GeriGündem Erdoğan, The Washington Post’a yazdı: 21. yüzyılın en tartışmalı olayı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan, The Washington Post’a yazdı: 21. yüzyılın en tartışmalı olayı

Erdoğan, The Washington Post’a yazdı: 21. yüzyılın en tartışmalı olayı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini aydınlatma çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, “11 Eylül’den beri hiçbir olay, uluslararası düzeni bu denli tehdit etmemiş, dünyanın kabul ettiği kurallara meydan okumamıştır” dedi. Erdoğan, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili The Washington Post gazetesinde kaleme aldığı makalede özetle şunları kaydetti:

BİLDİKLERİMİZ SINIRLI
“Washington Post gazetesinde köşe yazarlığı yapan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi, 11 Eylül terör saldırılarını saymazsak, 21. yüzyılın en büyük ve tartışmalı olayı sayılabilir. Zira 11 Eylül’den beri hiçbir olay, uluslararası düzeni bu denli tehdit etmemiş; dünyanın kabul ettiği kurallara meydan okumamıştır. Aradan bir yıl geçmesine rağmen cinayetle ilgili bildiklerimizin hâlâ sınırlı olması ise uluslararası toplumun üzerinde düşünmesi gereken üzücü bir gerçektir. Suudi gazetecinin ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılıp aydınlatılmayacağı, çocuklarımızın nasıl bir dünyada yaşayacağını belirleyecektir.
Yönetimim, ilk günden itibaren bu konuda tam şeffaflık politikasını benimsemiştir. Geride bıraktığımız bir yıllık dönemde istihbarat ve emniyet teşkilatlarımız ile diplomatlarımız ve savcılarımız, meselenin takipçisi olarak muhataplarıyla işbirliği yapmış; ulusal ve uluslararası kamuoyunu aydınlatmak için gereken adımları atmışlardır. Bu kapsamda Suudi Arabistan’ın yanı sıra ABD, Rusya Federasyonu, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’ın aralarında bulunduğu ülkelerle elimizdeki kanıtları paylaştık. İlaveten BM Özel Raportörü Agnes Callamard’ın soruşturmasına katkıda bulunduk. Son olarak Kaşıkçı’nın katillerinin, suçun işlediği yer olan Türkiye’ye gönderilmesi için Suudi Arabistan nezdinde girişimlerde bulunduk.

DOST ACI SÖYLER

Türkiye’nin bu meseleye yaklaşımı, kurallara dayalı uluslararası düzenin kararlı bir destekçisi olmasından kaynaklanmaktadır. Sürecin başından itibaren Kaşıkçı cinayetinin ülkelerimiz arasında ikili bir mesele hâline getirilmesine karşı çıktık. Washington Post yazarını hunharca katleden çeteyle Kral Selman bin Abdülaziz ve Suudi Arabistan halkı arasında açık ve net bir ayrım gözettik. Öte yandan kadim dostluğumuz, gerçekleri söylememize engel değildir. Bilakis dost acı söyler. Cemal Kaşıkçı’yı Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosluğunda katledip, cesedini parçalara ayıranlar, devletlerine ve milletlerine değil; Suudi Arabistan devletinin içinde yuvalanmış bir çetenin çıkarlarına hizmet ediyordu. Bunun aksine inansaydık yaşanan olayı ikili bir ihtilaf olarak değerlendirebilirdik. Ancak Kaşıkçı cinayetini siyasetin değil, adaletin konusu olarak görüyor; adaletin ise ancak ulusal ve uluslararası mahkemeler eliyle tecelli edeceğine inancımızı koruyoruz.

ENDİŞE VERİCİ

Kaşıkçı suikastı, insani boyutunun yanı sıra diplomatik dokunulmazlık ilkesinin istismar edilmesi nedeniyle de endişe vericidir. Katillerin diplomatik pasaportlarla seyahat etmeleri, diplomatik bir binayı suç mahalline çevirmeleri ve Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki bir numaralı diplomatının olayın üstünü örtmeye çalışması, çok tehlikeli bir emsal oluşturmuştur. Belki de daha tehlikeli olanı ise katillerin, ülkelerinde hiçbir ceza almadan hayatlarına devam etmeleridir. Suudi Arabistan’da devam eden yargı süreci hakkında soru işaretleri olduğu sır değildir. Sürecin şeffaflıktan uzak şekilde yönetilmesi, duruşmaların kapalı kapılar ardında yapılması ve sanıkların gayri resmî olarak serbest bırakıldığı iddiaları, uluslararası toplumun beklentilerini boşa çıkardığı gibi Suudi Arabistan’ın imajını olumsuz etkileyecektir.

ÇABALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ

Teröristlerin adalete teslim edilmesi için tüm imkânların seferber edilmesi başka bir şey, masum insanların siyasi görüşleri nedeniyle önceden planlanarak katledilmesi başka bir şeydir. Örneğin Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın kaçırılarak adalete teslim edilmesi meşru bir adımdır. Kaşıkçı cinayetinin adalet davasına herhangi bir şekilde hizmet ettiğini iddia etmek ise gülünç olacaktır. Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için çabalarımızı sürdürmeye söz veriyoruz.”

CENAZESİ NEREDE

“GEÇTİĞİMİZ yıl yine bu gazetede yayımlanan makalemde ortaya attığım soruları sormaya devam edeceğiz: Cemal Kaşıkçı’nın cenazesi nerededir? Suudi gazetecinin ölüm fermanını kim imzalamıştır? Aralarında bir adli tıp uzmanının da bulunduğu 15 katili iki uçakla İstanbul’a kim göndermiştir? Böyle bir suçun bir daha dünyanın hiçbir yerinde işlenmemesi, hem Türkiye’nin hem de insanlığın çıkarınadır. Suçluların cezasız kalmaması için mücadele etmek, bunu sağlamanın en kolay yoludur. Bu, Cemal’in ailesine borcumuzdur.”

Erdoğan, The Washington Post’a yazdı: 21. yüzyılın en tartışmalı olayı

KORUMANIN ÖLÜMÜNDE KAŞIKÇI SORULARI

SUUDİ gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesinin üzerinden bir yıl geçerken infaz yeniden gündemde. Suudi Arabistan Kralı Selman’ın şahsi koruması Tümgeneral Abdülaziz el Fagham’ın (47) geçen pazar cinayete kurban gitmesi beraberinde çeşitli iddiaları da gündeme getirdi. İngiliz Times gazetesi, tümgeneralin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin önemli bilgilere sahip olduğu için öldürülmüş olabileceğine dair iddiaların gündeme geldiğini yazdı. El Fagham’ın, tartıştığı arkadaşı tarafından öldürüldüğü açıklanmış, fail de daha sonra operasyonla öldürülmüştü. Yurtdışında yaşayan Suudi gazeteci Ali Al Ahmet ise Twitter hesabından ulaştığı Suudi kaynakların kendisine bu olayın siyasi bir cinayet olduğunu söylediğini bildirdi. Ahmet, El Fagham’ın Kaşıkçı cinayetiyle bağlantılı olarak birçok konuda bilgi sahibi olduğu için bir cinayete kurban gittiğini öne sürdü. El Fagham’ın, ölümünden sadece günler önce işten çıkarıldığı da iddialar arasında.

EMRİ BEN VERMEDİM

Amerikan CBS News’teki “60 Dakika” programında konuşan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili talimat vermediğini ancak Suudi hükümetine çalışan kişilerce gerçekleştirildiği için sorumluluğu üstlendiğini söyledi.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle