GeriGündem Dünya basınından manşetler - 23 Kasım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünya basınından manşetler - 23 Kasım

Dünyada bugün öne çıkan manşetler:

NEW YORK TIMES: Gizli barış görüşmelerinde Taliban’ın büyük sahtekarlığı: Üst düzey Taliban liderinin kimliği belirsiz bir sahtekar olduğu ortaya çıktı

Aylardan beri Taliban ve Afgan yetkililer arasında yapılan gizli barış görüşmeleri için beslenen ümit, görüşmelerdeki kilit ismin bir sahtekar olmasının anlaşılmasıyla suya düştü.

 

Görüşmelerde en öne çıkan isim olan Taliban liderlerinden Molla Ahtar Muhammed Mansur’un, yapılan görüşmelerde onun kılığına girmiş biri tarafından temsil edildiği ortaya çıktı. Afgan yetkililer, casusluk kitaplarını aratmayacak gelişmenin ortaya çıkmasının ardından NATO aracılığıyla düzenlenen üst düzey görüşmelerin başarısız olduğunu belirtti.

 

Batılı bir diplomat ise “Mansur zannettiğimiz kişi, aslında o değildi. Ve biz ona yüklü miktarda para verdik” dedi. ABD’li yetkililer de geçtiğimiz gün yaptıkları açıklamada, Mansur zannettikleri kişinin aslında o olmadığının anlaşıldığını, hatta bu kişinin Taliban üyesi olup olmadığından bile emin olmadıklarını belirtti.

 

NATO ve Afgan yetkililer, kendilerini aldatan kişiyle üç görüşme yaptıklarını, bu kişinin Taliban liderlerinin sığınağı görevi gören Pakistan’dan geldiğini ifade etti. Sahte Taliban lideri sadece NATO ve Afgan yetkilileri aldatmakla kalmadı ve hava yoluyla getirildiği başkanlık sarayında Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’yle de görüştü.

 

Ortaya çıkarılan büyük sahtekarlık, dokuz yıldan beri süren savaşı sona erdirmek için uğraşan Afgan ve ABD’li yetkililerin içinde bulundukları tuhaf durumu gözler önüne serdi. Çok sayıda Taliban liderinin, yerel hükümetin desteğiyle Pakistan’da saklandığı tahmin edilirken, aynı zamanda milyarlarca dolar ABD yardımı aldıkları da düşünülüyor.

 

Dahası, birçoğu okuryazar olmayan dini liderlerden oluşan Taliban’ın lider kadrosundaki birçok kişinin yüzleri NATO ve Afgan yetkililer tarafından bilinmiyor. ABD’li yetkililer Molla Muhammed Ömer’in ardından Taliban’ın ikinci ismi olan Mansur’dan, Kandahar’da düzenlenen üçüncü ve son görüşmede fazlasıyla şüphelendiklerini ancak gerçek kimliğini anlayamadıklarını belirtti.

 

WASHINGTON POST: Kuzey Kore’den nükleer silah programında vazgeçme önerisi

Kuzey Kore yönetimi, geçtiğimiz hafta ülkeyi ziyaret eden ABD’li uzmanlara, ABD’nin Kim Jong Il hükümetine karşı hiçbir düşmanca tavır almaması halinde nükleer silah programlarından birini kaldıracağını belirtti.

 

ABD Sosyal Bilim Araştırma Konseyi’nin, Kuzeydoğu Asya İşbirliği Güvenliği Projesi’nde yer alam Leon Sigal, Pyongyang yönetiminin, plütonyum içerikli nükleer silah üretiminde kullanılan yakıt çubuklarının tümünü bir üçüncü dünya ülkesine aktaracaklarını söylediği ifade etti.

 

Pyongyang, bunun karşılığında ABD’nin iki ülke arasında Ekim 2007’de oluşturulan ortak bildiriye olan bağlılığını yinelemesini istedi. Söz konusu bildiride Washington, Pyongyang’a karşı düşmancı eğilimleri olmadığını beyan etmişti.

 

Obama yönetimi ise Kuzey Kore’nin nükleer programı hakkında yeni bilgilerin elde edildiği ve tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde bu teklife soğukkanlılıkla yaklaştı. Cumartesi günü Kuzey Kore’de bulunan ABD heyetinin üyelerinden Siegfried Hecker, Kuzey Koreli yetkililerin kendilerine uranyum zenginleştirme tesislerini gezdirdiklerini belirtmiş, Pyongyang aynı zamanda bir nükleer reaktör inşa ettiğini açıklamıştı.

 

Bir diğer sıcak gelişme, K.Kore’nin ABD’li yetkililere füze testlerine devam edeceklerini ve Washington, Pyongyang ile temaslarına devam etmezse üçüncü nükleer silah denemesini yapacaklarını üstü kapalı olarak belirtmesi. Sigal, “Kuzey Kore önerilerini her zaman bir dizi tehditle sunuyor. Ancak bu sefer alışılmadık bir şekilde net bir yaklaşım gösterdiler” yorumunu yaptı.

 

INDEPENDENT: İrlanda’daki karışıklık erken seçim kararı getirdi

Avrupa’nın 90 milyar euroluk yardım paketini kabul eden İrlanda Başbakanı Brian Cowen hükümetine bir darbe de koalisyon ortaklarından geldi. Geçtiğimiz gün geç saatlerde, Cowen, yeni bütçe kabul edilir edilmez erken seçime gidilmesi kararı almaya zorlandı.

 

Cowen’ın Finna Fail partisinin yıllardan beri iktidarda kalmasında büyük rol oynayan Yeşil Parti, koalisyondan desteğini çekerek Ocak ayında erken seçime gidilmesi kararını kabul ettirdi.

 

Yeşil Parti, Uluslararası Para Fonu (IMF), Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile yapılacak görüşmelerde belirlenecek yeni bütçenin kabulünün ardından, hükümette kalacaklarını belirtti.

 

Ana muhalefet partilerin de erken seçim talebini desteklemesi, Fianna Fail’in Ocak ayının sonrasını getiremeyeceğini neredeyse kesinleştirdi. Cowen’ın şu anki desteğinin yüzde 19 civarında olan partisinin yeniden seçilebilmesi mucizelere bağlı. Diğer yandan, IMF, ABD ve ECB ise 15 milyar euro tasarruf sağlamak için geniş çaplı harcama kısıtlamaları ve yeni vergiler üzerindeki çalışmasını sürdürüyor.

 

JERUSALEM POST: İran bir kez daha Stuxnet ile boğuşuyor

AP haber ajansına konuşan yetkililer, İran’ın nükleer programında çok büyük teknik sorunlarla mücadele ettiğini ve binlerce santrifüjünün kapatılmak zorunda kalındığını belirtti. Yaşanan sorunların arkasında, son aylarda İran’ın nükleer tesislerini hedef aldığı düşünülen Stuxnet kötü amaçlı yazılımının bulunduğundan şüpheleniliyor.


Diplomatlar, İran’ın karşılaştığı durum hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmadıklarını ancak uranyum zenginleştirme programında kullanılan birçok makinenin devre dışı bırakıldığını ifade etti.


Gözlerin Stuxnet’e çevrilmesinin nedeni ise İran’ın çok sayıda santrijünde sorun yaşanması. Uzmanlar, kötü amaçlı yazılımın santrifüjlerdeki motorların dönüş hızını bozduğunu düşünüyor. Motor dönüş hızında yaşanan ani arızalanmalar, hiç onarılamayacak hasarlara neden olabiliyor.

Stuxnet kötü amaçlı yazılımının arkasında kimin olduğu bilinmiyor ancak, şüpheler İsrail’in yazılımdan sorumlu olabileceğine yönelik. İran nükleer uzmanı David Albright, çok sayıda santrifüjün neden arızalanmasının nedenini kesin olarak söylemeyeceklerini ancak Stuxnet’in bunu yapabileceğini belirtti.

 

REUTERS: Putin ve Wen gaz fiyatlarını tartışmak için bir araya geliyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çinli meslektaşı Wen Jiabao ile bugün bir araya gelerek, uzun süreden beri üzerinde anlaşma sağlanamayan doğalgaz fiyatları konusunu değerlendirecek.

 

Dünyanın en büyük enerji ihracatçısı Rusya, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sattığı petrol, doğalgaz ve metallerin fiyatını artırmak istiyor. Ancak doğalgaz fiyatları üzerinde yaşanan anlaşmazlık, Çin’e uzanan bir boru hattının inşa edilmesinin önüne geçiyor.

 

Rusya, doğalgaz devi Gazprom’un Avrupalı müşterileri için belirlediği fiyatı Çin’e uygulamak istiyor. Ancak 1,000 metre küp başına 100 dolar teklifini kabul etmek istemeyen Çin, tedarikçisinden indirim yapmasını bekliyor.

 

Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, doğalgaz fiyatları konusunda bir uzlaşmadan bahsetmek için henüz çok erken olduğunu söylerken, Putin’in ziyareti esnasında petrol tedarikinden sınır konularına kadar 11 anlaşma imzalanacağını açıkladı.

 

Gelecek 10 yıl içinde Çin’in doğalgaz ihtiyacını sağlamak isteyen Moskova, diğer yandan Orta Asya’nın zengin doğalgaz yataklarına sahip olan Türkmenistan ve Özbekistan’ı Çin’e kaptırmamak derdinde. Putin hedefi, Doğu Sibirya ve Pasifik Okyanusu (VSTO) boru hattı üzerinden gelecek yıl Çin’de ham petrol araması başlatacak olan Rusya, doğalgaz fiyatları sorununu aşıp Pekin’e ilk doğalgaz boru hattını inşa etmek.

ASSOCIATED PRESS: ABD’li yolculara vücut tarama cihazı boykotu uyarısı

ABD Ulaşım Güvenlik Kurumu (TSA) başkanı John Pistole, Şükran Günü tatili için havaalanlarına akın edecek olan yolculara, vücudu çıplak gösteren tarama cihazlarını boykot etmemeleri çağrısı yaptı. Pistole, güvenlik kontrolü sırasında oluşacak kuyrukların, insanların “sevdiklerinden uzak kalmalarından başka bir şeye yaramayacağını” belirtti.

 

Pistole aynı zamanda geçtiğimiz yıl Noel günü Detroit uçağını havaya uçurmaya çalışan Nijeryalı Ömerfaruk Abdulmuttalib’in bombalama girişimi hatırlattı. Boykot çağrılarına rağmen, Pazartesi günü havaalanlarında tarama cihazlarına girmeyi reddeden kişi sayısı beklendiği kadar çok olmadı. Taramaya girmeyi reddedenler, elle kontrole maruz kalıyor.

 

Yetkililer, internet üzerinden Çarşamba günü ülke çağında boykot çağrısı yapan “National Opt-Out Day” hareketinin fazla başarılı olamayacağını düşünüyor. Birçok yolcu tam vücut taramasına olumlu bakmasa da, elle üzerlerinin aranmasını istemiyor. TSA, 1 Kasım’dan bu yana 1.34 milyon kişini vücut tarama cihazlarından geçtiğini açıkladı. O tarihten bu yana havaalanlarını kullanan yolcuların sadece yüzde 3’ü elle üzerlerini kontrol edilmesini kabul etti.

 

CNN: Keşif robotu Yeni Zelanda madeninde arızalandı

Yeni Zelanda’daki madende mahsur kalan 29 madencinin yerini tespit etmek için madene gönderilen keşif robotunun arıza yaptığı belirtildi. Gelişme üzerine madenci yakınlarının öfkesi artarken, yetkililer robotun madeninin 550 metre derinliğinde arızalandığını ifade etti.

 

Polis, ABD veya Avustralya’dan yeni bir keşif robotu getirileceğini belirtti. Cuma günü yaşanan patlamanın ardından yeraltında mahsur kalan 29 madenciden hiçbir haber alınamazken, kurtarma ekipleri mahsur kalan işçilere ulaşmak için bir tünel kazmaya çalışıyor. Öte yandan, madenin içinde biriken zehirli gazların kurtarma ekiplerinin içeri girmesine engel oluşturduğu belirtiliyor.

 

Polis, kurtarma çalışmalarında ilerleme kaydedilememesiyle öfkesi giderek artan madenci yakınlarını anladıklarını ancak ümitlerin henüz yok olmadığını belirtti. Madeni işleten Pike River Coal şirketinin başkanı Peter Whittall ise madenci ailelerinin “büyük stres altında olduklarını ve çok büyük bir mücadele verdiklerini” söyledi.

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle