Gündem Haberleri

    Erdoğan: Etnik sorun var, ama birliği bozmamalı

    Siirt
    08.10.2005 - 18:36 | Son Güncelleme:

    Türkiye'de etnik sorunların tabu haline getirilmemesi gerektiğini belirten Başbakan Erdoğan, ad vermeden MHP lideri Bahçeli'ye sert eleştiride bulundu.

    Başbakan Erdoğan, Özel Siirt Hayat Hastanesi'nin açılış törenine katıldı. Tören dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, AB ile müzakerelerin başlamasının tarihi bir başarı olduğunu, yorucu ve zorlu gelişmelerin ardından müzakere sürecinin başladığını hatırlattı.
      
    Bu yolun hedef olarak “tam üyelik yolu” olduğunu kaydeden Erdoğan, 3 Ekim tarihinin Türkiye'nin bereketli yarınları için bir başlangıç tarihi olacağını söyledi. Bu adımı milletle başardıklarını belirten Erdoğan, aydınlık Türkiye hayallerinin adım adım gerçeğe dönüştüğünü ifade etti. Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

    ERDOĞAN, AB DESTEĞİ DOLAYISIYLA BUSH, BLAIR VE SCHRÖDER'İN DE ARALARINDA BULUNDUĞU YABANCI YETKİLİLERE TEŞEKKÜR ETTİ
      
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerine başlamasının önündeki engellerin aşılmasında verdikleri destek için, AB Dönem Başkanı İngiltere'nin Başbakanı Tony Blair, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ve Avusturya Başbakanı Wolfgang Schuessel ile AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Borosso, ABD Başkanı George W. Bush ve Dışişleri Bakanı Condelezza Rice'ı telefonla arayarak teşekkür ettiği bildirildi.
    Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, son iki gün içinde görüştüğü muhataplarının Başbakan Erdoğan'ı 3 Ekim'de gösterdiği liderlikten dolayı kutladıkları ve müzakere sürecinde başarı diledikleri belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:
      
    “3 Ekim'e giden son birkaç gün içinde sayın Başbakan'ın söz konusu liderlerle yürüttüğü telefon diplomasisi, tıkanma noktalarının aşılmasında belirleyici rol oynamış, sürecin seyrini değiştirmiştir. Sayın Başbakan, bu vesileyle iradelerini Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlatmaktan yana kullanan üye ülke liderlerini gösterdikleri vizyon ve cesaret sebebiyle tebrik etmekte, küresel barış ve refaha katkılarından dolayı teşekkür etmektedir.”

    "TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE OLMAYACAK"

    “Bir gözümüz Brüksel'deyken, Paris'teyken bir gözümüz de Eruh'ta, Pervari'de, Şirvan'da, Kurtalan'da, Tillo'dadır. Bir ayağımız da Washington'dayken, Atina'dayken, Pekin'deyken, Tokyo'dayken, Moskova'dayken, bir ayağımız da Siirt'te, Bitlis'te, Van'da, Diyarbakır'da, Kars'tadır. Siirt eski Siirt olmayacaktır, Türkiye eski Türkiye olmayacaktır. Biz bu yola işsizliğin, üretimsizliğin, yatırımsızlığın belini kırmak için girdik. Bölgesel adaletsizliğe son vermek için bu yola girdik. Bu yolda büyük mesafeler aldık. Geldiğimiz bu nokta ülkemizin her şehri, tüm insanlarımız için yeni bir başlangıç olmuştur.
      
    Bu ilerlemeler milletimizin hak ettiği fakat kötü yönetimler, vurdumduymaz siyasetçiler nedeniyle on yıllardır mahrum kaldığı adımlardır. Bu ülkenin makus talihini her geçen gün biraz daha değiştireceğiz ama unutmayın daha fazla değiştireceğiz. “
      
    “ÇETİN YOLCULUK OLACAK”
      
    Türkiye'yi sağlık, adalet, eğitim ve güvenlik olmak üzere 4 ayak üzerinde yükselteceklerini belirten Erdoğan, AKP iktidarı döneminde cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şekilde büyük bir değişim yaşandığını dile getirdi. Yarının bugünlerden daha iyi olacağını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
      
    “Türkiye'nin AB üyeliği hedefine doğru yaptığı bu yolculuk, en az, bu süreçten geçen diğer ülkelerin yaşadığı kadar zorlu, mücadeleli, sabır isteyen, çetin bir yolculuk olacaktır. Bu, böyle bilinmeli. Biz birilerinin anlattığı gibi ayaklarımızı yerden kesmiyoruz. Yapılacak olan neyse onu söylüyoruz. Büyük engeller aşarak, büyük kararlılıklar göstererek, ulaştığımız mücadelenin sevincini yaşarken bir yandan da kendimizi zorluklara hazırlamak durumundayız.
      
    Yeni bir yola giren, yeni bir yatakta akmaya başlayan Türkiye, elbette birçok alanda işin tabiatı gereği, önemli değişimler yaşamak, bir zihniyet değişiminin, dönüşümünün gerçekleşmesini halletmek durumundadır. Bunların bir kısmı sancılı olabilir, tartışmalı olabilir. Muhataplarımız bizi anlamakta zorluk çekebilirler. Ancak şundan eminim ki şartlar ne olursa olsun milletimiz birlik ve beraberliğini kaybetmeyecek, umudunu yitirmeyecek, vakur ve güvenli bir bütünlük halinde önüne çıkan badireleri bir bir atlatacaktır.
      
    Bu milletin altından kalkamayacağı bir iş, sorumluluk, yük yoktur. Her birimiz bu büyük olaya baş koyduk. Ben Türkiye'nin birkaç yıl içerisinde dünyanın yıldız ülkesi olacağına samimiyetle inanıyorum. Buna inanmayıp durmadan karamsarlık üretmeye çalışan zihinlerini atılım projelerine bir türlü alıştıramayanlar, benim bu inancımı, sizlerin bu inancını asla sarsamazlar.
      
    Türkiye'yi bu medeniyet yolculuğundan kimse geri döndüremeyecektir. Şunu unutmayın: Türkiye felaket tellallarına inat, bu büyük yolculuğu koşar adımlarla tamamlayacaktır. Türkiye 72 milyonuyla birdir beraberdir, bütündür, et-tırnak gibidir.”
      
    “ETNİK SORUN VAR, AMA TABU HALİNE GETİRİLMEMELİ”
      
    Konuşma yaptığı Cumhuriyet Meydanı'nın kendisi için çok anlamlı ve hayatında çok önemli bir yeri olduğunu da dile getiren Erdoğan, bu meydanın kendisinin siyasi yol haritasının başladığı meydan olduğunu söyledi.
    Bu nedenle Cumhuriyet Meydanı'nın özgürlük ve demokrasi meydanı olduğunu kaydeden Erdoğan, “Buradan sadece Türkiye değil, Avrupa'ya, tüm dünyaya seslenmek istiyorum” diyerek şunları söyledi:
      
    “Ülkemde birçok sorunlar vardır. Bu sorunlar içinde doğu sorunu vardır, güneydoğu sorunu vardır, Kürt vatandaşlarımın kendine ait sorunları vardır, ama unutmayın ki aynı şekilde farklı etnik oluşumlara ait vatandaşlarımızın da kendine ait sorunları vardır. Şunu unutmayalım: Bu sorunlar birer tabu haline getirilmemelidir. Bu sorunlar bizim birliğimizi, dirliğimizi tehdit eder hale getirilmemelidir.
      
    "ÜST KİMLİK CUMHURİYET VATANDAŞLIĞIDIR"

    Bizler öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki, bu medeniyetin insanları olarak Yunus kültüründe, Mevlana kültüründe ne vardır, hangi etnik unsurdan olursa olsun ki, buna biz alt kimlik diyoruz. Üst kimliğimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır.

    Biz farklı etnik unsurların mensupları olarak, birbirimizi Yunus'un deyişiyle 'Yaratılanı severim yaratandan ötürü' anlayışıyla seviyoruz. 72 milyonun kardeşliğine, barışına, sevgisine gölge düşürmek isteyenler şunu bilmelidirler ki, bu ülkede kendilerine aradıkları yeri bulamayacaklardır.
      
    Hangi etnik unsurdan olursa olsun, ister Türk, ister Kürt, Laz, Çerkez, Abaza, aklınıza ne gelirse, bir başbakan olarak hepsine aynı mesafedeyim, hepsi benim canımdır, ciğerimdir, başımın üstünde yeri vardır.”
      
    “SEN KİME DOSTSUN?”
      
    Dubai Prensi'nin Türkiye'ye gelerek, 5 milyar dolar yatırım yapma kararını hatırlatan Başbakan Erdoğan, bazı gazetelerin üzücü ve çok çirkin biçimde “5 milyar dolarlık teravih namazı” manşeti attığını ifade ederek, bu tür yayınları eleştirdi. “Fellik fellik dünyayı dolaşıp Türkiye'ye sermaye getirmeye çalıştıklarını” belirten Erdoğan, “Sermayeyi Türkiye'ye getirecek insan eğer namaz kılıyorsa, teravih kılıyorsa suç mu işliyor? Başbakan ile birlikte bu işi gerçekleştiriyorsa bu başlığı atmanın acaba Türkiye için getirisi nedir? Bir defa bu, o insanlara saygısızlıktır. Bunlar 5 milyar dolar yatırım yapmak için neden teravih namazı kılsınlar? Bu, inancı gereği yaptığı bir şey” diye konuştu.
      
    Galataport ihalesi nedeniyle kendisine yapılan eleştirilere de tepki gösteren Başbakan Erdoğan, “Ali kıran, baş kesen değiliz” diyerek özelleştirme ihalelerine herkesin katılabileceğini ifade etti.
      
    İhalelerin şeffaf bir şeklide, medyanın huzurunda yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Ya kardeşim Yahudi sermayesi geliyor, düşmansın. Arap sermayesi geliyor, düşmansın. Batı sermayesi geliyor, düşmansın. Sen şunu söyle Allah aşkına: Sen kime dostsun? Hayatında bir koyun güttün mü?” diye konuştu.
      
    Öte yandan Başbakan Erdoğan'ın konuşması sırasında Diyarbakır Sinan köyü sakinleri de “Kahrolsun ağalık” şeklinde slogan attı.

    Başbakan Erdoğan da bunun üzerine “Siz yaşamı bilmiyorsunuz. Geçmişle bugünü iyi mukayese edeceksiniz.  Şu anda 200 milyon taksitle toplu konut sahibi olabiliyorsunuz. Bu devlet daha ne yapsın ama bazıları bedavacılığa alışmış. O bedavacılığa alışmış olanlara şunu söylüyorum: Tüyü bitmemişin hakkını kimseye yedirmeyiz. Hortumcunun büyüğü de aynı, küçüğü de aynı, hiçbiri değişmiyor” dedi.
      
    “NEYİN AVUKATLIĞINI YAPTIKLARINI İYİ DÜŞÜNSÜNLER” 
          
    Konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ima eden Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
      
    “Bırakın o çatlak sesler, aynı karanlık plağı çalmaya, aynı karanlıkta şarkıyı söylemeye devam etsinler. Onlar bu milletin hayallerine hiçbir zaman inanmadılar. Onlar bu milletin büyük bir millet olduğuna da inanmadılar. Onlar milletin derdiyle dertlenmediler. Milletin siyasetten ne anladığını hiç anlayamadılar.
      
    Görüyorsunuz hala bunlar oyunda, oynaştalar. Hala laf ebeliği peşindeler. Bizi bu ülkenin menfaatlerine halel getirmekle suçlayanlar, dün neyin avukatlığını yaptıklarını iyi düşünsünler. Ama artık bunları kimse yutmuyor. Kimse de bunlara inanmıyor. Çünkü hakikat örtülemez, saklanamaz biçimde ortadadır.
      
    "TERÖRE ÇANAT TUTARLAR"

    Aralarında 40 yıllık siyasetçiler de var. Bir kısmı devlet yönetiminde de bulundu. Bu kişiler önce Türkiye'nin yaşadığı sıkıntılarda, krizlerde ne yaptıklarını bu millete anlatmalıdırlar. Türkiye'ye sahip çıkmak için her alanda işlerin düzelmeye başladığı bugünleri mi seçtiniz? Neden bu ülke, bu karanlık girdaplara sürüklenirken aynı hararetler içinde Türkiye'yi kurtarmadınız? Dün koalisyon ortağı olarak bu ülkede iktidarda olanlar, bu ülkede maalesef terörün önünü alamayanlar, terörü engelleyemeyenler, tam aksine teröre çanak tutanlar bugün kalkıp bizi bu konuda eleştiremezler.
      
    Artık bu çamur atma siyasetini bırakıp Türkiye'nin bu yeni dönemine varsa tecrübelerinizle, varsa birikiminizle, en önemlisi de varsa heyecanınızla ortak olunuz, engel olmayınız.”
      
    Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından eşi Emine Erdoğan ile birlikte hastaneyi hizmete açtı ve incelemelerde bulundu.
      
    Erdoğan'ın konuşmasını eşi Emine Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker vatandaşların arasından izledi.
      
    BAKAN KOÇ'UN GÖZYAŞLARI
      
    Başbakan Erdoğan, Siirt Kültür Merkezi ve e-Kütüphanesini de hizmete açtı. Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada, kültür merkezi inşaatının 1992 yılından bu yana devam ettiğini ancak iktidarları döneminde bitirildiğini vurguladı.
      
    Erdoğan, “İşte iktidarımızın diğer iktidarlardan farkı budur. Geldik ve bitirdik. Şantiye mezarlığı olan yerleri biz bitiriyoruz ve ülkeye kazandırıyoruz” dedi.
      
    Kültür ve Turizm Bakanı Koç da kültür merkezinin temelini Siirt valisi olduğu dönemde kendisinin attığını hatırlatarak, merkezin 13 yıl sonra kendi bakanlığı sırasında bitmesinden çok mutlu olduğunu söyledi.
      
    Bu arada konuşmasını yaparken duygulandığı ve gözyaşlarını tutamadığı görülen Kültür Bakanı Koç, konuşmasını güçlükle tamamladı.

    (Ajanslar)

    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı