GeriGündem Erdoğan'dan Ege'de taciz değerlendirmesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan'dan Ege'de taciz değerlendirmesi

Başbakan Erdoğan, Yunanistan'ın Ege'deki taciz iddialarına hükümetin sessiz kaldığı eleştirilerini değerlendirdi. Erdoğan, "Şu anda biz AB süreci içerisindeyiz. Bu süreç içerisinde gerek Yunanistan tarafından gerekse Türkiye tarafından bu konuların hassasiyetle ele alınması lazım" dedi.

Malezya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ''Yunan Hükümeti, Türk uçaklarının Yunan uçaklarını taciz ettiğini öne sürüyor. CHP'den hükümetin bu konuda erkekçe davranmadığı yönünde açıklamalar yapıldı. Ne diyorsunuz'' sorusu üzerine, Erdoğan şöyle konuştu:

''Ege'de bu tür spekülasyonlar bugün değil, sürekli olarak, bunlar olagelen ve maalesef zaman zaman da bunlar çok daha farklı bir şekilde özellikle de kendi iç dünyamızdan kaynaklanacak şekilde gerek yazılı gerekse görsel medyada abartılı bir şekilde gündeme taşınıyor.

Şu anda biz AB süreci içerisindeyiz. Bu süreç içerisinde gerek Yunanistan tarafından gerekse Türkiye tarafından bu konuların hassasiyetle ele alınması lazım. Burada bizim hassas davranmamız şart ve Türkiye olarak bir hassasiyetin içerisinde olduğumuzun inancı içerisindeyim. İnanıyorum ki Yunanistan da aynı hassasiyeti bu konularda gösterecektir.

Her şeyden önce muhalefet partisinin böyle bir ifadeyi kullanması kendilerinin çok farklı bir konumda olduğunu göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak biz nerede nasıl hareket edeceğimizi, nasıl tavır alacağımızı muhalefet partisinden öğrenmeyeceğiz. Onun yeri, saati, vakti geldiğinde biz gereken cevapları şu ana kadar verdik. Ama onlar demek ki iktidarın neler söylediğini, nerede neler yaptığını, iyi takip edemiyorlar. Onlar iyi takip edemiyorsa bizim de onlara özellikle iadeli taahhütlü olarak bildirecek zamanımız yok.'' 
   
KEPEZ VE ÇUKUROVA ELEKTRİK
     
Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik'in imtiyaz haklarının iptal edildiği hatırlatılarak, ''Bu siyasi bir karar mı'' diye sorulması üzerine de Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nu herhalde 58 ve 59. hükümetler kurmadı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ne zaman kurulduğunu en az benim kadar sizler de biliyorsunuz.

Bu olay, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun oy birliğiyle almış olduğu bir karardır ve bu kararı da Enerji Bakanlığı şu anda uygulamaya koymuştur. Olay budur. Enerji Bakanlığımızın bu kararı kamunun çıkarına, menfaatine yönelik olan bir adımdır. Eğer Enerji Bakanlığımız bu adımı atmamış olsa, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun almış olduğu kararı uygulamamış olması nedeniyle ayrıca birsuç işlemiş olur.''

Erdoğan, iki şirketin imtiyaz sözleşmelerinin iptal edilmesinin Cem Uzan'ın mal varlığına el koymak anlamına gelip gelmediğinin sorulmasını üzerine, ''Enerji Bakanlığı, işleyen süreci devam ettirecektir. Bunun doğacak neticesi herhalde Enerji Bakanlığı'nı ilgilendiren bir konu değildir'' dedi.

"MALEZYA VE PAKİSTAN'LA EKONOMİK İLİŞKİLERİMİZ ÇOK DAHA GELİŞTİRİLMELİ"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, Malezya ve Pakistan ile ekonomik ilişkilerinin çok daha geliştirilmesi gerektiğini, bunun üzerinde önemle duracaklarını söyledi. 
 
Erdoğan, Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, beraberindeki heyetle 13-15 Haziran tarihlerinde Malezya'yı, 15-17 Haziran tarihlerinde de Pakistan'ı ziyaret edeceklerini söyledi.

Türkiye'nin, Malezya ile uzun zamandan beri yakın ilişkiler sürdürdüğünü, iki ülke arasındaki ilişkilerin her zaman candan ve pürüzsüz olarak geliştiğini ifade eden Erdoğan, Malezya'nın, GüneydoğuAsya'nın en dinamik ve gelişmiş ülkeleri arasında yer aldığını, kısa sürede ekonomik ve sosyal hamleler gerçekleştirdiğini kaydetti.

Erdoğan, Malezya toplumunun kayda değer bir refah düzeyine ulaştığını söyledi. Malezya'nın, bu başarıyı, 1997 yılında başlayan Asya mali krizini takiben, kendi imkanlarıyla ve kısa zamanda gerçekleştirdiğini bildiren Erdoğan, ''Bunun arkasında, çalışkan, iyi yetişmiş ve verimli insan unsuru, ancak daha da önemlisi basiretli, ileri görüşlü ve istikrarlı bir siyasi yönetim olduğu kuşkusuzdur'' diye konuştu.

Türkiye ve Malezya'nın dünyanın jeostratejik açıdan farklı, fakat benzer önemdeki bölgelerinde yer aldığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Malezya ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizde ise halen yeterince kullanılamayan bir potansiyel mevcuttur. Bunun iki ülke iş çevrelerinin birbirlerinin kapasitesini ve imkanlarını iyi tanımamalarından kaynaklandığını kanısındayız. Bu eksikliğin giderilmesine katkıda bulunmak amacıyla devlet bakanları Ali Babacan ve Kürşad Tüzmen, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, milletvekilleri veişadamları heyette yer almaktadır.''

Ziyaret sırasında, Türkiye-Malezya İş Konseyi toplantılarının da yapılacağını anlatan Erdoğan, görüşmelerin, iki ülke halkları arasındaki dostluk ve işbirliğine katkıda bulunacağını söyledi. 
   
''...EŞİNE ENDER RASTLANAN BİR DAYANIŞMA''
     
Malezya'daki temaslarını tamamladıktan sonra, ''dost ve kardeş'' ülke olarak nitelediği Pakistan'a geçeceklerini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Türkiye ve Pakistan, temellerini ortak tarih, kültür ve manevi değerlerden alan dostluk ve kardeşlik ilişkilerine sahiptirler. İlişkilerin genellikle maddi çıkarlara dayalı olduğu günümüz dünyasında iki ülke halkları arasında mevcut geleneksel dostluk ve sevgi duyguları, her iki ülkeyi tarih boyunca eşine ender rastlanan bir dayanışma içine sokmuştur. Her iki ülke çeşitli uluslararası platformlarda birbirlerine destek olmuşlardır.

Türkiye ve Pakistan, 11 Eylül terör olaylarından sonra terörizme ve her türlü aşırılığa karşı mücadele etmek için oluşturulan uluslararası cephede birlikte yer almaktadırlar.''

Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref'in aşırı akımlar ve terör örgütlerine karşı açtığı savaş ile ülkesinin modernleştirilmesi konusunda başlattığı kampanyayı takdirle karşıladıklarını ve desteklediklerini bildirdi.

Pakistan'a, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün geçtiğimiz günlerde yararlı ve verimli bir ziyarette bulunduğunu, hükümet olarak yaptıkları ziyaretin de bu ülkeye verdikleri önemi gösterdiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ziyaretimin, ikili ilişkilerimizin ve işbirliğimiz geliştirilmesine daha da katkıda bulunacağını ümit ediyorum. İkili ilişkilerimizi tüm yönleriyle ele alacağız. İşbirliğimizi her alanda daha da ileriye getirecek imkan ve yolları gözden geçireceğiz. Siyasi ilişkilerimiz mükemmel bir düzeydedir. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz geliştirilmeye muhtaçtır. İki ülke arasında çok daha yoğun ekonomik işbirliği geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun üzerinde önemle duracağız.''

Erdoğan, Pakistan ile 4 anlaşma imzalanacağını belirterek, bunların Karayolu Taşımacılığı, Çevre Koruma Alanında İşbirliği, Psikotorop ve Uyuşturucu Maddeler Kaçakçılığına Karşı Mücadelede İşbirliği, Uluslararası Terörizm ve Örgütlü Suçlarla Mücadelede İşbirliği anlaşmaları olduğunu kaydetti. Erdoğan, yapacağı temasların Türkiye ile Pakistan ilişkilerini daha da güçlendireceğine inandığını söyledi.

MALEZYA'YA UÇTU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Hava Yolları'na ait airbus 340 tipi uçakla, Asya gezisinin ilk durağı olan Malezya'ya gitti.

Erdoğan'ı Esenboğa Havalimanı'ndan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Ankara Valisi Yahya Gür, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok ve öteki ilgililer uğurladı.

Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, devlet bakanları Ali Babacan, Kürşad Tüzmen, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, milletvekilleri, bürokratlar, işadamları ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet de Malezya'ya gitti.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle