GeriGündem ‘Donörüm varken ölümü mü bekleyeyim’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Donörüm varken ölümü mü bekleyeyim’

‘Donörüm varken ölümü mü bekleyeyim’

- Akut karaciğer yetmezliği nedeniyle ocak ayından beri nakil için bekleyen 69 yaşındaki Ahmet Köse karaciğerini paylaşacak gönüllü donör buldu. Ancak akraba dışı donörden nakil için gerekli izin etik komisyonundan çıkmayınca bu şansını kaybetti. Köse bunun üzerine kararın iptali için İstanbul İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Yakın akrabaları arasında uygun verici çıkmadığını, 2 binden fazla hastanın beklediği karaciğer kadavra listesinden de umutlu olmadığını söyleyen Köse, “Vericim gönüllü. Onu kimse zorlamadı, işi gücü var. Şimdi ölümü mü bekleyeyim?” diyor. Başvuru dosyasına geçen yıl kan bağı olmayan Vatan Partili 33 yaşındaki Ahmet Şahin’in verdiği karaciğer nakledilen Yaşar Okuyan örneği de girdi.

ZONGULDAK’ta yaşayan ve emekli maden işçisi olan 69 yaşındaki Ahmet Köse’nin yaşamı geçen ocak ayında değişti. Karnında bir anda başlayan şişlik nedeniyle başvurduğu doktorlar durumun ciddiyeti karşısında İstanbul’a sevk etti. Hazırlıklar için gittiği evinde komaya girince de ambulansla İstanbul’a gönderildi. Bir aydan uzun süre yattığı ve bilincinin gidip geldiği hastanede karaciğerinde ağır yetmezlik geliştiği netleşti. Köse’nin çocuğu yoktu ama kardeşleri, yeğenleri gönüllüydü. Kardeşlerin tutmadı. Uyabilecek üç yeğeninden birinin karaciğeri küçük geldi, birininki çok yağlı bulundu, üçüncüsünün ise hayatının riske girebileceği söylendi. Kadavra listesine yazılan Köse’nin çok zamanı kalmamıştı. İlk müdahalelerden ve yaklaşık 1 aylık hastane yatışından sonra evine gönderildi.

ARKADAŞININ OĞLUNUN ARKADAŞI

‘Donörüm varken ölümü mü bekleyeyim’

Bir arkadaşının çok sevdiği ve büyüttüğü oğlu da Köse için çok üzülüyordu. Köse’nin çaresizliğini yine Zonguldaklı arkadaşı K.A. ile paylaştı. K.A.’nın (37) çok sevdiği kardeşi kısa süre önce ölmüştü. Birkaç kez Köse’yi de görmüştü. “Ben vereceğim ama önce araştırayım, bana zararlı bir şey mi bu?” dedi. Araştırdı, danıştı, karaciğerinden bir parçanın hasta için yeteceğini öğrendi. İstanbul’daki hastaneye giderek kan verdi. Yapılan testler uygun donör olduğunu gösteriyordu.
Canlıdan organ nakillerinde, alıcı ile vericinin dördüncü dereye kadar akraba olması şartı aranıyor. Eğer verici yani donör akraba değilse etik kurul kararı şartı aranıyor. Etik kurulda alıcı ile vericinin tanıştıklarını belgelemeleri gerekiyor. Köse de akraba dışı donörden karaciğer nakli olması için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Akraba Dışı Canlıdan Organ Nakli Başvuru Değerlendirme Etik Komisyonu’na başvurdu. Köse ve K.A. ile ayrı ayrı görüşen etik komisyon, 10 Nisan’da, “Tarafların birbirleriyle organ bağışında bulunmayı sağlayacak düzeyde yakınlıklarını gösterir beyan ve kanıt sunamadıkları görülerek yönetmeliğin verdiği yetki çerçevesinde komisyon üyelerinde hasıl olan vicdani kanaate göre naklin etik açıdan uygun olmadığına karar verilmiştir” kararını aldı. Ahmet Köse ilacı olacak karaciğeri bulmuş ancak sağlığına kavuşması mevzuata takılmıştı.

KARARIN İPTALİ İÇİN BAŞVURDU

‘Donörüm varken ölümü mü bekleyeyim’

Bunun üzerine Köse, kararın iptali için İstanbul İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Avukatı Sunay Akyıldız şunları söyledi: “Donör nakil konusunda irade sahibi, gönüllü ve istekli. Komisyon kendisini yeterince dinlemeden haksız karar verdi. Kardeşini yakın zamanda kaybettiği için ölenin yakınlarının çektiği acıları bizzat yaşadı. Nakilden başka çaresi olmayan Ahmet Köse’ye insanlık adına iyilik yapmak istiyor. Karaciğerin kendini yenilediğini bilerek, tıbbi danışmalar yaparak bu kararı verdi. Eşine de anlattı ve onay aldı. Etik kurula bunu ayrıntılı anlatmak istemiş ancak üyeler gerekli imkân vermediği için kendini ifade bile edemedi. Karar müvekkilimin anayasal yaşam hakkını ihlal etmek ve ölüme terk etmek anlamına geliyor. Çünkü organ nakli dışında hiçbir tedavi imkânı kalmadı.”

‘DEVLET YAŞLA KURUYU AYIRSIN’

- Ahmet Köse: “Etik komisyon bana, donörün anne, babasının adını, ölen kardeşinin cenazesine katılıp katılmadığımı, eşi olup olmadığını sordu. Hiç yalan söylemeden cevaplar verdim. Yanıma eşiyle de geldiğini, ‘Karaciğerimden parça vereceğim, seni kurtaracağım’ dediğini anlattım. Devletim beni ölüme terk ediyorsa ona da razıyım. Ama etik kurul, bana ciğerinden bir parça verecek vatandaşı şüpheli buluyor, para karşılığında bağışladığını düşünüyorsa araştırsın. Hayatımla kumar oynanmasın. Benim zaten hiçbir şeye para verecek durumum yok. Devlet yaşla kuruyu ayırsın. Yaşar Okuyan’a tanınan ameliyat hakkının bana da verilmesini istiyorum. Netice itibarıyla bir can kurtarılıyor. Amatör balıkçıyım, kaç kişiyi boğulmaktan kurtardım. İnsanların hepsi kötü değil ki. Böyle yaşarken de korkum ölüm değil eşime, yakınlarıma yük olmak.”

 

‘ALLAH RAZI OLSUN DESİNLER YETER’

- Ahmet Köse’ye donör olan K.A. duygularını şöyle anlattı: Karaciğerimin parçasını bağışlarsam bana zararı olur mu diye çok araştırdım. Öğrendim ki karaciğer kendini yenileyen organmış. Kararımı sadece eşimle paylaştım, önce tereddüt etti sonra kabul. Anneme babama karşı çıkarlar diye söylemedim bile. Kendime bakan, sağlıklı, güçlü bir insanım. En kısa sürede atlatacağımı bildiğim için girdim bu yola. Ahmet Amca’nın da kalbi temizmiş. Etik komisyon çok üstüme geldi. Evlerimizin arasındaki mesafeyi, Ahmet Amca’nın sandalının boyunu vs. sordular. Ben maden işçisiyim, Ahmet Amca’nın ‘Allah razı olsun’ demesi yeter. Ben organını satacak bir adam değilim.”

 

YAŞAR OKUYAN ÖRNEĞİ

- Eski bakan Yaşar Okuyan, hiçbir akrabalık bağı olmayan Vatan Partili Ahmet Şahin’in (33) verdiği karaciğerle geçen yıl yaşama tutundu. Şahin 2007 yılında, ‘FETÖ’ kumpasıyla Kara Harp Okulu’ndan ayrılmak zorunda kalmıştı. Şahin, “Yaşar Okuyan o dönem hep yanımızda olmuştu, benim karaciğerim ona teşekkürüm oldu” demişti.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle