GeriGündem DTP'ye kapatma davası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    193
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

DTP'ye kapatma davası

DTP'ye kapatma davası
refid:7703826 ilişkili resim dosyası

Yargıtay Başsavcılığı DTP hakkında kapatma davası açtı. Davaya bakacak Anayasa Mahkemesi'nin 7 üyesi talebi olmulu karşılarsa parti kapatılacak. Bu süre zarfında dosyada adı geçenler seçimlere katılmayacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP), kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.

Başsavcılık, davanın iddianamesini Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, bir siyasi partinin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne açılan davalarda, “ceza davası” prosedürü izleniyor.

Bu aşamadan sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, raportör görevlendirecek.

AKAN KAN DURACAKSA
BİZ KAPATIRIZ

DTP Grup Başkan Vekili Selahatin Demirtaş, Yargıtay'da partilerinin kapatılması istemiyle dava açılmasına tepki gösterdi. Demirtaş, “Parti kapatma sorunu çözecek en azından akan kanın durdurulmasını sağlayacaksa bizi tatmin etsinler. Partimizi, kendimiz feshedip Meclis'ten ayrılacağız” dedi.
Diyarbakır’da bulunan DTP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, Yargıtay Başsavcılığının DTP’nin kapatılması ile ilgili açtığı dava hakkında DHA muhabirinin sorularını yanıtladı. Demirtaş, partilerinin kapatılması için açılan davanın büyük bir talihsizlik olduğunu, kapatılma davası açılmasının bile partilerini tek başına kriminal hale getirmeye yeterli olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Partimiz kapatılmasa bile davanın açılması sonucunda kriminal hale getirilmesi yeterlidir. Yargıtay Başsavcısı veya partimizin kapatılmasını isteyen kesimler gelsinler bizi ikna etsinler. Parti kapatma sorunu çözecek, en azından akan kanın durdurulmasını sağlayacaksa, bizi tatmin etsinler. Partimizi, kendimiz feshedip Meclis'ten ayrılacağız. Yeter ki faydalı olacağına bizi inandırsınlar. Ötesinde çok iyi düşünmek lazımdır. Partinin kapatılması kime yarar kime zarar getirir, iyi düşünmek lazımdır.”
DTP Grup Başkan Vekili Demirtaş, parti kapatma davasının açılmasının pozitif bir uygulama olmadığınıda ifade ederek, “Türkiye açısından pozitif bir uygulama değil. Çok parti kapattı Türkiye. Türkiye kapatılan partiler mezarlığına dönüştü. Kaybeden bu partiler olmadı diye düşünüyorum” diye konuştu.
Ferit ASLAN/DİYARBAKIR, (DHA)

Anayasa Mahkemesi Heyeti, raportörün ilk inceleme raporundan sonra başvuruda bir eksiklik olup olmadığına bakacak. Herhangi bir eksiklik bulunmazsa “tensip tutanağı' hazırlanacak. Bu tutanakta kapatma davası sürecinde izlenecek yöntem belirlenecek. Bu yöntem ile birlikte iddianame ön savunmanın verilmesi için DTP'ye gönderilecek.

DTP, yasal bir aylık süre içinde ön savunmasını vermesi gerekiyor. Bu sürenin uzatılması için yapılabilecek başvuruyu Anayasa Mahkemesi karara bağlayacak. Ön savunmanın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş DTP'ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, DTP yetkilileri de sözlü savunma yapacaklar. Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse davalı DTP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç bir toplantı günü belirleyecek, üyeler belirlenen günde biraya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.

DTP hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak.

Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

Anayasa'da son yapılan değişiklikle bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi'nin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.

HESAPLARA DA BLOKE İSTENDİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, DTP'nin “eylemlerinin ve üyelerinin beyanlarının 'devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne” aykırılık oluşturduğu, bu nitelikteki fiillerin partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği, bu durumun partinin büyük kongre, genel başkan, merkez karar ve yönetim organlarınca açıkça benimsendiği gibi bu fiillerin doğrudan doğruya parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği nedeniyle söz konusu fiillerin odağı haline geldiğinin belirlendiğine işaret etti.

KARAR ORTALAMA
3 YIL SÜRÜYOR 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın Siyasi Partiler Yasası’na ve Anayasa’ya aykırı eylemleri dolayısıyla ‘kapatılması’nı talep ettiği Demokratik Toplum Partisi (DTP) ile ilgili davanın ortalama 1 ile 3 yıl arasında sonuçlanması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi önceki kapatma davalarında kararlarını engeç üç yılda veriyor.

Başsavcı Yalçınkaya’nın açtığı davaya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’nde raportör görevlendirilecek. Raportör, kapatma davasına ilişkin başvuruda bir eksiklik olup olmadığını inceleyecek. Daha sonra hazırlayacağı ilk inceleme raporunu Anayasa Mahkemesi üyelerine sunacak. Mahkeme heyeti davanın kabul edilip edilmemesini karara bağlayacak. Raportörün hazırlayacağı ‘tensip tutanağı’ sonrası, savunma yapması için DTP’ye yazı yazılacak.

Bir aylık süre içerisinde, savunma yapması beklenen DTP, ek süre talebinde de bulanabilecek. DTP'ye savunma yapması için ek süre verilip verilmeyeceğine de yine Anayasa Mahkemesi karar verecek. DTP'nin savunmasının alınmasının ardından Başsavcı Yalçınkaya sözlü açıklamalarda bulanabilecek. Dava sürecinde hem DTP hem de Başsavcı Yalçınkaya ek deliller sunma hakkına sahip olacak.

Raportör, kapatma davasına ilişkin şahsi görüşünü de yazdıktan sonra hazırladığı raporu 11 üyeli Anayasa Mahkemesi Başkanlığına sunacak. Raportörün raporunun okunmasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın belirleyeceği bir tarihte kapatma davası esastan görüşülmeye başlanacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, yaptığı basın açıklamasında, siyasi partilerin tüzük ve programları ile beyan ve eylemlerinin, Anayasa ve yasalarda belirtilen ilke ve hükümlere uygun olmak zorunda olduğunu vurguladı.

Uyulması zorunlu olan ve yaptırım içeren bu ilke ve hükümlerin temel yasalarda herkesçe erişilebilir, bilinebilir, anlaşılabilir, öngörülebilir, açık ve kesin ifadeler içermesi ve ilan edilmesi nedeniyle bilinmesi ve uyulması gerektiği kanısının, ulusun ve yasayı uygulayanların siyasi partilerden beklentisi olduğunu kaydeden Yalçınkaya, şöyle devam etti:

“Siyasi Partiler Yasası'nın, siyasi partilerle ilgili yasaklar başlıklı dördüncü kısmının ikinci bölümü milli devlet niteliğinin korunması kapsamında 'bağımsızlığın korunmasına, devletin tekliğinin korunmasına, azınlık yaratılmasının önlenmesine, bölgecilik ve ırkçılık yasağına, eşitlik ilkesinin korunmasına' yönelik yasaklamaları göstermiştir.

Bu bağlamda, siyasi partilerin tüzük ve programları ile beyan ve eylemleri; devletin bağımsızlığına ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine millet egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bağımsız ve yansız bir kurum olarak Anayasa ve yasaların verdiği görev ve yetki çerçevesinde siyasi partilerin tüzük, program ve eylemlerinin denetlenmesi işlemini sürekli ve etkin bir biçimde hiçbir etki altında kalmaksızın ve parti ayrımı gözetmeksizin nesnel bir şekilde yerine getirmektedir.

Başsavcılığımızca, Anayasa'nın 68. maddesinde düzenlenen siyasi partilerin uyması gereken yasaklar yönünden Demokratik Toplum Partisi (DTP) hakkında yapılan inceleme sonucunda:

Anılan partinin eylemlerinin ve üyelerinin beyanlarının 'devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne' aykırılık oluşturduğu, bu nitelikteki fiillerin partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği, bu durumun partinin büyük kongre, genel başkan, merkez karar ve yönetim organlarınca açıkça benimsendiği gibi, bu fiillerin doğrudan doğruya parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği nedeniyle söz konusu fiillerin odağı haline geldiği belirlendiğinden kapatılması için yetkili ve görevli olan Anayasa Mahkemesine, Anayasa'nın 69. maddesi gereğince 16 Kasım 2007 tarihinde dava açılmıştır.

Siyasi partinin kapatılmasına, beyan ve faaliyetleri ile neden olan üyelerinin Anayasa'nın 69/9 ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 95. maddeleri uyarınca kapatılmaya ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasından itibaren 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, yöneticisi, deneticisi ve üyesi olamayacaklarına, Demokratik Toplum Partisi dava süresince yapılacak seçimlere katılamayacağına, Dava tarihinde, parti bünyesinde, üye, yönetici, belediye başkanı ve milletvekili olarak görev alanların bir başka siyasi parti listesinden veya bağımsız olarak dava süresince seçimlere katılamayacağına, Davalı partiye ödenebilecek hazine yardımlarının banka hesabında blokesine, davalı partinin üye kayıtlarının durdurulmasına, karar verilmesi de talep edilmiştir.

'ÇOK KAYGILIYIZ'

Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz, DTP’nin kapatılması için dava açılmasına tepki gösterdi. Cuntz, “Türkiye’de bir siyasi partinin faaliyet özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik herhangi bir girişimi büyük kaygı ile izliyoruz. Türkiye’nin AB yolu, demokratik siyasi partilerin özgürlüğünün garantilenmesini de içeriyor” dedi.

Büyükelçi Cuntz, yaptığı açıklamada DTP’nin demokratik bir biçimde seçildiğini ve Güneydoğu’da AKP’den sonra ikinci büyük parti olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Bir yandan DTP’yi PKK ile arasında mesafe koymaya ve PKK’dan silahları bırakmayı talep etmeye çağırdık. Diğer yandan da, Türkiye’de bir siyasi partinin faaliyet özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik herhangi bir girişimi büyük kaygı ile izliyoruz. Türkiye’nin AB yolu, demokratik siyasi partilerin özgürlüğünün garantilenmesini de içeriyor.”

Alman Büyükelçi, Güneydoğu’da güvenlik ve istikrarın artırılabilmesi için Türk hükümetince de uygulanan, daha çok “ekonomik, sosyal ve güven artırıcı” önlemlere ihtiyacın olduğunu belirterek “DTP bu çabalarda rol oynayabilmeli” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sıfatının özünü oluşturan Cumhuriyet'i ve Cumhuriyet'in temel ilkelerini, bu doğrultuda ulusun egemenliğini ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ve laikliği koruma ve yaşatma konusundaki yetki ve görevini her zaman olduğu gibi büyük bir özen ve özveri içerisinde yerine getirmeye devam edecektir.”

İŞTE SİYASİ YASAK İSTENENLER       

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, DTP'nin kapatılması istemiyle açtığı davada, “beyan ve faaliyetleriyle partinin kapatılmasına neden olan” 8'i milletvekili 221 DTP'li hakkında 5 yıl süreyle siyasi yasak getirilmesini istedi. Anayasa Mahkemesi, DTP'nin kapatılmasına karar vermesi halinde 8 DTP'linin milletvekilliği düşecek.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın yaptığı basın açıklamasına göre, DTP'nin kapatılması istemiyle açılan davada, Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası (SPY) uyarınca “beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan” 221 parti üyesi 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, yöneticisi denetçisi ve üyesi olamayacak.

DTP'nin kapatılması halinde, Mardin milletvekili Ahmet Türk, Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Van milletvekili Fatma Kurtulan, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Siirt milletvekili Osman Özçelik, İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncer, Diyarbakır milletvekili Selahattin Demirtaş ve Şırnak milletvekili Sevahir Bayındır'a 5 yıl süreyle siyasi yasak gelecek ve milletvekilliği de düşecek.

DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile görevinden istifa eden Hakkari Belediye Başkanı Metin Tekçe, kapatılan DEP'in eski milletvekilleri, Sedat Yurttaş, Mahmut Alınak, Leyla Zana, Hatip Dicle ve Selim Sadak için siyasi yasak isteniyor.

Başsavcılığın siyasi yasak istediği diğer DTP'liler şöyle:

“Aydın Budak, Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Abdurrahim Bilen, Ahmet Aka, Ahmet Ay, Ahmet Aydın, Ahmet Cengiz, Ahmet Narım, Ahmet Özbay, Ahmet Yalçıntaş, Akif Hamitoğlu, Alaattin Ege, Alaattin Enül, Ali Aslan, Ali Bozan, Ali Gün, Ali Sever, Arif Yayla, Aslan Kızıl, Ayfer Ekin,

Ayhan Karabulut, Aynur Coşkun, Ayşe Arslan, Azize Yağız, Bahar

Yeşilyurt, Bayram Bozan, Bedirhan Aklan, Bedri Arslan, Bedir Fırat, Behçet Tunç, Beşir Bekle, Burak Avcı, Burhan Yürek, Büro Görmez, Cafer Selçuk, Cemal Coşgun, Cemal Kuhak, Cemalettin Padir, Çiçek Arıç, Çimen Işık, Deniz Yeşilyurt, Dicle Manap, Doğan Erbaş, Emin Uslu, Emral Dağdelen, Erdoğan Karaca, Ethem Şahin, Eyüphan Aksu, Ezgi Dursun, Faysal Yaçan, Fehime Ete, Ferdi Sönmez, Ferhan Türk, Ferit Datlı, Fettah Dadaş, Fevzi Kara, Fuat Arslan, Funda Apak, Gülhanım Doğan, Gürü Toprak, Hacer Taşarsu, Hacı Özbay, Hacı Üzen, Halil Adıgüzel, Halil İmrek, Halis Yurtsever, Halit Kahraman, Halit Taşçı, Hatice Adıbelli, Hazal Aras, Hediye Tekin, Hilmi Aydoğdu, Hilmi Karaoğlan, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Çalışçı, Hüseyin Kalkan, Hüseyin Şahin, Hüseyin Yılmaz, Hüsnü Koyuncu, İbrahim Erkul, İbrahim Halil Parıldar, İbrahim Sunkur, İhsan Güler, İlhan Öymen, İsmet Aras, İzzet Belge, Kemal Aktaş, Kemal Çağlan, Kenan Demir, Kudret Ecer, Lezgin Bingöl, Lezgin Örnek, Lütfi Dağ, Mahmut Aydıncı, Mahmut Güngör, Mahmut Kayar, Medeni Kırıcı, Mehmet Ali Öcalan, Mehmet Ali Yaman, Mehmet Ayas, Mehmet Bayraktar, Mehmet Cevat İnce, Mehmet Emin Acar, Mehmet Emin Yanardağ, Mehmet Emin Yıldız, Mehmet Faik Taşkın, Mehmet İnsan, Mehmet Kodaman, Mehmet Latif Alp, Mehmet Muhti Aslan, Mehmet Sait Şaşmaz, Mehmet Salih Duran, Mehmet Salih Koca, Mehmet Salim Sağlam, Mehmet Sefa Güngör, Mehmet Şakar, Mehmet Şirin Karademir, Mehmet Şirin Tetik, Mehmet Tilki, Mehmet Topçu, Mehmet Tusun, Mehmet Veysi Dilekçi, Mehmet Yaşik, Mehmet Zeki Doğru, Meliha Varışlı, Menderes Öner, Merak Kurum, Mikail Varhan, Muhlis Altun, Murat Avcı, Murat Daş, Murat Öztürk, Musa Farisoğulları, Mustafa Atmaca, Mustafa Eraslan, Mustafa Tuç, Müslüm Kılıç, Nayif Coşkun, Nazahat Kaya, Nazime Ceren Salmanoğlu, Necdet Atalay, Nedim Taş, Nimet Özalp, Nizamettin Öztürk, Nuray Kılıç, Nusrat Akın, Onur Geldi, Orhan Miroğlu, Orhan Tunç, Osman Akkoyun, Osman İbek, Osman Taşdemir, Ömer Aşgakara, Ömer Yılmaz, Özgür Söylemez, Pakize Ukşul, Pelgüzar Kaygısız, Pınar Uzun, Ramazan Özmen, Resul Atay, Sabri Çelebi, Sabriye Burumtekin, Salih Karaaslan, Saniye Turhan, Sara Aktaş, Sebahattin Işık, Sebahattin Suvağcı, Selim Engin, Selma Irmak, Selma Söker, Serhat Ölmez, Seydi Ahmet Öcalan, Seyithan Kırar, Sırrı Keleş, Sıtkı Adsız, Sibel Öz, Sihem Akyüz, Sima Dorak, Sinan Uğur, Sultan Uğraş, Suna Akkuş, Süleyman Kılıç, Şaban Yılmaz, Şakir Acar, Şükrü Binici, Tamer Temel, Taylan Gürel, Tuncer Bakırhan, Türkan Yüksel, Uğur Saraç, Vakkas Dalkılıç, Veli Aramaz, Yakup Aslan, Yıldız Aktaş, Yıldız Bahçeci, Yusuf Kaya, Yusuf Tokdemir, Yüksel İğdeli, Zahide Besin, Zeki Aslan, Zeynep Doğan, Zeynep Karaman, Ziver Gümüş, Ziya Akdemir”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle