GeriGündem 'Dertleri sadece isim değil'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    29
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Dertleri sadece isim değil'

'Dertleri sadece isim değil'

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) adından ‘Türk’ ve ‘Türkiye’ ifadesinin çıkarılması, üyelik zorunluluğunun kaldırılması gibi düzenlemeler siyasette de tartışmalara neden oldu. CHP, yapılmak istenenin sadece isim değişikliği olmadığını savundu. Görüşler özetle şöyle:

ANAYASAL GÜVENCE ALTINDA
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: “Yapılmaya çalışılan işin sadece ‘Türk’ ve ‘Türkiye’ adının çıkarılmasından ibaret olmadığı açıkça ortada. ‘Türk’ ve ‘Türkiye’ isimleri ne İbrahim Kalın’ın ne de Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi hükümetçe verildi. Bu kurumlar anayasal güvence ve kanun gereğince bu isimleri kullanıyor. Anayasal güvence altında olmalarına rağmen serbest olarak bu mesleği yapanların kayıt zorunluluğu kaldırılmak isteniyor. Anayasa’nın 135. maddesinden güç alan ve kendi kanunları olan meslek örgütlerinin gücünü elinden alarak, onları dernekçiklere dönüştürmek ve yandaş olanları desteklemeyi planlıyorlar. Meslek örgütlerini kapatmak yılların kazanımlarını ortadan kaldırır.”

AMAÇ REKABET
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı: “Meslek birliklerinin serbestleşmesi, insanların istediği meslek odasını seçebilmesi bir özgürlük meselesidir. Amaç, insanların birliklere ilişkin seçimine özgürlük getirmektedir. Bu, mesleki kuruluşların ilgili mesleğe ilişkin konularda daha fazla performans getirmesine yönelik bir rekabet doğuracaktır. Aynı alanda bir başka birliğin olmayışı, ilgili meslek grubunun meslekten insanların problemleri konusunda özel bir çaba göstermesini gerekli kılmıyor. Bu da meslek birliklerini bugün yaşadığımız olaylarda olduğu gibi aslında doğrudan meslekle ilgili olmayan belki politik ve ideolojik sahada değerlendirilebilecek tutumlara götürüyor.”

TAHAMMÜLSÜZLÜK
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder: “Karınca kanat takınca zevali yakın olur diye bir söz var. Hükümet öyle bir güvensizliğin içerisinde ki, bunu da o kadar belli ediyor ki en son TTB’ye dönük geliştirdiği şeyde bunu görüyoruz. Buradan çıkacak sonuç tahammülsüzlüğünün göstergesidir. Milliyetçiliği ırkçılık temeline oturtup kendi tekellerine almak istiyorlar.”

TÜRK OCAĞI'NDAN DA KALDIRACAK MISINIZ?
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok: “Atatürk’ün güzel, ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ sözünü kamu kurumlarından kaldırdılar, sonra geri adım atmak zorunda kaldılar. Şimdi, TTB’nin açıklamasını fırsat bilerek yine içindeki Türklüğe karşı olan kinlerini göstermeye başladılar. Soruyorum, TSK’nın önündeki Türk kelimesini de kaldıracak mısınız? Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini taşıyan birçok sivil toplum örgütü var, kamu yararına, örneğin Türk Ocağı’nın önündeki Türk kelimesini kaldıracak mısın? TTB’nin açıklamasına katılırsın katılmazsın, eleştirirsin, ama şimdi hastanelerde yanlışlıklar oluyor, okulları bitirdiniz; okulları, hastaneleri de mi kapatacaksınız?”


KULİS: AK PARTİ'DE ZAMANLAMA ENDİŞESİ
AK Parti, birliklerle ilgili yasa çalışmasını sürdürürken parti içinde, bunun, dünya örnekleri dikkate alınarak, doğru zamanlamayla yapılması gerektiğine ilişkin tartışmalar başladı. Edinilen bilgiye göre, konu önceki gün AK Parti’de yapılan toplantıda da gündem oldu. Partinin bu konuda yapacağı açıklamalarda ortak bir dil kullanılması konusunda tavır geliştirilirken, 40 kadar kurumun isminin önünde Türk-Türkiye ifadesinin bulunduğu, ‘tek tek’ değişiklik yapılmasının ‘cezalandırma’ olarak anlaşılacağı değerlendirildi. Bu sistemin yanlış ve eksikliklerinin giderilmesi için ayrı bir yasa çalışması yapıldığı, meslek mensuplarına tek bir birlik yerine, birden fazla seçenek yaratılmasının doğru olacağı, bunun için de dünya örneklerinin incelendiği dile getirildi. Toplantıda, bu yasal düzenlemeyle ilgili çalışma yapılmadan, konunun tartışılmasının yanlış olduğu, özellikle bu dönemde bu tartışmanın zamanlamasının doğru olmadığı ifade edildi.

Dertleri sadece isim değil

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle