GeriGündem Erdoğan, Davutoğlu'nu suçladı: 'Halk Bank'a alavere dalavere yaptılar'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan, Davutoğlu'nu suçladı: 'Halk Bank'a alavere dalavere yaptılar'

Erdoğan, Davutoğlu'nu suçladı: 'Halk Bank'a alavere dalavere yaptılar'

Şehir Üniversitesi ile ilgili tartışmalara değinen Erdoğan, Davutoğlu, Babacan ve Gül’ü çok sert sözlerle eleştirdi. Halk Bankası’nın dolandırılmak istendiğini öne süren Erdoğan, “Şu anda Halk Bankası’na olan borçları aklımda kaldığı kadarıyla 417 milyon civarında” dedi.

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İstanbul İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, eski yol arkadaşlarını çok sert eleştirdi: “Son zamanlarda bir Şehir Üniversitesi meselesi ortaya çıkardılar. Ve bu meselenin özellikle bir siyasi ayağında bizim olduğumuzu, bir siyasi ayağında da malum zatın olduğu söyleniyor. Şunu çok açık ve net söylemek durumundayım. Her şeyden önce Şehir Üniversitesi’nin tahsisini Başbakanlığım döneminde yapan benim. Daha sonra malum zat Başbakan olunca bu tahsisi, Şehir Üniversitesi’ne mülkiyet devrine dönüştürmüştür.

Erdoğan, Davutoğlunu suçladı: Halk Banka alavere dalavere yaptılar

BABACAN VE ŞİMŞEK

Türkiye’de hiçbir üniversiteye tapu ile tapu devri, mülkiyet devri yoktur, olmamıştır. Bunlar dürüstlüğü kimseye bırakmıyor değil mi? Öksüz, yetimin hakkını kalkıp kurdukları üniversiteye tapu devri yapmak suretiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun başkanı sıfatıyla bunu sağlıyor. Peki bu nasıl doğruluk? Peki yanında kim var? Yine bir başka isim, Sayın Babacan var. Onun da imzası var bu işin altında. Başka kim var? Mehmet Şimşek var. Başka kim var? O zaman Ulaştırma Bakanı olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun içinde olan Feridun Bilgin var. Hani bunlar dürüsttü! Dürüstlüğü bunlar kimseye bırakmıyordu.

BANKA PARAYI ALAMADI

Ben bunu niye anlatıyorum? Kimin ne olduğunu yaptıklarıyla öğrenin diye. Bitmedi ve bunlar Halk Bankası’nı da dolandırmaya çalışıyorlar. Halk Bankası’ndan kredi talebinde bulunuyorlar. Halk Bankası bunlara ciddi bir kredi veriyor fakat maalesef geri ödemiyorlar. Tabii banka da kendilerini sürekli olarak uyarıyor. Şu anda Halk Bankası’na olan borçları aklımda kaldığı kadarıyla 417 milyon noktasında. Şimdi ‘Yapılandıralım’ diyorlar. ‘Yapılandıralım’ derken, neyi, nasıl yapılandıracaksın? Neymiş yaptıkları kampanya şu, ‘Spor kulüplerinin borçları yapılandırılıyor da Şehir Üniversitesi’nin ki niye yapılandırılmıyor?’ Ya sen Halk Bankası’na teminat bile vermedin.

NEYİNE EL KOYACAK?

Futbol kulüplerinin bütün tribünlerdeki gelirlerine, her şeyine banka el koyuyor. Senin neyine el koyacak? Yoksa Maltepe’de Tekel’e ait olan yer, yani zamanında benim tahsis ettiğim bu yeri bankaya teminat olarak göstermek suretiyle; bunu mu banka teminat olarak kabul edecek?
Bunu da geç, bir başka alavere dalavere daha yapıyorlar. O da ne biliyor musunuz? Diyorlar ki ‘Alacağımız öğrencilerin yapacakları ödemeye ipotek koyun.’ Ya sen zaten mevcut kotanı doldurmamışsın. Kotanı doldurmadan yeni alacağın öğrencilerle ilgili, böyle bir kotayı nasıl oluyor da bir bankaya teminat olarak veriyorsun? Tabii bizi halef selef olduğumuz Cumhurbaşkanı aradı. Dedi işte, ‘Siz bu işi arzu ederseniz halledersiniz.’
Kendisine dedim ki ‘Temenni ederdim ki siz benim yerimde olun. Biz geçmişte bankaların nasıl iflas ettiğini biliyoruz. Hamdolsun 17 yıldır bizim dönemimizde, bizim bankalarımızın hiçbirisi kasaları boşaltmadı. Biz de kasayı boşaltamayız.’ Tabii işin başından itibaren Ülker grubu buraya ciddi destekler verdi.

TEZGÂH BAŞKA

Daha sonra Ülker grubu da ne yaptı? Buradan çekildi. Ülker grubu orada, bizim verdiğimiz desteklerle ilgili de bizim bu noktadaki desteğimizi açık net söyledi. Şunu çok açık net söyleyeyim. Buranın hamisi Marmara Üniversitesi’dir. Şimdi de ne diyorlar biliyor musunuz? ‘Marmara Üniversitesi borçları ödesin.’ Tabii YÖK’te kendilerine diyor ki ‘O zaman siz de mütevelliyi bırakın. Marmara Üniversitesi buraya yaptığı atamalarla burayı götürsün.’ ‘Yok’, diyorlar ‘Mütevelliyi de bırakmayız.’ Tezgâh başka. Biz ne oradaki öğrencilerimizin düşmanıyız ne de akademisyenlerin. Hiçbir vakıf üniversitesinde bunların yaptığı uygulama gibi bir uygulama yok. Böyle bir durumla ne yazık ki burada karşı karşıyayız. Elektronik ortamda sizlere gönderilmiş olan bilgileri şöyle iyi okursanız, orada zaten bunları etraflıca göreceksiniz. Çok da detayına, teferruatına girmek istemiyorum. Ama anlattığım gibi burada Halk Bankası’nın adeta bir dolandırılması söz konusu.”

O ARAZİ 2.5 MİLYAR

“EĞER şahsım bu zata muhalif olsaydı veya oradaki öğrencilere benim bir muhalefetim olsaydı, ben Tekel’in bu kadar kıymetli, değerli olan arazisini niçin bunlara tahsis edeyim? Bizim derdimiz yeter ki bu tür üniversitelerimiz kurulsun, bunlar çoğalsın ve bunlarla beraber geleceğe çok daha farklı bir şekilde yürüyelim. Burası tabii Marmara’ya nazır, Maltepe’de çok çok güzel bir yerde ve değeri itibarıyla da yani 2,5 milyar değerinde olan bir yer ve bilabedel bunu üniversitesine tapu devrini yapmak suretiyle veriyor. Böyle bir şey yapılabilir mi? Hani dürüsttünüz? Dürüstlüğünüz buysa bu ülke batmış, yanmış ve bunun altında bir de bakıyorsunuz işte o dediğim diğer arkadaşların da imzası var. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun birisi başkan, diğerleri de üyeleri olmak suretiyle bu adımı attılar. Bunu yaşadık. Onun için bu propagandayı belli bir süre daha yapabilirler. Bu konuda adımlarımızı kararlı bir şekilde atacağız.”

Erdoğan, Davutoğlunu suçladı: Halk Banka alavere dalavere yaptılar

Kendisini görünce ayağa kalkmadığı gerekçesiyle şoför Enes Turan’a ‘tuvaletin önünde oturma cezası’ veren Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi görevinden alınmıştı.

ONUR KIRICI CEZAYA ERDOĞAN’DAN GÖNDERME: ‘GÖNÜL KIRANIN KALEMİNİ KIRARIZ’

“KENDİ nefsinin peşine düşen, sadece kendi ajandasına, kariyerine, hesabına odaklanan kişilerden dava adamı olmaz. Gurur abidesi olanlardan dava adamı olmaz. Hele hele bulunduğu makamın gücüne imkânlarına güvenerek gönül kıran, insanları rencide eden, vatandaşa tepeden bakan kibir abidelerinin bu davada yeri olmaz. Yolsuzluğu, haksızlığı çalıp çırpmayı hiç sevmiyorum. Bu tür insanların kapıdan içeri girmesi bile bizim için züldür. Unutmayın kibir en büyük isyandır.

İnsan gönlü kıranın biz de partideki görevleriyle ilgili kalemini kırarız. Hz. Mevlana’nın buyurduğu gibi ‘insanı ateş değil kendi kibri yakar. Herkeste kusur görür kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar.’ Yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmeyenler sadece varlık sebeplerini inkâr etmekle kalmaz aynı zamanda kendi hüsranlarını da hazırlarlar. Hiç birimizin hesabi davranma, aklı ve vicdanı yerine nefsinin sesine kulak verme gibi bir lüksü yoktur.”

MACRON’A ‘YALANCISIN’ DEDİM, GÜLDÜ

CUMHURBAŞKANI Erdoğan geçen cuma günü yapılan AK Parti MKYK’da, Londra’daki NATO zirvesinde Macron ve Trump ile yaptığı görüşmeler hakkında da bilgi verdi. Görüşmelerin iyi geçtiğini belirten Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yüzüne yaptığı yanlışlarını söylediğini belirterek, “Macron’a açıkça ‘Yalan söylüyorsun’ dedim. Yüzüne gerçekleri söyleyince de gülüyor adam” tepkisini gösterdi.
Trump ile ilgili de bilgi veren Erdoğan, “ABD ile bazı konularda tam olarak mutabakat sağlayamamış olsak da en azından iletişimi koparmadık. Batı iki yüzlü davranıyor; ancak Trump, Batı’ya göre daha dürüst” dedi.

NÜFUS UYARISI

MKYK üyesi Öznur Çalık da Türkiye’deki son nüfus artışı ile ilgili bilgilendirme yaptı. Artış oranının 1.99’a düştüğü söyleyen Çalık, hastanelere bakıldığında çocuk doğum oranlarının yüksek olduğunu, ancak bunda Suriyelilerin etkisi bulunduğunu bildirdi. Erdoğan, nüfus oranındaki düşüş konusunda endişesini dile getirerek, “Çocuk konusu önemli. Bizi yıllarca nüfusun azlığı ile korkuttular. Bugün Avrupa yaşlı nüfusu ile şuanda sona doğru gidiyor” dedi. Erdoğan Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selma Çam’a dönerek, “Bu konuda kadın kollarımız çalışma yapsın. İşler kötüye gidiyor. Nüfus artışını teşvik için çalışma yapılsın” talimatı verdi. (Gizem KARAKIŞ)

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle