Gündem Haberleri

    Devlet garantisinin gerçek maliyeti

    John Kay
    06.12.2009 - 12:55 | Son Güncelleme:

    Devletlerin özel sektörden herhangi bir şirketin borç yükümlülüklerini üstlenmemesi için birçok neden var. Bu garantilerin maliyeti her zaman yüksek. Konu bankalar olduğundaysa maliyet çok daha yüksek olabiliyor.

    Financial Times köşe yazarlarından John Kay’in “The real cost to business of government guarantees” başlığıyla ele aldığı köşe yazısında, özel sektördeki şirketlere devlet garantisi sunmanın maliyetinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekerken, bu garantilere karşı üç temel tartışmanın olduğunu belirtiyor.

    Bunlardan ilki,  devlet garantisinin rekabete zarar vermesi. Garantileri alan şirketler, rakiplerinden çok daha iyi performanslar sergiliyor ancak başarılarının arkasındaki sebep, daha etkin olmalarından çok daha ucuz sermayeye erişebilmeleri.

     

    John Kay’a göre, ikinci tartışma, devletlerin işletmelerin karşılaşacağı riskleri azaltmasının daha fazla risk doğurması.

     

    Son sebep ise, müdahalelerinin riskle baş etmek için özel sektör girişimleri şeklinde gerçekleştirilmesi.

     

    Garantilerin doğrudan ya da dolaylı olmasının da farklı tartışmalar yarattığına değinen Kay, kimsenin neyin garanti altında olduğundan emin olmadığında, maliyetin çok daha yüksek olabileceğini söylüyor.

     

    KÖTÜ GARANTİLER KRİZİ GETİRDİ

    “Tam olarak tanımlanamayan garantiler, Fannie Mae ve Freddi Mac’in sonunu getirdi. Şirketler ne tam olarak özel şirket gibi hareket edebildi ne de kamu kurumu gibi çalıştı. Bu şekilde hem mortgage piyasasının hem de toptan satış piyasalarında rekabet avantajı yakaladı” diyen Kay, şirketlerin bu şekilde bilançolarını şişirip, ABD’li vergi mükelleflerini milyarlarca dolar ödemelerine neden olduklarını belirtiyor.

     

    Kay’a göre rekabet aksaklıkları geniş bir kapsamda ele alınabilir. İzlandalı bankalar 2007’de, İngiltere ve Almanya’daki küçük çaplı tasarrufçulara uygun en iyi faiz oranlarını sunuyordu.

     

    Kay, aynı avantajın şu anda dünya genelindeki büyük bankaların önemli operasyonlarında da kullanıldığına dikkat çekerek, akıllı mevduat sahiplerinin devlet garantileri olmaması durumunda, paralarını para sıkıntısı içindeki bu bankalarda değerlendireceğin söylüyor.

     

    Yaşanan bazı aksaklıkların çok ciddi olmadığını söyleyen Kay, “Batmayacak kadar büyük” kavramının güçlü bir engel olduğuna dikkat çekiyor. Kay sözlerine,  "Endüstriye yeni giren hiçbir şirket, batmayacak kadar büyük mantığıyla hareket etmediği için, aksaklıklara izin vermiyor” şeklinde devam ediyor.

     

    Kay'a göre, finansal hizmetlerde, risk mekanizması sektörün kendisi tarafından düzenleniyor. Bu kontrol ve sigortalama sistemi borsalarda merkezi anlaşmalar, karmaşık işlemlerin etkisini en fazla hisseden ticari şirketler ve diğer aracıların türevleriyle sağlanabilir. Hükümet garantilerinin riskleri artıkça, özel sektör hareketlerine daha az ihtiyaç olacağından, riskin önüne geçilebilir.

     

    Kay’a göre en etkili kontrol yöntemi ise tarafların anlaşma imzaladıkları şirketleri değerlendirmede gösterdiği hassasiyette yatıyor. 

     

    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı