GeriGündem Ecevit, ‘liraya itibar’ kampanyasına sarıldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ecevit, ‘liraya itibar’ kampanyasına sarıldı

Başbakan Bülent Ecevit umudunu, Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) başlattığı ‘‘Türk Lirası'na itibar’’ kampanyasına bağladı.

Ecevit, ‘‘Bu kampanya çok sevindirici. Bir devletin parası, o devletin onurudur’’ dedi.

Başbakan Bülent Ecevit, Türk parasını yeniden değer kazandırmak için başlatılan kampanyaya destek verdi. ‘‘Bir devletin parası, o devletin onurudur’’ diyen Ecevit, cuma hutbelerinde de TL'nin özendirilmesini istedi.

Ecevit, düzenlediği basın toplantısının tamamını, Türk parasını değer kazandırmaya ve yatırımları canlandırmaya yönelik tedbirlere ayırdı. Başbakan şu değerlendirmelerde bulundu:

TL KAMPANYASI SEVİNDİRİCİ:

Türk parasına yeniden değer kazandırmak ve dövize kaçışı önlemek için iş çevrelerinin bir kampanya açmış olmaları çok sevindiricidir. Bu kampanyaya halkımızdan da destek geleceğine inanıyorum. Zayıf paraya güçlü ekonomi kurulamaz. Paramıza yeniden saygınlık kazandırmak için zorlayıcı önlemlere de gerek yoktur. Alışverişde ve mali işlemlerde Türk parasına ağırlık vermek başlı başına etkili bir önlemdir.

NEDEN DEĞİL, SONUÇ:

Paramızın değer yitirişi ekonomideki sorunlarımızın nedeni değil, sonucudur. Onun için bir yandan Türk lirasına işlerlik ve saygınlık kazandırırken, bir yandan da reel ekonomiyi, üreten ekonomiyi, güçlendirme çabalarına hız kazandırmalıyız. Bu yönde etkili parasal politikalar uygulanmaya başlamıştır.

YASTIK ALTI OPERASYONU:

Yastık altındaki paraların değerlendirilmesi için de tedbirler alıyoruz. Aslında para politikamız büyük ölçüde bunu sağlamaya yöneliktir. Döviz ve altın birikimlerini yatırıma yöneltmek için elimizden geleni yapacağız. Sadece dışardaki vatandaşlarımızın değil, içerdeki vatandaşlarımızın birikimlerini değerlendirmek için her türlü kolaylığı ve çabayı sarfedeceğiz.

GENİŞ OLANAKLAR:

Sadece parasal politikalarla ekonomik sorular çözülemez. Aynı zamanda yatırımları artırmak ve kapanan işyerlerini yeniden canlandırmak gerekir. Bunun için gerek dış gerek iç kaynaklarımızı daha etkili olarak devreye sokmalıyız. Bu bakımdan elimizde geniş olanaklar vardır.

BAĞIŞ DEĞİL, YATIRIM:

Bu nedenle Hazine'nin elindeki taşınmazları hızla değerlendirmek için yasa çıkarttık. Doğal kaynaklarımızı da daha verimli olarak degerlendirmeye kararlıyız. Bir yandan da dış sermaye yatırımları önündeki bürokratik engelleri kaldırmak için hazırlık yapıyoruz. AB ülkelerinden bazılarında yurttaşlarımızın büyük birikimleri var. Üstelik binlerce yurttaşımız yurt dışında girişimcilik deneyimi kazanmıştır. Onları birikim ve deneyimlerini Türkiye'de değerlendirmeye çağırıyoruz. Yurt dışındaki yurttaşlarımızdan borç değil, bağış değil, yatırım bekliyoruz.

Kelepir şirket listesi çıkıyor

Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘kelepir şirket’’ listesinin çıkarılması için tüm valiliklere genelge gönderdiğini açıkladı. Ecevit'in bu konudaki sözleri de şöyle:‘‘Ben dün bütün valilere bir mektup göndererek, illerindeki kapanan veya üretimlerini kısmak zorunda kalan sanayi kuruluşları hakkında somut bilgiler istedim. Bu bilgileri Türkiye'de yatırım yapmayı düşünenlere sunacağız. Kapanan fabrikaları devralmak veya bunlarla ortaklık kurmak için o bilgilerden yararlanabilecekler.’’

Dinimizde para yığmak hoş değil

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, yastık altında tutulan tasarrufların ülke ekonomisine kazandırılması gerektiğini söyledi. Yılmaz, ‘‘Kuranıkerim'de de buna işaret eden ayetler vardır. Dinimizde para yığmak, biriktirmek hoş karşılanmamıştır. Dinimizde parayı çalıştırmak emredilmiştir’’ dedi.

Koçer: Kampanyaya destek verelim

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Nejat Koçer, Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) başlattığı döviz yerine TL ile alışveriş kampanyasına, ülkenin yarınlarına sahip çıkmayı vatandaşlık görevi olarak gören herkesin katkıda bulunması gerektiğini söyledi. Koçer, döviz yerine TL ile alışveriş kampanyasının ülke genelinde destek bulduğunu belirterek, ‘‘GSO olarak, TL'ye, yani ulusal para birimimize itibar kazandırmayı amaçlayan kampanyayı destekliyoruz’’ dedi.

TL'ye dönüş kampanyasının başarıya ulaşmasının, ülkedeki ekonomik krizin çözümü yolundaki en büyük adımlardan birisi olacağını kaydeden Koçer, ‘‘Herkesin TL ile alışveriş yapması halinde TL'ye yöneliş başlar, yastık altında bulunan ve azımsanmayacak kaynak ekonomiye kazandırılır, piyasalar canlanır, bu da dövizin gerçek değerine inmesini sağlar’’ diye konuştu.

Camide ‘liraya sahip çıkın’ hutbesi okunacak

Bazı meslek örgütleri ve çevrelerince Türk Lirası'na değer kazandırmak amacıyla başlatılan ve Başbakan Bülent Ecevit'in de destek verdiği kampanyaya bir destek de Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan geldi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Türk Lirası'na sahip çıkılması için hutbe hazırladıklarını bildirdi.

Mehmet Nuri Yılmaz, Din İşleri Yüksek Kurulu'nca hazırlanan hutbenin, 1 Eylül Cuma günü bütün camilerde okunacağını söyledi. Türkiye'nin ekonomik açıdan zor günler geçirdiğini kaydeden Yılmaz, ‘‘Ancak ben inanıyorum ki, bu da en kısa sürede aşılacaktır. Geçmişte de böyle sıkıntılı günler oldu ve aşıldı. Yeterki, bu konuda birlik olalım. Birliğe ihtiyacımız var’’ dedi.

‘‘Ülke hepimizin ülkesi el birliğiyle bu sıkıntıları aşmaya çalışalım’’ çağrısında bulunan Yılmaz, şunları söyledi: ‘‘Bunun yolu, kendi paramıza sahip çıkmaktan geçer. Arz talep meselesi... Vatandaş dövize ilgi gösterince döviz yükseliyor, Türk parasının değeri düşüyor. Bundan kurtulmamız lazım. Dolara olan bu ilginin azalması gerek. Vatandaş aldığı maaşı veya kazandığı 3-5 kuruşu dolara yatırırsa elbette dolar yükselir. vatandaş dolarla sankikendini kurtarmış zannediyor. Bu, bir ülke meselesidir. Bireylerin kendini kurtarması birşey ifade etmez. Bireyin kendini kurtarma psikolojisi içine girmesi ülkeye yarardan çok zarar getirir. Çünkü ülke batarsa kimse kendini kurtaramaz. Ülke hepimizin ülkesi, paramızın değerlendirilmesine çalışmalıyız.’’

Vatandaşlardan yerli malı kullanmalarını da isteyen Mehmet Nuri Yılmaz, ‘‘Lüks ve israf, bir milleti yok etmeye yeter de artar bile. Bu lüks ve israftan millet olarak kurtulmamız lazım’’ dedi. Yerli malına değer verilmediğini ifade eden Yılmaz, Mahadma Gandhi'nin Hindistan'ın İstiklal mücadelesi sırasında izlediği politikanın örnek olmasını istedi. Yılmaz, ‘‘Bilgi çağında illa Gandhi gibi yaşayalım demek istemiyorum ama bu savurganlıktan kurtulmamız lazım’’ diye konuştu.
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle