GeriGündem Erdoğan’dan ‘Ahtapot’ vurgusu: Karargâha siber saldırıyı engelledi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan’dan ‘Ahtapot’ vurgusu: Karargâha siber saldırıyı engelledi

Erdoğan’dan ‘Ahtapot’ vurgusu: Karargâha siber saldırıyı engelledi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, devletin güvenliğiyle kişi mahremiyetini ihlal eden en büyük tehditlerin siber saldırılar ve açıklar olduğunu belirterek, “Geliştirdiğimiz ‘Ahtapot’ yazılımı, bir kuvvet komutanlığımızın karargâhına yapılan siber saldırıyı başarıyla engelledi ve gerçekleşecek bir NATO tatbikatına dahil edildi” dedi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen TÜBİTAK ve TÜBA ödül töreninde özetle şunları söyledi:

HAM HAYAL KALACAK

“Bilim, kültür ve sanat adamlarına destek olmayan bir devletin beklediği atılım sürecine girmesi ham hayal olarak kalacaktır. Ülkemizi geleceğe çok güçlü taşıyacak her türlü birikim milli hazinemizde bulunuyor. Ancak uzun zamandır bu hazinenin kapağını açıp istifade edemiyoruz. Son iki asırdır, sadece ülke olarak değil, İslam dünyası olarak da ilmi çalışmalarda, üretimde, sanayide, bilimsel araştırmalarda, kültür ve sanatta yeterli inkişafı, başarıyı yakalayamıyoruz.

ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK SENDROMU

Sadece güvenlik konularında değil, teknolojide, mimaride, sanayide, diplomasi ve ekonomide de dışa bağımlılık bugün İslam dünyasının en acı gerçeğidir. Adeta bir öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla karşı karşıyayız. Biz bu durumun değişeceğine yürekten inanıyoruz. Bunu sizlerle beraber yapacağız. Türkiye son 16 yıldaki hamleleriyle, asırlardır kendisine ve medeniyetine giydirilmeye çalışılan bağımlılık gömleğini parçalamıştır. Şu anda ithal eden değil, kapıya kul olan değil kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye savunma sanayii var. Tüm bunları da demokrasi ve özgürlükler alanında gerçekleştirdiğimiz sessiz devrimlerle başardık. Ülkemizin başarısının gerisinde, bilim insanlarını desteklemesi, baskı ve kayırmacılığa son vermesi yatıyor.

SİBER SALDIRILAR EN BÜYÜK TEHDİT

Uzun yıllar öğrenci olaylarıyla, yasaklarla, ikna odalarıyla, kimi örgütlerin baskılarıyla anılan üniversiteler artık tarih oldu. Bugün üniversitelerimizde teröre bulaşmadığı, şiddeti kutsamadığı sürece her türlü fikrin, eleştirinin yapılabildiği, bilimsel araştırmalara her türlü desteğin verildiği bir özgürlük ortamını tesis ettik. Bağımsızlığın ilk şartı teknoloji üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktır. Artık fiziki güvenliğinizi siber güvenlikle, dijital sanayiyle, yerli yazılımla, yapay zekâyla tahkim etmiyorsanız kendinizi kandırıyorsunuz demektir. Hudutlarımızın korunmasına gösterdiğimiz hassasiyeti ülkemizin ürettiği verilerin korunmasına aynen göstermek durumundayız. Bugün siber saldırılar ve açıklar, devletin güvenliği ile kişi mahremiyetini ihlal eden en büyük tehditlerdendir.

UZAYDAN KUTUPLARA

Geliştirdiğimiz ‘Ahtapot’ yazılımı, bir kuvvet komutanlığımızın karargâhına yapılan siber saldırıyı başarıyla engelledi ve gerçekleşecek bir NATO tatbikatına dahil edildi. Türkiye artık bilimsel araştırmalarda sınır tanımıyor. Uzaydan kutuplara kadar her noktada çalışmalar yürütüyoruz. İki hafta önce 20 yıllık bir hayali gerçekleştirip Uzay Ajansı’nı kurduk. Ülkemizi uzay araştırmaları ve teknolojisinde süper lige taşıyacak tarihi bir adım attık.” 

BM’DE ADALET YOK, ARAMAYIN

1.7 milyar nüfusa sahip İslam dünyasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde bir tane bile daimi üyelerinin bulunmaması işte bu çarpıklığın bir sonucudur. Onun için ‘Dünya beşten büyüktür’ diyorum. Dünyadaki dağılımı da bu beş ülkenin adil değil. Ne kıtalar ne inançlar ne etnisiteler noktasında. Dudaklarının arasından çıkan bir cevap her şeyi bitiriyor. 194 üye var, 5 daimi üye, yanına da 15 geçici üye sıkıştırmışlar, onunla dünyayı aldatıyorlar. 15 geçici üyenin hiçbir kıymeti harbiyesi var mı, yok. Elini kaldır, indir. Herhangi bir değeri yok. Her şey o 5 daimi üyenin içinde bir üye, o bir üye bile bunu tıkayabiliyor. Bu, hani adalet üstüne kurulmuştu, dünyadaki adaleti sağlamak üzere kurulmuştu? Kesinlikle böyle bir şey yok. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de Birleşmiş Milletler’de de adalet diye bir şey beklemeyin, aramayın. Yok böyle bir şey. Aynı fotoğrafta kendi ülkesinin bekasını, küresel silah tüccarlarına haraç ödeyerek sağlamaya çalışan devletlere rastlıyoruz.

ÜNİVERSİTELERİMİZDE TARİHİ DEĞİŞİM YAŞANDI

Bir dönem darbecilerin, cuntacıların, vesayet güçlerinin adeta eşik bekçisi, meşruiyet mekanizması gibi görünen üniversitelerimiz, hayata geçirdiğimiz reformlarla tarihi bir değişim yaşadı. Uzun yıllar çatışmalarla, siyasi kavgalarla, ideolojik kamplaşmalarla anılan Türk üniversiteleri, ilk defa bizim dönemimizde bilim üretim merkezleri haline geldi. Bu görevlerini yerine getirebilecekleri imkânlara da kavuştu. Kapısına ikna odalarının kurulduğu bir üniversite atmosferinden ne bilim, ne âlim ne de dünya çapında araştırmacılar çıkar. Liyakat ve ehliyet yerine hizip dayanışmasının hâkim olduğu bir üniversiteden bilim dünyasına katkı beklemek beyhudedir. Öğrencilerin vakitlerini laboratuvar ve kütüphaneler yerine kavgalarla geçirdiği bir üniversite atmosferinde Fuat Sezgin’ler, Aziz Sancar’lar hayat bulamaz. Hepsinden önemlisi özgürlüğün olmadığı yerde özgünlük de olamaz.”

ÖDÜL HATIRASI

TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne 18 başarılı bilim insanı layık görüldü. TÜBA Ödülleri’nde ise 3 kategoride 47 kişi ödül aldı. Erdoğan, Meclis Başkanı Binali Yıldırım ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile ödülleri verdikten sonra her dalın ödül alanları ve aileleri ile fotoğraf çektirdi. (Rıza ÖZEL/ANKARA)

YILDIRIM: İSTİFA KONUSU KAPANMIŞTIR

AK Parti’nin İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı olması beklenen Meclis Başkanı Binali Yıldırım, ödül töreni öncesinde son günlerdeki istifa tartışmalarıyla ilgili olarak, “İstifa tartışmaları benim dışımda. Konu kapanmıştır diye düşünüyorum” yorumunu yaptı. Erdoğan, önceki gün yapılan partisinin grup toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “İstifaya gerek yok” demişti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle