GeriGündem Erdoğan: Bu trenden inenler bir daha binemez
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan: Bu trenden inenler bir daha binemez

Erdoğan: Bu trenden inenler bir daha binemez

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, davaya ihanet etmeyenlerle yola devam edeceklerini vurgulayarak, “Bu trenden inenler bir daha bu trene binemezler. Bu davada bu treni terk edenleri bu can bu tende oldukça bir daha bu trene kabul etmeyiz” uyarısını yaptı. Erdoğan, Abide Toplanma Merkezi’ndeki Şanlıurfa mitinginde konuştu.

“31 Mart seçimlerinde de yol arkadaşlığımızı, kader arkadaşlığımızı çok daha ileriye taşıyacağız. Urfa’nın geleceğine kast edenlere inat şehrimizi her alanda 2023 Türkiye’sine hazır hale getirmek için büyükşehir ve ilçelerimizde el ele kol kola yürüyeceğiz. Karşımızda kimin kiminle yürüdüğünü de en iyi siz biliyorsunuz. Dün (önceki gün) Mardin’deydim, Mardin’e hızlı tren müjdesini verdim. Benim arkamdan bu bölücü terör örgütünün desteklediği malum parti var ya onun eş başkanı bir ifade kullanmış, ‘Mardin’e hızlı treninin ne işi var?’ Aynen Saadet Partisi, onun başındaki zat da ‘Sivas’a trenin ne işi var’ dedi. Allah’tan ‘Mardin’de havaalanının ne işi var’ demedi. Hem bunu kullanırlar, ondan sonra havaalanında gelir uçuş yaparlar. Oraya hızlı tren geldiği zaman biliyorum ki o hızlı trenden bunlar istifade edecekler, ama bunlarda ufuk yok.

İHANET EDENLERLE DEĞİL

Bay Kemal ne diyor ‘Çiftçiler battı, çiftçilerin ellerinden toprakları, tarlaları alındı.’ Bay Kemal, senin kılavuzun karga. Cumhurbaşkanı olarak bu kardeşiniz, büyükşehir belediye başkanımız, ilçelerde belediye başkanlarımız el ele vereceğiz. Bazı tezgahlara, bazı oyunlara sakın ha gelmeyiniz. Çok tezgahlar kuruluyor, neymiş beyefendi aday olmamış, aday olmayınca bakıyorsunuz ne dava var ne bir şey, menfaat neredeyse oraya gidiyor. Ve ne diyor, ne diyorlar işte ‘ben kazanınca tekrar AK Parti’ye geleceğim.’ Bu trenden inenler bir daha bu trene binemezler. Anlatabiliyor muyum? Bu davada bu treni terk edenleri kusura bakmasınlar bu can bu tende oldukça bir daha bu trene kabul etmeyiz. Biz bu davada kimlerle bu yola çıktıysak bize ihanet etmedikçe biz beraber yolculuğumuza devam ederiz. Onun için de emaneti emin ellere teslim ettik, onlarla yola devam ediyoruz. Biz milletimizi birlikte, beraberlikle, dayanışmayla geleceğe taşımak istiyoruz, bize ihanet edenlerle değil. Biz şehirlerimizi hizmetle, muhabbetle, yatırımla geliştirmek istiyoruz.

HUZUR KAÇIRANIN KAPISINI ÇALARIZ

İşte Kandil’deki baş terörist. Şanlıurfa’dan tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Ne var Türkiye’de? Doğu Anadolumuz, Güneydoğu Anadolumuz, Karadenizimiz, Akdenizimiz, Orta Anadolumuz, Ege, Marmara var. Ha bu beyefendi Kürdistan özlemiyle yatıp kalkıyorsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var buyursun oraya gitsin. Bizim bu topraklarımızı, bu vatanı bölmeye kimsenin gücü yetmez ve yetmeyecek. Öbürü ne diyor ‘bizim arkamızda PYD, YPG, PKK var.’ Kadına bak söylediği lafa bak. Bizim arkamızda da Şanlıurfa var Allahımız var. Biz ‘yürüyeceksin millet, yürüyecek arkandan’ böyle yürüdük, böyle yürüyeceğiz, Bu işin teferruatı yok. Ne diyor ‘1 Temmuz’a kadar terörle mücadeleyi kaldırmazsanız bu yasayı savaş kapıyı çalar.’ Ne oldu 1 Temmuz geride kaldı ne oldu. Cudi’de Gabar’da, Tendürek’te hatta Kandil’de inlerine girdik. Benim milletimin huzurunu kim kaçırıyorsa biz onların kapısını çalarız.”

ATATÜRK BARAJI SUYUYLA DEV BİR SU KANALI İNŞA EDECEĞİZ

Biz yaparız onlar ise maalesef seyrederler. Dev bir su kanalı inşa ederek Atatürk Barajı’nın suyuyla bölgemizde 2 milyon dekarın üzerindeki tarım arazilerinin sulanmasını sağlayacağız. Bu kanalla Şanlıurfa’dan Mardin’e adeta nehir akacak.

Erdoğan: Bu trenden inenler bir daha binemez

BÖLÜCÜLÜK FİTNESİNİ BÜYÜTÜYORLAR

“Birileri ısrarla bölücülük fitnesini içimize sokmaya ve büyütmeye çalışıyor. Ülkemizde 1984 yılından beri vahşi eylemler gerçekleştiren bir bölücü terör örgütü var. Bu örgüt bugüne kadar en başta benim Kürt kardeşlerim olmak üzere sadece ülkemize ve milletimize zarar vermiştir. Bunlar doğmamış bebekleri, masum çocukları öldürerek nice evlere ateş düşürmüştür. Silahını camide namaz kıldıran imamlarımıza, çocuklarımıza eğitim vermek için çırpınan öğretmenlerimize, sağlık görevlilerimize, yol yapan işçilerimize, ekmeğinin peşindeki çiftçilerimize, işinin başındaki esnafımıza çevirerek savunmasız insanlarımızı hedef almıştır. Askerlerimizin, polisimizin, korucularımızın karşısında tutunamayanlar silahsız vatandaşlarımıza etmediklerini bırakmamışlardır. Bu örgütün hiçbir zaman Kürt kardeşlerimizin veya bölgemizdeki herhangi bir kesimin hakkını, hukukunu savunmak gibi bir derdi asla olmamıştır. Bunlar ilk günden beri bölgemizde hep birtakım güçlerin gönüllü veya paralı taşeronluğunu yapmıştır, dün öyleydi bugün de öyle. Kürt kardeşlerimin hiç sıkıntıları yok muydu, elbette vardı. Yoksulluk, ihmal edilmişlik, baskı, haksızlık vardı bu sıkıntılar Türkiye’nin her yerinde vardı ama bu bölgede daha ağır şekilde yaşanıyordu. Biz böyle bir Türkiye’yi devraldık Bütün bu alanlarda adımlarımız attık ama bunlar ülkemizi bölmeye çalıştılar.

Erdoğan: Bu trenden inenler bir daha binemez

BÖYLE BİR FELAKETE İZİN VERMEYECEĞİZ

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, dün Şanlıurfa’da düzenlenen ‘Aynı Gök Kubbe Altında Gönül Dilimiz Türkiye 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Buluşması’na katıldı. Erdoğan, burada özetle şöyle konuştu: “Kimi zaman en yakınımızdakilerle dahi anlaşmazlığa düşme pahasına hep kadınlarımızın yanında yer aldık. Hayatın her alanında kadınlarımızı hak ettikleri yere getirmenin gayreti içinde olduk... Özellikle şehirleşmenin artmasıyla büyükanne, büyükbaba, anne, baba, çocuklar ve torunlardan oluşan o geniş aile yapısı maalesef ciddi oranda ortadan kalktı. Şimdi çekirdek aileye dönmüş durumdayız. Birileri buna bile tahammül göstermiyor. Çocukları bir an önce aileden kopartacak yollar, yöntemler peşinde koşuyor. Böyle bir felakete asla izin vermeyeceğiz. Bazıları benim en az üç çocuk tavsiyemi özel hayata müdahale gibi göstermek için çırpınıyor. Halbuki ben bu tavsiyemle hem en büyük gücümüz olan nüfusumuza sahip çıkıyor hem de aile yapımızı ayakta tutmanın mücadelesini veriyorum. Türkiye’nin imkanları daha çok nüfusu barındırmaya yeter. Tek çocuklu, iki çocuklu, mikro düzeye indirilmiş, eğitim sürecinin bitmesiyle tamamen dağılmış aile yapısı geleceğimiz için en büyük tehdittir. Hiçbir ailemiz geleceğinden endişe duyduğu için daha çok çocuk yapmaktan çekinmesin. Devletimiz de her ailenin yanındadır. ”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle