GeriGündem Erdoğan 'hayır' çadırında: Niçin hayır diyorsunuz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    19
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan 'hayır' çadırında: Niçin hayır diyorsunuz

Erdoğan 'hayır' çadırında:  Niçin hayır diyorsunuz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün Sarıyer Metro İstasyonu önünde önce ‘evet’, sonra da yanındaki ‘hayır’ çadırını ziyaret etti. Erdoğan ile ‘hayır’ çadırındaki vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Erdoğan çadırdakilere ‘neden hayır dediklerini’ sorarken, “Lideriniz yalan söylüyor” diye konuştu. Çadırdakilerden ‘Alevi-Sünni ayrımı yapıldığı’ şikâyeti geldi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Samsun’a gitmek için Tarabya Köşkü'nden Atatürk Havalimanı'na giderken ‘hayır’ çadırını ziyaret edip 15 dakika kaldı.

Erdoğan konvoyu Hacıosman'dan geçerken makam aracını durdurarak yol kenarındaki 'evet' çadırına girdi. Çadırdakilerle sohbet edip fotoğraf çektiren Erdoğan'ın ziyareti sırasında 2 metre yakında bulunan 'hayır' çadırından İzmir Marşı yükseliyordu. AK Parti'nin referandum şarkıları çalınan 'evet' çadırından çıkan Erdoğan, 'hayır' çadırına geçti. Çadırdaki konuşmaların bir kısmı bir gönüllü tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

O konuşmalar şöyle:

Erdoğan hayır çadırında:  Niçin hayır diyorsunuz

ÇAĞDAŞ YAŞAM YOK MU ŞU ANDA

- Niye hayır diyorsunuz?

- Çağdaş bir yaşam için hayır!

- Çağdaş bir yaşam yok mu şu anda?

- Bence yok!

- Sizin o dediğiniz anlamda bir gelişme olursa ne olacak? Yani şu anda olmayan ne var da hayırda ne olacak?

- Hepimizin Cumhurbaşkanı olasınız diye hayır. Gene cumhurbaşkanımız olun ama hepimizin olun.

- Öyle değil işte. Ben damdan düştüm.

- Diyelim ki seçim hayırla neticelendi. Gelecek olan netice şu andaki sürecin aynen devamı olmayacak mı?

- Biz zaten devamından yanayız. Demokrasi istiyoruz, Cumhuriyet’i istiyoruz. Atatürk ilkelerini istiyoruz, kadın haklarını istiyoruz. Sizin söylemlerinizden biz kadın haklarının olmayacağını, mevcutların da elimizden gideceğini düşünüyoruz.

- 14 senedir bu ülkeyi biz yönetiyoruz. Biz geldiğimiz zaman bu parlamentoda kaç bayan vardı?

- 14 senedir Başbakansınız, Cumhurbaşkanısınız. Neyi yapamadınız da başkan olarak yapabilirim diyorsunuz?

- Bak canım kardeşim, şu gensoru oylamaları var ya, 484 gensoru verildi. Muhalefet biliyor ki, “Ben bu gensoruyu çıkaramayacağım”, ama parlamentonun işlevsiz hale gelmesi için bu gensoruyu veriyor. Ve bunlardan 4 tanesi kabul edildi, diğerlerinin hepsi reddedildi. Bu gensoru mekanizması nedir biliyor musunuz? Parlamentonun çalışamaz hale getirilmesidir. Birincisi bu. İki, Başbakan ile Cumhurbaşkanı Sezer kavga ettiler mi? Anayasa kitapçığını Sezer fırlattı mı? Ve ertesi gün Türk ekonomisi çöktü. Halbuki Ecevit’le Sezer aynı ekolden. Ama iki başlılık bak ne hale getirdi. Aynı şekilde Atatürk’ün dönemine bakıyoruz. O da aynı şekilde uyumsuz hale geldi ve Celal Bayar’ı getirdi. Netice vermiyor. Şu anda dünyanın en ileri ülkelerine baktığımızda, orada bir birliktelik, bir beraberlik, bir dayanışma…

- Ama Türkiye’de birlik beraberlik yok. Birlik beraberlik çöktü. Ayrıştırma, ikilik var Sayın Cumhurbaşkanım. Saygısızlık olarak anlaşılmasın.

Erdoğan hayır çadırında:  Niçin hayır diyorsunuz

YAVUZ SULTAN SELİM İSMİ ÜZMÜŞTÜR

- Bana şu olay bizi böldü, parçaladı diyemiyorsun.

- Somut olarak şudur; Yavuz Sultan Selim Köprüsü isminin verilmesi Alevi yurttaşlarımızı aşırı derecede üzmüştür. Sizin adınızı orada duymak isterdik biz. Sizin adınızı verebilirdiniz.

- Söylediğin şey çok çirkin ve tarihe saygısızlıktır. Tarihe hakarettir. Bir defa Yavuz Sultan Selim, Osmanlı’nın gelmiş geçmiş en güçlü, en kudretli padişahlarından bir tanesidir. Öyle bir insanın oraya adının verilmesini Alevi vatandaşlarımızı üzmüştür diye nitelendirmen o da ayrı bir çirkinlik. Yani biz şu anda bir yere bir ismi verirken ‘Bunu Aleviler seviyor, Sünniler sevmiyor veya Sünniler seviyor Aleviler sevmiyor” diye değerlendiremeyiz ki. Tarihte bu işte kimin kudreti olmuşsa, kimin bu ülkede bizlere faydası olmuşsa, biz onlara bakarız.
Yavuz’un dönemi Osmanlı’nın, dünyada 18 milyon kilometrekarelik bir alana hükmettiği dönemdir. Bunlar böyle çalıştılar. Biz bu insanların adını yaşatmayı nasıl anlamsız buluruz. Aynı şekilde ben şu anda Nevşehir’de Hacı Bektaş-ı Veli’nin adını üniversiteye verdim.

- Korkarak Alevi diyoruz. Sürekli baskı altında kalıyoruz.

- Bu kadar cemevi ne zaman açıldı. Sadece benim belediye başkanlığım dönemimde… Kılıçdaroğlu’nun kendisi Alevi.

- Biz öyle ayrıştırmak istemiyoruz. Hepimiz kardeşiz.

Erdoğan hayır çadırında:  Niçin hayır diyorsunuz

HAKARETLER GÜCÜMÜZE GİDİYOR

- Kılıçdaroğlu, ana muhalefet partisinin başkanı olarak bir Alevi olarak şu anda bir siyasi hareketin başında değil mi? Demek ki gelebiliyor.

- Ama baskı var. Kılıçdaroğlu her zaman da baskı altında. Her gün haberlerde duyuyoruz. Hakaret ediliyor. O bizim liderimiz. Ama bizim de gücümüze gidiyor.

- Ne baskısı? Sizin lideriniz yalan söylediği sürece, bu yalanlarından dolayı.

- Hayır öyle düşünmüyorum ben. Çok düzgün bir insan liderimiz.

- Sana göre öyle. Bak örneğini vereyim. Başbakan diyor seçilecek. Bir de Cumhurbaşkanı seçilecek. Şu anda başbakan seçilmiyor ki. Artık başbakan yok. Artık sadece cumhurbaşkanı olacak. Bu yalan değil mi? Mesela bir akşam yatacaksınız, sabah kalkacaksınız lokantalar kapatılacak diyor. Bunları çalıştınız mı? Cumhurbaşkanının kapatma yetkisi var mı?

Yorumları Göster
Yorumları Gizle