Demokrat bir halk adamıydı

Güncelleme Tarihi:

Demokrat bir halk adamıydı
Oluşturulma Tarihi: Aralık 08, 2016 23:09

“Kasıma kadar İsmet Abi” sözüyle tarihe geçen İsmet Sezgin’in siyasi maratonu, 27 Mayıs 1960 darbesinden önce belediye başkanlığıyla başlamıştı. Darbenin ardından tutuklandığında ‘istifa’ talebine direnmemesi için askerler eşi Saadet Hanım’ı aracı göndermişti. Ancak eşi kendisine baskı yapmak yerine “İstifa edersen seni boşarım” demişti.

Haberin Devamı

Merhum Başbakan Adnan Menderes’in sevgisi kadar güvenini de genç yaşta kazanmıştı. Öyle ki, Menderes, memleketi Aydın’ın belediye başkanlığını henüz 27 yaşındaki bu genç adama emanet etmişti. Uzun süredir tedavi gördüğü GATA’da önceki gün 88 yaşında hayata veda eden İsmet Sezgin’in, yarım asırlık uzun siyasi yaşamının bu ilk önemli görevi 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine kadar sürdü. Askerin yönetime el koymasının ardından tutuklanan Sezgin’den belediye başkanlığını bırakması istendi. İstifaya direnince de kendisine sürpriz bir aracı gönderildi. İsmet Sezgin’in anlatımıyla bu aracı, o tarihlerde genç bir matematik öğretmeni olan eşi Saadet Hanım’dı:

“O zaman Garnizon Komutanıyla falan aram iyi, beni kurtarmak istiyorlar. İstifa edersem bırakılacağımı söylüyorlar. Ama benim istifaya niyetim olmadığı için de eşimi bana gönderip baskı yapmaya çalışıyorlar. Ama Saadet Hanım gelip bana, ‘İstifa edersen seni boşarım’ dedi.”

Haberin Devamı

Demokrat bir halk adamıydı

Bu anıyı Hürriyet ile paylaşan Hüsamettin Cindoruk, “Zaten bu İsmet Abi’nin yapamayacağı bir şeydi, yanından bile geçmezdi, eşi de öyle mert, değerli bir hanımefendiydi. Bu olayı bize neşeyle anlatırdı” dedi ve şunları söyledi:

BUGÜNE ÖRNEK ÜSLUP

“Temiz Türkçeyle konuşan, özgürlükçü, demokrat bir halk adamı, şefkatli bir insandı, kırıcı tek bir cümlesi yoktur. Bütün dönemleri görmüştür. Adnan Menderes kendisine çok güvenir ve severdi. Süleyman Demirel ile çok yakındı, Bülent Ecevit’le de birbirlerine ilk isimleriyle hitap edecek kadar yakınlardı. İkisi de şiir sever, edebi tarafı olan insanlardı, Ecevit ona ‘İsmet’, İsmet Abi ona ‘Bülent’ diye hitap ederdi. Karşıt siyasi görüşlerin bu dostluğu çok değerlidir ve bugünkü siyasilere o üslubu örnek gösteriyorum.”

DIŞARIDA DA HİKMET ABİ

Siyasetin bir başka ‘abi’si Hikmet Çetin de “Çok büyük acı duyuyorum, yeri kolay kolay doldurulamayacak, diyolağa açık, hoşgörülü, demokrasiyi özümsemiş, son derece yetenekli bir insandı” dediği eski kabine arkadaşı Sezgin ile ilgili şunları anlattı: “Aslında ikimizin de başka deyimleri vardı.Meclis Başkanlığı, genel başkanlık, bakanlık yapmıştık ama en içten gelen ‘abi’likti. İsmet Abi, Hikmet Abi çok bilinen bir şeydi. Bazen bizden çok büyükler bile İsmet Abi, Hikmet Abi derlerdi. Çok hoş bir deyimdi. Birlikte aynı kabinede de görev yaptık, o İçişleri, ben Dışişleri Bakanı’ydım. Zaman zaman bakan arkadaşlarımız takılırdı, ‘İçeride İsmet Abi, dışarıda Hikmet Abi’ diye. Birbirimize de takılırdık; ben, ‘İçeriyi sana emanet ediyorum’ derdim, o da ‘Dışarıyı sana emanet ediyorum’ derdi”

Haberin Devamı

CENAZE TÖRENİ BUGÜN

DP’nin ardından AP, DYP, son olarak da DTP ile siyaset koşusunu sürdüren Sezgin, ilk kez 1961 yılında milletvekili seçildi. 1968 yılında AP Genel Başkan Yardımcısı oldu. Bir yıl sonra da Türkiye’de ilk kez kurulan Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ilk bakanı oldu. Ardından Maliye Bakanlığı yapan Sezgin, 12 Eylül’de kapatılan AP’nin yerine kurulan DYP’de İçişleri, Mesut Yılmaz hükümetinde de DTP kontenjanından Milli Savunma Bakanlığı yaptı. Bir dönem Meclis Başkanlığı koltuğuna oturan Sezgin, 1999 seçimlerinin ardından ayrılan Hüsamettin Cindoruk’un yerine DTP Genel Başkanı oldu. 18 Mayıs 2002’de aktif politik yaşamına nokta koydu. Eşi Saadet Sezgin’i 12 yıl önce kaybeden Sezgin iki kız babasıydı.

Haberin Devamı

Sezgin, bugün TBMM’deki törenin ardından Kocatepe Camisi’nde kılınacak öğle namazından sonra Devlet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Demokrat bir halk adamıydı

‘KASIM FORMÜLÜ’NÜN PERDE ARKASI

Öğrencilik yıllarında atletizmle uğraşan ve siyasi yaşamı da bu gençlik tutkusundan esinlenmişcesine uzun bir maratona dönüşen Sezgin için en önemli dönüm noktalarından biri, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olmasıyla boşalan DYP Genel Başkanlığı mücadelesi oldu. Köksal Toptan ile birlikte Tansu Çiller’in karşısında aday olduğu bu seçime, Cavit Çağlar’ın söylediği, “Kasım’a kadar İsmet Abi” sözü damgasını vurdu. Yarışı kaybetse de bu söz siyasi literatüre yerleşti. Toptan, “Sadece siyasetin değil toplumun da İsmet Abisiydi, partili partisiz herkesin, mütevazılığı, kültürü, hoşgörüsüyle örnek bir insandı” dediği Sezgin’le ilgili o dönemi şöyle aktardı:

Haberin Devamı

“Üçümüzün aday olduğu seçimin ilk turunda seçilen çıkmadı. Ama belli ki oylar Çiller’e dönecekti, ikinci tura geçmeden gidip, ‘İkimiz de çekilelim, parti tabanı rahatlasın, iki erkek bir hanımla başedemedik’ dedim. Bana sarılıp güldü ve ‘tamam’ dedi, sonra da adaylıktan çekildiğimizi açıklayıp Çiller’e başarılar diledik. O kongre sürecinde ‘Kasım’a kadar İsmet Abi’ formülü ortaya atıldı, ama o formülün kendisine zarar verdiğini düşünüyorum. Refahyol hükümetine de İsmet Abi’yle birlikte 8 milletvekili olarak güvenoyu vermedik, zaten sonra da onlarla bir yol ayrımına geldik. Demirel ile arkadaşlık boyutunda ilişkisi vardı. Hatta bir keresinde, ben Sayın Demirel’e sert sayılabilecek bir şey söylediğimde bana, ‘Siz gençler bize bakmayın, Demirel benim arkadaşım ama sizin genel başkanınız, dikkatli olun’ diye abi nasihatı verdi.”

Haberin Devamı

Çağlar ise o sözün perde arkasını, “İsmet Sezgin Tansu Çiller’le birlikte aday olunca biz çıkmadık, ama kendisine, ‘İsmet Abi kasıma kadar sen, kasımda karşına dikilirim’ dedim. Ama iş oraya kalmadı, Tansu Hanım aldı götürdü” diye anlattı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!