıkan vatandaşlarımızı tekrar oralara taşımak."

"Ben Kürdüm" diyeni bağırlarına bastıklarını ama Kürtçülüğü dayatması halinde bunun ırkçılığı getirdiğini dile getiren Erdoğan, bunun karşısında olduklarını söyledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Onun için ne Türkçülük, ne Kürtçülük, ne Lazcılık, ne şuculuk buculuk yok. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında bütünleşmişiz ve biz bunlarda ayrım yapmıyoruz. Yaratılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz. 80 milyon kardeştir diyoruz. Biz bunu başaracağız. Ve hepimiz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıyla övüneceğiz. Sonra 'ben Türk milletinin bir ferdiyim' demek, Kürt kardeşimi niye rahatsız etsin. Rahatsız olma ya. Her ülkede, o ülkenin millet olarak bir ferdi olmaktan iftihar eder. Bunlar niye rahatsız oluyorlar, ben onu anlamıyorum. Kaldı ki çok ciddi anlamda da özellikle bölgede halk, 'siz yeter ki bizi bırakmayın ama siz bizi bırakıp gittiğiniz zaman bunlar tehditle üzerimize geliyor' diyor. Nitekim şu anda İçişleri Bakanlığımız, silahlı kuvvetler, polis ve korucular, bölgede hakimiyet tesis ettiği için vatandaşa bir rahatlık geldi. Artık gece gündüz rahatlıkla çıkıyor, dolaşıyor vesaire. İnşallah bundan sonraki süreç, devletin milletiyle bütünleşmesinin gerçekleştiği Güneydoğu'da 16 Nisan, zaten adeta bir röntgen olacak. O röntgende kendini gösterecek ve çok daha hızlı, farklı bir süreç devreye girecektir ve yatırımcı oraya girecektir. Yatırımcı oraya girdiği zaman, durum çok daha farklı bir hal alacaktır. İnşallah Cumartesi günü önce Van'dayız, Van'dan sonra Diyarbakır'a ineceğiz ve Başbakan'la beraber bu iki ilde inşallah çok büyük iki miting yapmayı planladık. Bunları gerçekleştirerek oralara yeni bir havayı vereceğiz."

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle