GeriGündem Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincar'da!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    69
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincar'da!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Zonguldak'ta maden işçileri ile yaptığı iftarın ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan milli enerji ve maden politikasını oluşturduklarını belirterek "Enerji Bakanımla hep konuşurum biz ithali durduracağız. Niye ithali durduracağız diyoruz. Sebebi şu, bizim bütçemizde bir cari açık varsa bunun en önemli sebeplerinden birisi ithal enerjidir" dedi. Erdoğan iftar sonrası ziyaret ettiği Zonguldak Ereğli'de Türkiye'yi kim tehdit ederse üzerine gidileceğini belirterek "Şimdi sıra Kandil'de sıra Sincar'da" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak’ta maden işçileriyle iftarda bir araya geldi. Erdoğan, “Artık madenlerimizi yürek burkan kazalarla değil en ileri tekniklerle yapılan üretim modelleriyle konuşmak, tartışmak istiyoruz. Maden sahalarını sarı, kırmızı, mavi olarak risk gruplarına ayırarak denetimlerini de ona göre yapacağız. Tüm bu süreçleri şeffaf bir şekilde yürüterek kömürü ülkemizin yeni milli güç kaynaklarından biri haline dönüştürmekle kararlıyız” dedi.

Zonguldak mitingi sonrası maden işçileri ve aileleri ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftar programı sonrası enerji ve kömür politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, siyasete başladıkları günden bu yana milletin yanında olduklarını ifade ederek 16 yılda karşılarına çıkan her engeli milletle beraber aştıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasete başladığımız günden beri bizim yerimiz daima milletimizin yanı olmuştur. Kdz. Ereğli’deki çay sohbeti ile muhabbetimizi artıracağız. Biz seçimden seçime değil bulduğumuz her fırsatta ülkemizin dört bir yanındaki illeri ve ilçelerimizi ziyaretten büyük bir mutluluk duyarız. Milletimizle birlikte olmak bize güç verir, enerji verir. Daha çok çalışmak için motivasyon sağlar. Önümüzü vesayet ve darbeyle kesmeyle çalışsalar hep çareyi milletimize gitmekte bulduk. Geçtiğimiz 16 yılda karşımıza çıkan her engeli sizlerle beraber aştık. Bugün mitingi yaptığımız meydanda 15 Temmuz gecesi orada gümbür gümbür o FETÖ’cülere haykırdınız. O büyük ihanetin üstesinden milletimizle birlikte geldik. Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz yine çözümü milletimizde alıyoruz. Güçlü meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye. Onun için de deştiğini bekliyoruz” diye konuştu.

“BU DAMARDA YERLİ KÖMÜR VAR”

Türkiye Taşkömürü Kurumu’na yılsonuna kadar bin, yeni yılda 500 işçi ilavesi müjdesini verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu akşam yılsonuna kadar inşallah 1000, önümüzdeki yıl da 500 ilave ile böyle bir alım müjdesini verdik. Bilesiniz ki biz birbirimizden sinerji, güç alacağız. O sinerjiyi alacağımız ki buralara hasım olanlar ders alsınlar. Çünkü hasım olanlar var. Hazmedemeyenler, yalan yanlış vaatlerde bulunanlar var. Ama biz yaptıklarımızla konuşuyoruz. Biz bir şeyi söylersek onu yaparız. Yapamayacağımızı asla vadetmeyiz. Madenciliği de kapsayan enerji sektörü dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemiz için de önemli stratejik öneme sahip. Enerji Bakanımla hep konuşurum biz ithali durduracağız. Niye ithali durduracağız diyoruz. Sebebi şu, bizim bütçemizde bir cari açık varsa bunun en önemli sebeplerinden birisi ithal enerjidir. Termik santral dediğimiz olay kömürden kaynaklanıyor. Ben bunu niye ithal ile yapayım. Şu anda Trakya’dan Şırnak’a kadar devasa bir damar var. Bu damarda yerli kömür var. Biz buraları hayata geçirmemiz lazım. Maliyeti biraz yüksek olabilir ama hiç olmazsa bizim cari açığımızı körüklemez. Şimdi işte bu adımı atıyoruz. Ciddi bir noktaya da geldik. Milli enerji ve maden politikasını oluşturduk. Uzun ve kapsamlı bir çalışma ile oluşturduğumuz bu politikayı az güvenli yerlileştirme, öngörülebilir piyasa olmak üzere üçayak üzere oturtuyoruz. Amacımız enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli kaynakları en üst düzeyde değerlendirmektir. Her bir başlığın altında çok önemli açılımlar var” diye konuştu.

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

“HAREKETE GEÇİRMEYE BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli kaynakları harekete geçirmeye başladıklarını vurgulayarak, “İthalata dayalı enerji politikalarıyla daha fazla yol kat edemeyeceğimizi görmeye başladığımız için kendi kaynaklarımızı harekete geçirmeye başladık. Bunda da güzel yol alıyoruz. Bize siyaset mühendislerinin değil maden, petrol, makine mühendislerinin lazım olduğu bilinciyle insan kaynağımıza yatırım yaptık. Bunun için geçtiğimiz 16 yılda eğitim yatırımlarını bütçede ilk sıraya çıkardık. Arkasında sağlık, arkasında adalet, emniyet, arkasında ulaştırma, enerji, bunlar arka arkaya geliyor. Dış politika, tarım arka arkaya bunların hepsinde hamdolsun sıçrama yapan bir Türkiye. Eğitim seviyesi arttıkça eskiden beri milletimize dayatılan kimi yanlışlarla daha kolay mücadele edebileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

“ÇEVRECİLİK ADINA HORLANDI”

Maden sektörünün yıllarca horlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yıllarca bu ülkede maden sektörü kimi zaman çevrecilik adına kimi zaman ekonomik değil diye horlandı. Ötelendi. Termik santral inşaatlarına karşı akıl almaz dirençler gösterildi. Kömürün sanayide kullanımı engellenmeye çalışıldı. Halbuki bize örnek gösterilen Avrupa’ya baktığımızda hala elektrik enerjisinin büyük bölümünü kömürden elde eden bir Avrupa var. Başta Almanya bu konuda çok önde. Avustralya’ya gidin bu konuda çok çok önemli yere sahip. Kimse onları değerlendirerek hareket etmiyor. Bize kalkıp yok şöyleydi yok böyleydi diyorlar. Biz onlara serbest olan kömürü bize haram etmesinin niyetinin aslında ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu çevrelerin tek derdi var. Türkiye’nin güçlenmesini, gelişmesini büyümesini engellemektir. Güney Afrika’dan, Sibirya’dan kömür getir ama kendi kömürünü kullanma. Bu durum karşısında kömür madenciliğimizi daha ileriye taşımak için yeni yöntemler, yollar, stratejiler geliştirdik. Kömürün keşfinden rezervinin belirlenmesi, üretimde kullanımından zararlı etkilerinin önlenmesine kadar tüm aşamaları bilimsel yöntemlerle ele aldık. Ülkemizin 10 milyon tona kömür kadar üretim potansiyeli var. Ancak şu anda ortalama 1,2 milyon ton üretim yapılıyor. Hali hazırda sektörde çalışan 10 bin işçiyi 20 bine çıkarma potansiyeline sahibiz. Kimsenin mağdur olmadığı doğru bir modelle teknolojik imkanları da maden bölgeleri düzenlemelerinde kullanarak inşallah hayata geçireceğiz. Bu modelle kömür üretiminin yanı sıra sosyal imkanları da genişleterek Zonguldak’ın ihya olmasını sağlayacağız. Şehir uzun süredir özellikle Lavuar Alanı’nın düzenlenmesini bekliyor. Halen TTK’ya ait olan bu bölgeyi inşallah Millet Bahçesi’ne dönüştürüyoruz. İnşallah burayı süratle millet bahçesine dönüştüreceğiz. Yaklaşık 160 dönüm bir yer. Bütün bu cıvıl cıvıl çoluk çocuğu alacaksınız. İnsan her yerde olduğu gibi kömür konusunda da belirleyici faktördür. Madencilerimizin alın teri, emeği, aklı, tecrübesi olmadan hedeflerimize ulaşamayız. Bunun için de sektörü insan odaklı, insan güvenliği merkezli bir şekilde yapılandırmaya karar verdik.”

ZONGULDAK’IN CAMİ PROJESİ

Sahil bandında 5 bin kişilik cami inşaatının sürdüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İnşallah bu güzergahta şöyle yaklaşık 5 bin kişilik güzel de bir cami yapıyoruz. Şu anda cami inşaatımız biliyorsunuz devam ediyor. O da bittiği zaman Zonguldak’ a bambaşka bir hava verecek. Şu anda fore kazıklar vesaire onların çakılması devam ediyor. İşi iyice sağlama alalım güzel bir eseri de böylece Zonguldak’a kazandırmış olalım. Bilimi ve teknolojiyi ön plana çıkartıyoruz. Günümüzde uylaştığı seviyeyi bu sektörde kullanmadan ekonomik ve güvenli üretim yapamayacağımızı biliyoruz. Artık madenlerimizi yürek burkan kazalarla değil en ileri tekniklerle yapılan üretim modelleriyle konuşmak, tartışmak istiyoruz. Amerika, Avusturalya’da kişi başına günlük 11 ton üretim yapılırken bu rakamın ülkemizde 1.5 tonda kalmasına gönlümüz razı değil. Daha çok kömürü daha çok istihdamla çıkartmayı hedefliyoruz. Maden sahalarını sarı, kırmızı, mavi olarak risk gruplarına ayırarak denetimlerini de ona göre yapacağız. Tüm bu süreçleri şeffaf bir şekilde yürüterek kömürü ülkemizin yeni milli güç kaynaklarından biri haline dönüştürmekle kararlıyız. Kömürü ülkemizin yeni milli güç kaynaklarından biri haline dönüştürmekte kararlıyız. Vakit Türkiye Vakti ile birlikte Vakit Kömür Vakti de demeye hazırlanıyoruz. Huzurun da güvenin de kalkınmanın da demokrasinin de temel şartı istikrardır. Şu iki kelime sihir kelimelerdir. Bir güven, iki istikrar. İşte biz 16 yıl önce bu iki kavramla yola çıktık. O gün bu gün böyle geliyoruz. Türkiye geçtiğimiz 16 yılda 3.5 kat büyüyebilmesini güven ve istikrar ortamının sürekliliğe borçludur. Son 5 yılda ardı ardına yaşadığımız terör saldırıları, sosyal ve siyasi kaos denemeleri dahil istikramızı bozamadı. Bu ortam öylesine güçlü bir zemine oturmaktadır ki son 5 yılda ardı ardına yaşadığımız terör saldırıları, sosyal ve siyasi kaos denemeleri dahil istikrarımızı bozamadı. Güven ve istikrar ortamının kökleşmesine katkı sağlayacağına inandığımız için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi konusunda ısrarcı olduk” diye konuştu.

“AÇ TAVUK KENDİ BUĞDAY AMBARINDA SANIRMIŞ”

CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin sözlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“24 Haziran seçimleri yeni sistemin ilk meyvelerini verecektir. Biz güven ve istikrar ortamı konusunda ne kadar hassas ve ısrarcı isek birileri de kaos çıkarma ülkemizi yeniden eski günlerine döndürme noktasında azimli gözüküyor. Öyle ki biz yapacağız diyoruz onlar sadece yıkacağız diyorlar. Biz ileriye gideceğiz diyoruz onlar tek parti CHP’sine dönmenin hayalini kuruyor. Biz demokrasi diyoruz onlar yeni sistemi kendi diktatörlüklerini kuracakları bir düzen olarak tasavvur ediyor. Afrin’deki kahraman komutanımız Metin Temel paşa ile ilgili ‘Ben apoletlerini sökeceğim diyor geldiğinin hemen ertesinde’ Sen zaten gelecek değilsin de, aç tavuk kendi buğday ambarında sanırmış. Senin zaten böyle bir durumun yok. Haddini bil ama bu millet benim tanıdığım bu aziz millet 24 Haziran’da teröre ve teröristlere karşı kahramanca mücadele veren komutanıma ve heyetine gidip teröristi cezaevinde ziyaret eden Bay Muharrem sana 24’ünde gereken dersi verecektir. Terörist diyorum niye Diyarbakır’da 53 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan odur da onun için. Şimdi onu ziyaret edince Cumhurbaşkanı olacağım. Bu millet yemez. Biz kalkınma, büyüme, gelişme diyoruz. Onlar devam edenleri durduracak, yenilerini iptal edeceğini söylüyor. Bu ülkede seçim vaadi olarak tüm yatırımları durduracağını söyleyen adaylar var. Bu ülkede bölücü terör örgütüne kan kusturan komutanlarımızı apoletlerini sökmekle tehdit edenler var. Bu ülkede nasılsa yapmak zorunda kalmayacağını bildiği için hesapsız kitapsız atıp tutanlar var. Biz yatırımları durdurmak bir yana iki katına üç katına beş katına mümkünse on katına çıkartacağız diyoruz. Ancak bu şekilde Zonguldak’taki madencimizin ekmeğini büyütebiliriz. Nafakasını binlerce derecelik fırının karşısında demir üreten işçimizin emeğinin karşılığını verebiliriz. Her zaman Besmele ile açtığı dükkanında, atölyesinde emek veren esnafın hakkını veririz. Biz terör örgütleriyle mücadele edenleri daha büyük zaferler için desteklemeye devam edeceğiz. 24 Haziran’da tercihinizi yaparken işte bunları göz önünde bulundurmanızı rica ediyorum.”

EREĞLİ'DE İDAM MESAJI

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

Erdoğan, Zonguldak’ta madencilerle iftar programının ardından helikopter ile Kdz. Ereğli’deki miting alanına hareket etti. Sahil bandında toplanan on binlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir dönüm noktasındayız. Artık Türkiye’de 24 Haziran’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir dönem başlıyor. Bunu milletçe beraber yapacağız. Benim sizden çok önemli bir isteğim var. Bir kardeşiniz, evladınız olarak diyorum ki birilerinin fitnesine, fesadına asla yüz vermeden şu Rabiamız var ya. Bu bizim her şeyimiz. Onun için öyle bir seslenin ki başı rahmet, ortası mağfiret sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan’ı Şerif’in son on günündeyiz. Bunu biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Bu milleti bölemeyecekler. Bu vatanı parçalayamayacaklar. Yeri geldiği zaman biz Gabar’a, Cudi’ye, Tendürek’e F16’lar ile ineriz. Bunların inlerine gireriz mi? Girdik mi? İşte bak, her ne kadar CHP’nin adayı gidip bir tanesini cezaevinde ziyaret ediyor. Demek ki Sayın Muharrem’in türbesi orası, oradan ziyaret edip de ne alacak. Kim bu adam benim 53 kardeşimi öldürenlerin faili değil mi? Onu ziyaret ediyor. Normaldir çünkü bunlar Ankara’dan İstanbul’a kol kola gitmediler mi? Şimdi de çıkmış milletin karşısında ne diyor, oy istiyor. Bay Kemal de aynı Bay İnce’de aynı” ifadelerine yer verdi.

“APOLETLERİ BEN SÖKMEDİM, YARGI SÖKTÜ”

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, apolet sökme açıklamalarına yanıt veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şimdi ince ince bir şeyler yapmak istiyorlar. Benim şu anda Afrin’de terör örgütlerine karşı mücadele veren o kahraman komutanımıza kalkıp da edepsizce ahlaksızca saldıran bu kişiyle bunlar el ele verdi. ‘Apoletlerini sökeceğim’ dedi. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış. Benim milletim bakalım sana yol verecek mi? Dur bakalım sen bir defa bu ülkede bu hukuk devletinde bu işlerin nasıl yapıldığının farkında bile değilsin. ‘Sen apoletleri sökersin de ben sökemez miyim’ diyor. Bay Muharrem ben sökmedim apoletleri yargı söktü. Biz bu millete ihanet edenleri tuttuk yargıya teslim ettik. 15 Temmuz gecesi benim Kdz. Ereğli’deki kardeşlerim meydandaydı. Ne oldu. Bunları tuttuk, yargıya teslim ettik. Kararı yargı verdi. Yargının verdiği kararla şu anda bunlar içerideler. Ödeyecekler bedelini, 251 şehidimizin bedelini ödeyecekler. Gazilerimizin bedelini ödeyecekler. Şu anda yapılan budur” diye konuştu.

‘İDAM’ TEZAHÜRATINA ‘KANI YERDE BIRAKMAYIZ’ YANITI

Erdoğan, ‘idam’ seslerinin yükselmesi üzerine “Şu anda tabi yargı devam ediyor. Bu yargı süreci içerisinde biz bir hukuk devleti mensubu olarak daha önce de söyledim. Yargı böyle bir konuda parlamentonun verdiği karar bu olursa bana geldiğinde ben bunu onarım dedim. Çünkü biz değerler silsilesi içerisinde kanı yerde bırakmayız. İşte bak Afrin’de 4 bin 500 teröristi etkisiz hale getirdik mi? Ne oldu kaçtılar mı? Şimdi sıra Kandil’de, Sincar’da. Benim ülkemi taciz eden, tehdit eden kim olursa olsun onların üzerine üzerine gideriz. Gideceğiz. Artık o CHP’nin Türkiye’si yok. Artık AK Parti iş başında olduğu bir Türkiye var. Biz beşer planında kimsenin önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda, rükuda ve secdede eğildik. Ve şimdi diyorum ki biz Türkü ile Kürdü ile Lazıyla, Gürcüsüyle, Abazası, Boşnak’ı, Romanı ile velhasıl 81 milyon tek milletiz. Biz yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Bizim bayrağımıza eş bayrak yok. Tek vatan, 780 bin kilometre kare. Vatanımızı bölemezler. Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet yok. Yok paralel devletmiş, şu devletmiş bu devletmiş. Dimdik ayakta durarak yola devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“KAFASINA GEÇİRMEMİZ LAZIM”

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

24 Haziran seçimlerine az bir süre kaldığını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013’te IMF’ye olan borcun kapatıldığını, Merkez Bankası’ndaki döviz rezervinin ise 27.5 milyar dolardan 111 milyar dolara yükseldiğini ifade etti. Erdoğan, “Şurada 18 gün kaldı. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Evleri ziyaret ederek bilmeyenlere bildiklerinizi anlatacak mısınız? Gençler sizler de liseli ve üniversiteli gençlere bütün bildiklerinizi anlatacak mısınız? Biz göreve geldik. IMF’ye olan borç 23 milyar dolardı. Biz bunu 2013’te sıfırladık. Bitirdik. Şimdi borcumuz var mı? Yok. Merkez Bankamızın döviz rezervi 27.5 milyar dolardı. Şimdi 111 milyar dolar. İhracatımız 36 milyar dolardı. Şimdi 162 milyar dolar. Çalışıyoruz. Durmak yok yola devam. Ama bunları bilmeyen var. Düşünebiliyor musunuz biz kitap bulamazdık. Şimdi okullar açılırken sıraların üzerine kitapları koyuyor muyuz? Düşünün üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Türkiye’de şu anda 81 vilayetin tamamında üniversitemiz var. Üniversite sayısı son açılanlarla 205’e ulaştı. Yani biz üniversiteyi artık en batıdan en doğuya en kuzeyden en güneye vatandaşımızın ayağına götürdük. İstiyoruz ki Türkiye’de tüm evlatlarımız üniversitelerde rahatlıkla okuyabilsinler. Derslik sayıları benim sınıfımda 75 kişi vardı. Ama şimdi 30’un üzerinde sınıfların sayısı yok denecek noktaya geldi. Niye kaliteli bir eğitim öğretim yapalım. Bunu da başardık. Asıl cevap 24 Haziran’dan sonra. Benim sizden isteğim şu madem ki tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik. O zaman şimdi Cumhur ittifakı var. Bu ittifakla beraber sandıkları biz bu CHP’nin ve o yanındakilerin kafasına geçirmemiz lazım. Demokratik bir şekilde, buna hazırız değil mi?” diye konuştu.

“MOR BEYİN, BYLOCK YARGI MESELESİ”

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

Bir vatandaşın ‘mor beyin ve Bylock’a ilişkin sorusuna yanıt veren Erdoğan, “Mor beyin, Bylock bunların hepsi yargı meselesi. Yargıda verilen karara bizim müdahale yetkimiz yok. Müdahale yetkimiz yok. Eğer yargı böyle bir karar vermişse vermiş. Vereceğimiz bir karar yok. Bunlar Mor beyin, Bylock bütün bunlar tasarrufumuzun dışında. Yargının elinde olan şeyler. Ben yargının alanına giremem. Yargının da benim alanıma girmesini istemem. Şimdi buradan size bir haber daha veriyorum. Kandilli Alacaağzı kömür sahasının ihalesi de yarın yapılacak. Bunlar ne demektir. Bu tür şeyler yeni istihdam alanları demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Kdz. Ereğli il olsun’ tezahüratı üzerine ise, “Bu tür şeylerden çok buraya gelen hizmete bakarım. İnşallah 24 Haziran buradan çıkacak sandıklardaki oylar bizim istikametimizi de belirleyecektir. Aslında açılışını yaptığım bir tersanemiz vardı. Bunları yeniden hareketlendirmek ve güçlendirmemiz lazım. Gemi inşa sanayisinde yeni bir adım atacağız. Çok daha ileri noktaya bunu taşıyacağız. 79 senede bu ülkede 6 bin 100 kilometre yol yapıldı. Biz bunu şimdi 16 yıllık iktidarımızda buna yaklaşık 20 bin kilometre yol ilave ettik. Bu iş bizim işimiz. Ya bu güzellikleri görmüyor musunuz? Şurada Düzce’ye giderken olan yollar ne durumda? Ereğli-Devrek yolları bizim iktidarımızda yapılır. Bunlar kalmaz. Sanki bize güveniniz yokmuş gibi konuşuyorsunuz. 16 seneye 20 bin kilometre yol ilave eden bir iktidarız. Bunlar CHP’ler şunlar bunlar Bolu Dağı tünelini patates deposu yapmayacaklar mıydı? Biz o tüneli açtık, biz buyuz. Biz yaparız, onlar yıkar. Bay Muharrem ‘Ben yıkarım’ diyor. Yahu siz hiçbir zaman yapmadınız ki” şeklinde konuştu.

"İNÖNÜ UÇAK FABRİKASINI HAZMEDEMEDİ”

Erdoğan mesajı verdi: Sıra Kandil ve Sincarda

Nuri Demirağ’ın uçak fabrikasının gaz ocağı fabrikasına çevrildiğini hatırlatan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

“Nuri Demirağ Türkiye’de ilk uçak yapan insan. CHP’nin ağalarından İnönü bunu hazmedemedi. Daha sonra bunlar bunun uçak fabrikasını gaz ocağı fabrikasına çevirdiler. Bunlar bu. Şimdi çıkmışlar konuşuyorlar. Ne konuşuyorsunuz ya sizi biz tanırız. İnce, ‘1. Köprüyü Demirel yaptı, 2.’yi Özal yaptı, 3.’yü tabi benim ismimi veremiyor tabi Erdoğan yaptı. 4.’yü de ben yaparım’ diyor. Ya sen yapamazsın, senin aklın bunlara basmaz. Sen çırak bile olamadın çırak. Kendi genel başkanına, ‘Bir girdin olmadı, iki girdin olmadı, üç girdin olmadı, dört girdin olmadı, beş girdin olmadı, olmadı, olmadı olmadı. Ya çekil’ diyor. Bay Kemal’de ne yaptı. Ona ‘Gel bakalım Muharrem’ diyor. Niye çünkü bunu kendi başına bela olmaktan defedip ondan sonra yola daha rahat gitmek istiyor. 24 Haziran’da benim milletim ikisinin de biletini kesecek. Ben buna inanıyorum.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle