Gündem Haberleri

    El Arabiya haberinin anlamı

    Emre KIZILKAYA / DIŞ AÇI
    02.10.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    El Arabiya’nın yayınladığı belgelerin sahici olduğuna kimse inanmamış gibi. Peki, kötü niyetli görünen bu haber neden yayınlandı? Bu soruyu birkaç kaynağa sordum ve ilginç yanıtlar aldım. Belki de bu yayın, Katar ile Suudi Arabistan arasında beliren beklenmedik fikir ayrılığının bir göstergesidir. Bu fikir ayrılığı, Arap ordularının Suriye’ye müdahalesi için Türkiye’nin desteği konusunda…

    El Arabiya’nın 22 Haziran’da Suriye açıklarında düşen Türk keşif uçağı ile ilgili iddiası dünya kamuoyunda inandırıcı bulunmadı. ( http://bit.ly/QrFqSf )

    Genel kanı, bu belgelerin, Ankara’yı Suriye yönetimine karşı kışkırtma amacıyla hazırlandığı yönünde.

    Hürriyet’in uzman muhabiri Muammer Elveren Arapça orijinallerini incelediği belgelerin sahici görünmediğini söylüyor. Türk Dışişleri’nden de benzer bir yorum geldi.

    Bu belgeleri “doğruladığını” iddia eden Suudi Arabistan finansmanlı El Arabiya’nın gazetecilik açısından sicili zaten epeydir bozuk.

    Yine de insan soruyor:

    Neden şimdi?

    * * *

    Suriye’nin komşusu olan ülkelerden birinde görev yapan ve son dönemde hem Türkiye’de, hem Suriye’de muhaliflerle görüşen İngiliz bir meslektaşıma (Robert Fisk değil) gelişmeleri sordum.

    Onun verdiği bilgiye göre muhaliflerin yazın İstanbul’da Suriye’deki isyancılara silah göndermek üzere kurduğu koordinasyon merkezi, ağustos sonundan beri işlevini yitirdi.

    İsmini vermeyeceğim Lübnanlı bir milletvekili, Suudi Arabistan ve Katar’dan gelen parayı aktararak bu merkezi finanse ediyordu.

    Merkez, Suriye’de kimlere silah gönderileceğini seçiyordu.

    Ancak Amerikalılar, geçen yaz ortasından itibaren bütün silahların İdlib çevresinde savaşan Faruk Tugayı’na gittiğini fark etti.

    Bu nedenle söz konusu Lübnanlı milletvekili, ABD’den veto yedi. Suudiler, Amerikalılardan azar işitince bu Lübnanlı vekille anlaşmaları iptal ettiler.

    Katarlıların bugün bu vekille çalışmayı sürdürdüğü belirtilse de, asıl kaynak olan Suudi parasının kesilmesi nedeniyle bugünlerde Suriye’ye hemen hiç silah girmediği vurgulanıyor.

    * * *

    İsyanın başından beri Humus’u terk etmeyen muhalif bir kaynağım bu iddiayı doğrularken, El Arabiya haberinin zamanlamasına da dikkat çekti.

    Zira Katar’ın hazırladığı, Arap ülkelerinin Suriye’ye kendi başlarına askeri müdahalede bulunmasını öngören bir plan masaya konmuş durumda.

    Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin yardımcısı, planın Mursi tarafından dün Ankara’da da gündeme getirildiğini, olası bir müdahaleye destek aradıklarını Anadolu Ajansı’na söyledi.

    Öyle görünüyor ki Katar, Türkiye fiilen destek versin veya vermesin, Suriye’ye Arap ülkelerinin askeri müdahaleyi başlatmasında kararlı.

    Katar Emiri El Tâni, önceki gün BM Genel Kurulu’na hitabında, Arap ordularının Suriye’ye savaşmaya değil, çatışmaları durdurmaya gideceğini söylemişti.

    Ancak Suriye’nin üyeliğinin askıya alındığı Arap Birliği tarafından bu yönde atılacak tek taraflı bir adımın Şam yönetimince “savaş nedeni” sayılacağı da ortada.

    Suudi Arabistan’ın bunu gördüğünü ve Katar’ın planına, ancak Türkiye’nin de askeri anlamda katkıda bulunması halinde destek vereceğini söylüyor kaynaklarım…

    Bunun nedeni açık:

    Suriye’ye ancak Ürdün üzerinden girebilecek Arap ordularının belkemiğini, bu ülkenin komşusu Suudi Arabistan oluşturacaktır.

    Dolayısıyla, Türkiye’nin kuzeyden bir cephe açmayı göze alamaması durumunda Suudi Arabistan’ın, Suriye ordusunun elindeki kimyasal silahlarla baş başa kalması olası.

    Katkısı büyük oranda hava desteği ile sınırlı kalacak Katar ise sınırlarından uzak bir savaşı başlatıp, bir süre sonra sadece onu izler hale gelebilir.

    Yani Suudi Arabistan “Türkiyesiz müdahalede” gerçek bir risk görürken, Katar bu riskin kendisi açısından önemsiz olduğunu değerlendirip çok daha gözü kara davranıyor.

    Belki de bu nedenle Katar merkezli El Cezire ilgili son haberinde “Suriye’ye Arap müdahalesinin zamanı mı” diye retorik bir soru sorarken, Türkiye’den hiç bahsetmeksizin savaş çığırtkanlığı yapıyor. ( http://aje.me/VemYAU )

    Suudilerin sahip olduğu El Arabiya ise, Türkiye’nin desteğini sağlayabileceği umuduyla, dış müdahale isteyen İstanbul merkezli Suriyeli muhaliflerin en kepaze tezgâhlarına bile çanak tutuyor.

    Böylece tüm taraflarca iyice militarize edilen bir iç çatışma, medyanın da kendisini kurtaramadığı kirli bir uluslararası savaş haline geliyor.

     

    NOT: Yeni yayınlanan iki haber, bu yazıdaki savları doğrular nitelikte. AA’nın haberine göre Özgür Suriye Ordusu siyasi danışmanı Bessam Dade, “silah yetersizliği sebebiyle bazı operasyonları hayata geçiremediklerini” söylüyor. The Independent’a göreyse uçaksavar ve tanksavar füzeleri Türkiye’deki depolarda duruyor, ama muhalif savaşçılar arasındaki ayrılıklar nedeniyle Suriyelilere dağıtılamıyor. Haberde, Katarlıların ve Türklerin, Suriyeli muhalifler komuta yapısında uzlaşana kadar onlara ağır silah vermeyeceği öne sürülüyor. ( http://ind.pn/Ss27Wr )


    * Hürriyet Gazetesi Dış Haberler Şefi Emre KIZILKAYA’nın iletişim bilgileri ve bloguna http://about.me/emrekizilkaya adresinden ulaşılabilir. Ayrıca: http://www.twitter.com/ekizilkaya

     

    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı