E.T.'nin annesinden acılı babaya mektup

Güncelleme Tarihi:

E.T.nin annesinden acılı babaya mektup
Oluşturulma Tarihi: Ocak 25, 2002 02:02

Lara Falay olayıyla gündeme oturan kolejli intiharlarında kilit isim olarak geçen ve geçen yıldan beri Kanada'da yaşayan E.T'yi annesi ünlü tiyatrocu Leyla Tekül savundu.

Tekül, iki yıl önce intihar eden Alman Lisesi öğrencisi Ceylan Konuk'un babası Ali Oğuz Konuk'a e-maille bir mektup göndererek oğlu Efe'nin Ceylan'ı iki kez intihardan vazgeçirdiğini öne sürdü.

Ali Oğuz Konuk, Lara'nın babası Yosi Falay'la birlikte hazırladığı www.ceko.org web sitesinde Leyla Tekül'ün yolladığı mektubu yayınladı. Tekül'ün mektubu şöyle:

‘‘Sayın Ali Oğuz Konuk,

O'nu çocuğumdan ilk dinlediğimde, ‘yüzlerce yaşıtı arasında farklı, ilginç dünyası olan bir kız' demiştim. Çocuğumla chat'leşirken öyle ifadeleri oluyordu ki, o yaşta bir kızın olamazdı bu derinlikte bir fantazi dünyası. Sonra rahatsızlandığını duydum. Gıyabında hayran olduğum bu genç kızı, bir de annesinden dinledim. Hanımefendiyi de çok sevmiştim. Kızını olgunlukla değerlendirmeye çalışan, espri ve hayat dolu bir anneydi belli ki. Sonra okul bahçesinde gördüm Ceylan'ı. Tam tahmin ettiğim gibiydi. Çocuğuma ve çevremdeki birçok kişiye ‘Bir çocuğum daha olsa Ceylan olsun isterdim' diyordum...

GENÇLERE ÇAMUR ATMAYIN

Çocuğu rahatsız bir ebeveyn olma sıfatıyla kızınızın ilişkileri konusundaki hassasiyetinizi anlamak mümkün. Ancak asla geri getiremeyeceğiniz evladınızın acısını dindirmenin yolu, başka gençlere, sırf zeka düzeyi ve fantezi dünyaları kızınızınkine benziyor diye çamur atmak, sözde mahzurlu bulduğunuz yazışmaları daha birçok sorunlu gencin okumasına meydan vermek ne babalığa, ne de insanlığa yakışır...

Peki niye sustum? Suçu kabul etmek için mi? Hayır beyefendi. Sadece kızınızın size rağmen hálá çok sevdiğim o varlığın hatırasına sizin gibi saygısızlık ederek olayın uzamasına fırsat vermemek için sustum, sustuk. Konuşsaydık ne olurdu? Türkiye'nin en üst düzey psikiyatrlarıyla (ki bir tanesi hem çocuğumun doktoru, hem de kızınızın kurul raporunda imzası var!) yaptığımız istiarenin sonucu kamuoyuna açıklanır, bu travma sonrası eyleminizin, suçluluk duygusunun tetiklemesiyle ortaya çıkan patalojik rahatsızlığınızın delili olduğu gözler önüne serilirdi. Yani siz, hasta bir çocuğun daha da hasta ebeveyni olarak mimlenirdiniz. Yine üst düzey hukuk adamlarıyla yaptığımız istişareye göre, sizin mevcut kanuna göre kişilerin özel yaşantısını teşhir ile aşırı bir biçimde suçlanmanız ve maddi, manevi hasar görmeniz mümkündü.

Evladının kaybıyla cezanın en büyüğünü çektiğini varsaydığımız bir baba bunu haketmiyordu.

Ayrıca elimizde, (ben ve birkaç velide) kızınızın sizinle olan sorunlarına dair, belki sizin bile bilmediğiniz yazışmalar, şahsi konuşmalar mevcut. Meselá ilk çocukluk korkularının sizin bağırmanızla başlaması; siz Antalya'dan her geldiğinizde depresyona girmesi; tarafınızdan Antalya'ya çağrıldığında oraya gelmeye çekinme nedenleri vb.

İKİ KEZ KURTARDI

Hiç düşündünüz mü, acaba Ceylan, kendisine intihar fikrini aşıladığını iddia ettiğiniz çocuğumu o gün neden aramadı? Ceylan'ın, oğlum tarafından en az iki kez, şahitlerin de onaylayacağı vechile ölümden ve intihar fikrinden döndürüldüğünün kamuoyunca bilinmesini istemez miydim? (Ki bunun web sayfanızda da örnekleri var.) Öyleyse neden açıklamıyorum? Çünkü sizin, ölümden sonra bile özel dünyasına tecavüz etmekten çekinmediğiniz o çocuk benim için kendi çocuğum kadar özel.

TEŞHİRE SON VERİN

Hiç kimseye faydası olmayan bu tür eyleme, çocuğu mağdur edilen bir anne sıfatıyla benim de başlamamı, yani konuşmamı ve kendi kulvarım olan medyayı çocuğumun mağduriyetinden rant çıkarmak istercesine kullanmamı ister miydiniz? Herhalde istemezdiniz. O halde gereğini yapınız. Ve bu vicdansız teşhire (web sayfanızdan başlayarak) son veriniz. Çektiğimiz acılar yeter. Başımız sağolsun.’

Söz konusu veliler adına

Leyla Tekül
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!