GeriGündem Diyarbakır'daki darbe girişimi davasının gerekçeli kararı açıklandı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Diyarbakır'daki darbe girişimi davasının gerekçeli kararı açıklandı

Diyarbakır'daki darbe girişimi davasının gerekçeli kararı açıklandı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin tutuklu yargılanan eski 2. Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı tümgeneral Atilla Darendeli, eski 8. Ana Jet Üssü Komutanı tuğgeneral Deniz Kartepe ve eski 2. Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Amiri kurmay albay Bülent Gürdoğan'ın, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığı davada gerekçeli karar açıklandı. 

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince Darendeli, Kartepe ve Gürdoğan'a verilen hapis cezasına ilişkin hazırlanan 347 sayfalık kararda, FETÖ/PDY hakkında detaylı bilgiye, sanıklar hakkındaki iddialara, savunmalara ve bazı tanık ifadelerine yer verildi.

Kararda, FETÖ/PDY'nin dini duyguları istismar etmek suretiyle güvenini kazandığı insanları yıllarca kendi kirli planları doğrultusunda kullandığı belirtildi. 
Terör örgütünün gerçek yüzünün anlaşılarak devletin bu yapıyla etkin bir mücadeleye başladığı bildirilen kararda, "Örgüt, mensuplarını yeni ihdas edilen kadrolara yerleştirmek bir yana, mevcut kadroları korumakta zorlandığı, tasfiye sürecine girdiği, ekonomik ve siyasi yönden zayıflayarak 'mağdur edebiyatı' stratejisi üstüne kurulu algı yönetiminden de bir sonuç alamayacağını anlaması üzerine 15 Temmuz'da başta İstanbul ve Ankara olmak üzere ülkenin birçok ilinde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde yuvalanan, aralarında generaller ve amirallerin de bulunduğu subay, astsubay, uzman er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler aracılığıyla, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak ve anayasal düzeni değiştirmek amacıyla saldırı gerçekleştirdi." değerlendirmesinde bulunuldu.

Kararda, darbe girişimine TSK'ye sızan FETÖ/PDY mensubu olan ve bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8 binin üzerinde askeri personelin katıldığı kaydedildi. 
Darbe girişiminde yaşananlara ilişkin kararda şu ifadeler kullanıldı:

"Darbe girişimi gecesi askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçak, 3 gemi, 37 helikopter, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silah kullanılmıştır. Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmıştır. Dönemin Başbakanının konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarda bulunulmuş, 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250 kişi öldürülmüş, 23'ü asker, 154'ü polis, 2 bin 558'i sivil toplam 2 bin 735 kişi yaralanmıştır." 

"DARBECİLERE AKTİF DESTEK VERDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR" 

Kararda, Darendeli'nin FETÖ/PDY'ye yönelik çalışmalar kapsamında örgüt mensuplarınca 2011-2013'te operasyonel hat kullanmak suretiyle hücresel haberleşme ağında "mahrem hizmetler" olarak adlandırılan yapılanmada yer aldığına dikkati çekildi.

Sözde yurtta sulh konseyince yayınlanan "harekat yıldırım" öncelik dereceli gizli mesaj formunda Darendeli'nin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı olarak atandığı anımsatılan kararda, eşi ile yaptığı görüşmede Ankara'nın plakasını yazarak etkili, havalı ve güzel yer olarak nitelendirdiğinin mesaja yansıdığı belirtildi.

Kararda, şu ifadeler yer aldı:

"FETÖ/PDY üyesi olduğu tespit edilen Darendeli darbe teşebbüsünün gerçekleştiği gece hava trafiğinin tüm askeri uçuşlara kapatılması nedeniyle uçamayan darbeci Semih Terzi ve yanında bulunan özel kuvvetlere ait askerlerin 2 CASA uçağıyla darbeye teşebbüse katılmak amacıyla Ankara'ya uçmalarını sağlamak için Gürdoğan ile görüştü. Bunun üzerine Gürdoğan da Darendeli'yi ikna etmesi amacıyla, Terzi ve yanındaki askerlerin uçmaması konusunda direnç gösteren eski 8. Ana Jet Üssü'ne vekaleten bakan Özkan Edip Akgülay ile görüştürdü. Görüşmede Darendeli'nin, Akgülay'ı ikna etmeye çalışmak suretiyle darbecilere aktif destek verdiği anlaşılmaktadır."

Darbe teşebbüsü sırasında 8. Ana Jet Üssü'nden mühimmat yüklü olan 6 F-16 savaş uçağının hava trafiğinin askeri uçuşlara kapalı olmasına ve buna ilişkin gerekli uyarıların kule tarafından defalarca yapılmasına rağmen 8 pilot tarafından gasbedildiği hatırlatılan kararda, uyarıları dikkate almayan pilotların girişimin karargahı niteliğindeki Akıncı Üssü'ne uçakları kaçırdıkları vurgulandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A YÖNELİK SUİKAST PLANI

Kararda, Kartepe'nin, FETÖ/PDY üyesi olarak darbe girişimine katılan diğer şüphelilerle hareket ettiği ve aktif olarak teşebbüste yer aldığı anlatıldı.

Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin davada tutuklu yargılanan eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreter Yardımcısı kurmay albay Ali Durmuş'un darbe teşebbüsünün Hava Kuvvetleri ayağının planlayıcılarından olduğu ifade edilen kararda, Durmuş'un, Kartepe ile yaptığı görüşmeye yer verilerek şunlar kaydedildi:

"Durmuş, yaptığı plan doğrultusunda darbe girişiminden 3 gün önce Diyarbakır'dan uçak gasbeden Eskişehir'de görevli pilotlardan Yavuz İstek'i arayıp, 'özel görev olduğunu' söyleyerek Diyarbakır'a gelmesini istemiştir. Talep doğrultusunda İstek, birliğinden izin alarak Diyarbakır'a gelmiştir. Durmuş'un ise darbe girişiminden bir gün önce Diyarbakır'a gelerek uçak gasbeden İstek ve İbrahim Yozgat ile Kartepe'nin evine giderek görüşme yaptıkları tespit edilmiştir. Görüşmede Durmuş, Kartepe'ye, 'Büyük bir kelle alacağız.' şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu sözden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikasta yönelik eylemden bahsedildiği anlaşılmıştır. Görüşmenin ardından Durmuş, uçak kaçıran şüphelilerle toplantı yapmıştır. Bu toplantıda darbeye teşebbüs girişimi ve 8. Ana Jet Üssü'nden gasbedilen savaş uçaklarının kalkışı planlanmıştır."

DARBEDEN BİR GÜN ÖNCE DİYARBAKIR'DAN LAZER POD ALMIŞ

Kararda, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a, alıkonulması sırasında "Sizi kanaat önderimiz (Fetullah Gülen) ile görüştürebiliriz." dediği aktarılan eski 4. Ana Jet Üs Komutanı Hava tuğgeneral Hakan Evrim'in, darbe girişiminden bir gün önce Diyarbakır'daki üsse gelerek, savaş uçağına takılan ve özellikle gece güdümlü mühimmatların hedeflenmesinde, işaretlenmesinde kullanılan lazer pod aldığı bildirildi. 
Kartepe'nin dijital materyal incelemeleri sonucunda alınan bilirkişi heyet raporuna da yer verilen kararda, şüphelinin bulunduğu WhatsApp grubundan darbeye destek mesajları atıldığı belirtildi.

Gerekçeli kararda tanık olarak ifadesine yer verilen C.B'nin, dayısının anlatımına göre Kartepe'nin orduda tutunabilmek için açık bir kadınla evlendiğini, ailesinin dindar olduğunun anlaşılmaması için katıldığı düğünlere başkasıyla gidip, bu kişiyi annesi olarak tanıttığını iddia etti.

Kararda, C.B'nin ifadesinden şunlar aktarıldı:

"Deniz Kartepe, rütbe aldıktan sonra Fetullah Gülen tarafından davet edildi. Fetullah Gülen, rütbeyi söküp, 'Bu size Peygamberinizin taktığı rütbedir, asıl rütbe budur.' diyerek rütbe takıyor, askerler ise Peygamberimizin övgüsünü kazandıklarını sanıp, seviniyor, cennete doğru ilerlediklerini sanıyor, Fetullah'ın onlara 'Sabredin kendinizi gizleyin, gün gelecek size 10 dakikalığına ihtiyaç duyulacak. 10 dakikada yapacağınız ile cenneti kazanacaksınız. Sizin 10 dakikada yapacağınız işe bütün ömrüm boyunca kıldığım namazlar feda olsun.' diyormuş."

Gürdoğan'da, aranan numaraların tespit edilmesini engelleyen 4 kartın bulunduğuna işaret edilen kararda, sanığın bu tür kartları bulundurması ve kullanmasındaki amacın yaptığı aramaları gizlemek olduğu sonucuna varıldığı anlatıldı.

Kararda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"FETÖ/PDY üyesi oldukları tespit edilen sanıkların ülkemizde 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya yönelik teşebbüse aktif olarak katıldıkları anlaşılmıştır. Sanıkların gerçekleştirdikleri eylemlerle suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunduğunun açık olması karşısında sanıkların fikri içtima hükümleri gereği eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek' suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir."

Kentte 20 Şubat'ta görülen karar duruşmasında, Darendeli, Kartepe ve Gürdoğan, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmış, tutukluluk hallerinin devamına hükmedilmişti. 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle