GeriGündem Erdoğan’a MB yanıtı: Şikâyet etmeye hakkın yok
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan’a MB yanıtı: Şikâyet etmeye hakkın yok

Erdoğan’a MB yanıtı: Şikâyet etmeye hakkın yok

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası’na yönelik sözlerini eleştirerek, “Hemen bir kararname çıkar, Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi’nin nasıl başkanı olduysan, Merkez Bankası Başkanı da ol. Niye şikâyet ediyorsun? Senin şikâyet etme hakkın yok” dedi. Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nin açılışında şunları söyledi:

YÖNETEN ŞEFFAF OLMALI

“ÇOK ciddi bir ekonomik krizin içinde, göbeğinde, başlangıcındayız. İyi niyetlerle önerilerimizi söyledik. Biz bekledik ki ‘Teşekkür ederiz, önerilerinizi dikkate alacağız’ diye mesaj gelsin. Tam tersine, ‘Siz dolar baronlarıyla beraber yürüyorsunuz’ diye eleştiriye muhatap olduk. Bu kadar sığ, kısır, ön yargılı bir kişi tarafından Türkiye yönetiliyor. Türkiye’yi yönetenlerin şeffaf olması gerekir. Şeffaf değilse orada israf ve yolsuzluk vardır.
Önlem olarak vatandaşın dolarının bozdurulması istendi. Bunu söyleyen adam yakınlarının Man Adası’ndan getirdiği 15 milyon doları ne yaptığının hesabını daha bu millete vermedi. 15 milyon doları bozdurdun mu bozdurmadın mı? Vatandaşa diyorsun ‘1 dolarını bozdur’, milyarlarca dolar endeksli ihale yaptın, dönüp onlara ‘Bunları Türk Lirası üzerinden yapalım’ demiyorsun.

Üçüncü önlem, her türlü menkul, gayrimenkul kiralamaların dolar değil TL üzerinden yapılması. İyi, güzel. Yol geçişleri dolar endeksli, TL ile olacak mı? Ona bir şey demiyor. Gücü AVM’deki adama yetiyor, yandaşına yetmiyor. 18 Ocak’ta Merkez Bankası’nın faizi yüzde 8’di; 3 kat arttırdılar, yüzde 24’e çıktı. Bankaların verdiği faiz yüzde 40’ı aştı, onu da aşacak. Faturayı vatandaş ödüyor.

HEPSİNİN SAHİBİ ERDOĞAN

Cumhurbaşkanı kararıyla Erdoğan Türkiye Varlık Fonu Başkanı, damadı Berat Albayrak ise başkanvekili oldu. Kararnamede çok ciddi bir eksiklik var, çantacı... Çantacıyı yazsalardı çok ayıp olurdu diye çantacıyı bir köşede tuttular. Varlık Fonu’nda Ziraat Bankası, Halk Bankası, BOTAŞ, Türkiye Petrolleri, PTT, Denizcilik, Devlet Demir Yolları, Borsa İstanbul, Telekomünikasyon, Eti Maden, Çaykur, THY ile Aydın, Antalya, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla’daki hazine arazileri bulunuyor. Hepsinin sahibi şu anda Erdoğan. Yanında da damadı, hanedanı yönetiyor. Hiçbir çadır devletinde, hiçbir dikta yönetiminde de böyle bir tablo olmamıştır. İlk kez Türkiye bu kadar acı bir tabloyla karşı karşıyadır. Erdoğan’ın başında olduğu şirketi kim denetleyecek? Hiç kimse denetleyemez. Ne Sayıştay ne TBMM.

Hemen bir kararname çıkar, Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi’nin nasıl başkanı olduysan, Merkez Bankası Başkanı da ol. Niye şikâyet ediyorsun? Senin şikâyet etme hakkın yok. Şikâyeti biz edeceğiz, vatandaş, esnaf edecek. İstifa et kardeşim. Merkez Bankası’nı niye suçluyorsun? Merkez Bankası Başkanı’nın ve yöneticilerinin atanma kararnamelerinin altında Trump’ın mı, Merkel’in mi, Japon Başbakan’ın mı imzası var? Kapı gibi senin imzan var. Al görevden. Kendisine bir önerim daha var, Bilal’i de alsın. İyi ok atıyor, belki enflasyon hedefini tutturabilir. ‘İsraf ekonomisi değil, üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz’ diyor. İtiraf ediyorsan, onurlu bir insansan görevini bırakırsın kardeşim.” 

BU UÇAK KİMİN UÇAĞI

“(Katar Şeyhi’nin uçak hediyesi) Efendim ‘Katar Şeyhi buna armağan etmiş, 400 milyon dolar’ veya satın almış, öyle deniyor. Şimdi ben kendisinden 81 milyon adına açıklama bekliyorum. Sevgili Erdoğan, bu uçak kimin uçağı? Satın aldıysan büyük bir ayıp. Kaç tane uçak alacaksın? Eğer satın almadın, ikinci el uçağı birisi sana hediye ettiyse o daha da büyük bir ayıp. Türkiye’nin onuruyla kimsenin oynamaya hakkı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan bir kişi, hediye uçakla gezemez.”

TÜRBEYİ BİLE KAÇIRDILAR

“Bizim Cumhuriyet tarihimizde kendi topraklarını, Süleyman Şah Türbesi’ni alarak terk eden ve kaçan tek hükümet, tek başbakan vardır: Erdoğan’dır. Bizim tarihimizde toprak verilmez, orada şehit, mücadele olunur. Türbeyi bile kaçırdılar. Bunun siyasal tarihteki adı ihanettir. Bunun için de biliyorum dava açacak. Açmazsan namertsin.

Türkiye’nin bekası açısından Suriye’nin birlik ve bütünlüğü önemli. Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü korumak için Türkiye’nin Suriye politikasında değişiklik yapması ve belli ilkeler çerçevesinde Suriye yönetimiyle ilişkiye geçmesi gerekir. Kim Suriye’nin birliğini bütünlüğünü istiyorsa Türkiye’nin o safta yer alması gerekir. Ateşkesi kiminle yapacaksınız? Heyet Tahrir el Şam bir terör örgütü. Bizde de Resmi Gazete’de terör örgütü olduğuna dair yayımlandı. Peki ateşkesi terör örgütüyle mi yapacaksınız?”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle