Dekontları yutturmuşlar

Güncelleme Tarihi:

Dekontları yutturmuşlar
Oluşturulma Tarihi: Aralık 03, 2017 00:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakınlarıyla ilgili belge gösteren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, “Bu zatın belge diye salladığı kâğıtları görünce anladık ki bir şirket alışverişi için yapılan ödemelerin dekontlarını kendisine ‘Cumhurbaşkanı’nın yakınları yurtdışına para gönderiyor’ diye yutturmuşlar. Belgeler de sahte” yanıtı verdi. Erdoğan, Kars’ta ve Iğdır’da şunları söyledi:

Haberin Devamı

TAM BİR KOMEDİ VAR
Yaklaşık 2 haftadır süren tatsız bir tartışma var ki cevap versek kendimize yakıştıramıyoruz, cevap vermesek de acaba deniliyor. Bir müddet önce ana muhalefetin başındaki zat bir iddia ortaya attı. Görünüşte laflar çok büyük ama özüne baktığınızda ortada tam bir komedi var. Kendince güya siyasi hayatının en önemli açıklamasını yapıyor. Artık kendisinin bu tür zırvalarına alıştığımız için bunun üzerinde çok durmadık. Kendisine, ‘Elinde belge varsa çıkart milletin önüne, ben hemen gereğini yapayım yoksa çık milletin önüne iftira attığını söyle, özür dile’, ben meydan okudum. Bu zat çıktı kürsüye, elinde birtakım kağıtlar, ‘bilmem ne adasındaki hesaba şu kişi, bu kadar bu kişi bu kadar milyon dolar yatırdı’ diye iddialarını belgelendirdi. Belge dediği bu kağıtları düne kadar kimseye vermedi. Dün belge dedikleri kağıtları gördükten sonra anladık ki birileri bu zatı fena halde tongaya düşürmüş.

ELİNDEKİ BELGELER SAHTE
Bu zatın belge diye salladığı kağıtları görünce anladık ki bir şirket alışverişi için yapılan ödemelerin dekontlarını kendisine Cumhurbaşkanı’nın yakınları yurtdışına para gönderiyor diye yutturmuşlar. Ortada yurtdışına gönderilen bir para falan yok. Halk Bankası ile Albaraka arasındaki alışverişin belgeleri var fakat bunun elindeki belgeler de sahte. Böyle bir hadise de mevcut değil. Dünyanın en zor işi yok olan bir şeyi ispatlamaya çalışmaktır.

BANKADAN BANKAYA HAVALE
Peki olan ne? Yurtiçindeki bir bankadan bir başka bankaya yapılan havale. Havalenin yapıldığı kişilerin hepsi yıllardır ticaretle uğraşan insanlar. Ticaretle uğraştıkları için kimi zaman mal alır mal satarlar, kimi zaman şirket alır satarlar velhasıl işlerini yaparlar. Bu kişiler ticari faaliyetleri sebebiyle, bay Kemal ticaret falan yapmış değil sadece güya ticaret yapanları diyor ya ‘ben Maliye Bakanlığı’nda çalışmış birisiyim bunları gayet iyi bilirim.’ Ama tüccarların birbirleriyle olan hesaplarını demek ki iyi öğrenmemişsin. Yurtdışına para da göndermiş olsalar yaptıkları iş gayet normal olurdu ama yok böyle bir şey. Ortada bu zatın iddia ettiği gibi yurtdışına giden tek kuruş para kesinlikle yoktur.

HAYSİYETİ OLAN NE YAPAR
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Hani Cumhurbaşkanının yakınları yurtdışındaki vergi cennetlerine para gönderiyordu, nerede gönderilen paralar, hani nerede bunların belgeleri? Kimsenin ağzı torba değil ki büzesin. Herkesin olur olmaz konuştuğunu görüyoruz. Ama siyasetçiysen, hele bir de anamuhalefetin, ben artık ana muhalefet demeyeceğim ana hıyanet diyeceğim bunun başıysan ağzından çıkana dikkat edeceksin. İddianı ya ispatlayacaksın ya da bedelini ödeyeceksin. Bu kadar açık, net, tevile kapalı iddia karşısında azıcık onuru, şerefi, haysiyeti olan birisi ne yapar? Elinde belge varsa milletin önüne koy. Ben gereğini yaparım Cumhurbaşkanlığını bırakırım, siyasetten çekilirim. Yoksa sen siyasetten çekil, CHP’nin başından da çekil de karşımızda bir doğru dürüst muhalefet bulalım.

Siyasi hayatımın en seviyesiz saldırılarına bu dönemde maruz kaldım. Hani şeytan taşlamaktan tavafa fırsat kalmıyor. Bizimki de aynı o. Ben haddini bildiririm, orada bir sıkıntı yok da sürekli bu zatın yalanlarını dinlemek zorunda kalan milletimizin Allah yardımcısı olsun.

YA SEN KİMSİN Kİ İSPATLAYACAĞIM
Şimdi de Suriyelilere harcadığımız paraya kafayı takmış. Biz 30 milyar doları aşkın rakamı Türk milleti olarak harcadığımızı söylüyoruz, ‘Çık bunu bize ispatla’ diyor. Hay Allahım yarabbim. Ya sen kimsin ki sana bunu ispatlayacağım? Ben de inşallah arkadaşlarımızla beraber şu anda 3 milyonluk dava açtım. Bu davalardan kazandıklarımızla inşallah milyoner olacağız ya hanımlar için onlara şöyle bir konaklama yurdu ve evi yapacağız. Türkiye terör örgütlerinden ekonomik tetikçilere iç dış kumpasçılara kadar pekçok saldırıyla aynı anda mücadele eden bir ülke. Böyle bir ortamda ana muhalefetin öyle gizli saklı falan değil alenen terör örgütlerinin kuklası, kumpasçıların ortağı haline dönüşmesi en büyük talihsizliğimizdir.”

SAHTE KURULAN MAHKEMELER BENİM ÜLKEMİ MAHKÛM EDEMEZ
CUMHURBAŞKANI Erdoğan, ABD’de Reza Zarrab’ın tanık olduğu davayla ilgili sert mesajlar verdi: “Gençler ben inanıyorum ki hiçbir zaman ne makamların ne paranın ne pulun ne de beşeri bir gücün karşısında eğilmeyeceksiniz. Eğilirseniz hakkımız size helal olmaz. Eğer böyle olursak işte 15 Temmuz’da bize saldıranlar geldikleri gibi giderler. 250 şehidimiz olur 2 bin 193 gazimiz olur ama birileri Amerika’ya gider, birileri Batı’nın değişik ülkelerine gider ama bu ülkenin asıl sahipleri yine burada kalır. Bak biz buradayız. Onlar nerede? Kimisi Hans’ın kulu kölesi oluyor, kimisi George’un kulu kölesi oluyor, kimisi sahte kurulan mahkemelerde yargılanmak suretiyle güya benim ülkemi yargılamaya kalkıyor. Boşuna uğraşmayın. Bizim abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun. Onun için öyle sanal oluşturulan mahkemelerle, o FETÖ denilen alçağın uydurma temsilcileriyle kurulan mahkemeler asla benim ülkemi mahkûm edemez. Biz hizmet ederiz biz yaparız ama birileri de malum zat gibi ancak iftira eder.”

BUNUN ADI MİTOMANİDİR
“Tıpta bu tür tiplerin, kontrolsüz şekilde yalan söyleyen kişilerin teşhisini sordum. Dedim ki ‘Buna tıpta ne deniliyor?’ Bir psikiyatrist arkadaşım dedi ki ‘Bunun adı mitomanidir.’ Psikiyatriktir bu olay. Ne demek mitomani? Yalan söyleme hastası. Böyle bu. Bizce bu zat artık siyasetin değil psikiyatrinin konusu. Allah CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarıma sabır versin. Türkiye gibi binlerce yıllık siyaset geleneğine sahip bir ülkenin, ‘ana hıyanet partisinin’ düşürüldüğü bu perişan durumu inanın biz içimize sindiremiyoruz.”

BAKMADAN GEÇME!