GeriGündem Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bağımlılıkla ilgili önemli uyarılar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bağımlılıkla ilgili önemli uyarılar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Uluslararası Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı Sempozyumu'nda konuştu. Erdoğan, "Artık sadece alkol veyahut tütün bağımlılığı değil, elektronik bağımlılık çok daha büyük tehditleri oluşturuyor. 2 yaşındaki yavru her şeyinden kopuyor, odanın içinde onunla meşgul oluyor. Bu ayrı bir tehdit" dedi.

İşte Erdoğan'ın sözlerinden satır başları:

"Samandıra'da elim bir helikopter kazasında kaybettiğimiz askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerimize Rabbimden şifalar diliyorum. Ve şehitlerimizin ailelerine TSK'ya milletimize başsağlığı dileklerimi ifade ediyorum. Rabbim milletimizi ve özellikle askerimiz her türlü kazadan afetten beladan korusun niyazında bulunuyorum.

Bu vesileyle gecikmeden dolayı da hakkınızı helal ediniz. Bizim medeniyetimizle kültürümüzle alkol ve tütün bağımlılığını yan yana düşünebilmemiz dahi mümkün değildir. Alkol ve uyuşturucunun yaygınlaşmasından şikayet ediyorsak çalışma yöntemlerimizi gözden geçirmeliyiz.

Haramı helali bilen toplumda uyuşturucu alkol hırsızlık diye bir sorun olmamalıdır. Bu tür sıkıntılar varsa bağımlılıktan öte başka sıkıntılarımız var demektir. Bağımlılığın bir arada olması düşündürücüdür. Hayatını idame ettirmekte zaten zorluk çeken toplumlarda bu tür alışkanlıkların yaygınlaşmasının masum olmadığına inanıyorum.

Tütün alışkanlığının uluslararası şirketler tarafından özendirildiği ortadadır. Gelişmiş ülkelerdeki uyuşturucu ve alkol bağımlılığın sebebi elbette farklıdır.

“BU AYRI BİR TEHDİT”

Bağımlılığında artık çeşitlendiğini görüyoruz. Elektronik  araçlardaki bağımlılık bilgisayardan elimizdeki cep telefonuna varıncaya kadar o bağımlılık  çok daha büyük tehditleri oluşturuyor. 2 yaşındaki yavru her şeyinden kopuyor, odanın içinde onunla meşgul oluyor. Bu ayrı bir tehdit. Bugün Türkiye’de cep telefonu sayısı 70 milyon civarında. Nüfusumuz 81 milyon. Bu çok ciddi olumsuz sinyaller veriyor. Bağımlılık yapan ürünlere verilen mücadele aynı zamanda terörün kaynaklarını kurutmaya yönelik mücadeledir.

Öyle tilkice hareket ediyorlar ki… Çıkarmışlar elektrikli sigara. Efendim işte bunda nikotin yok. Çok ama çok az nikotin var. Dudak alışkanlığı başladığı andan itibaren sigara alışkanlığı başlayacak. Bize çok geldiler. Bir milyon dolarlık yatırım yapacağız. Peki siz bunu yurt dışına ihraç edebilecek misiniz. Sizin meseleniz başka. Siz buradaki gençliği alıştırmak istiyorsunuz. Kusura bakma biz buna müsaade etmeyeceğiz.  

İslam’la terörü kimse bir araya getiremez. Ama dert başka. Bu DEAŞ gibi örgütlerle İslam’ı kirletmek. Buna müsaade etmeyeceğiz. Hristiyan terörü diyor musunuz, ya da Musevi terörü. Gezi olaylarında uluslararası medya sürekli Taksim'i gösterdi değil mi? Şu anda Paris'te terör eylemleri var, uluslararası medyada bir ses var mı, yok. Dünya sessiz, hiç Paris'i görmüyor. Niye görmüyorlar? Onların lekelenmesini istemiyorlar. İsteseniz de istemeseniz de dünya bunu takip ediyor.

Geçmişte veya bugün çok farklı inançlardan insanların yaşadığı coğrafyalarda terör görülmüş bir sorundur. Buna rağmen sadece Müslümanların böyle bir ithama, iftiraya maruz bırakılması küresel düzeyde terörle mücadelenin önündeki en büyük handikaptır. 

Tüm dünyayı terörizm karşısında ilkeli ve sonuç almaya yönelik bir tutum etrafında buluşmaya davet ediyoruz.

"BAZILARI ELEŞTİRİDE BULUNUYOR"

Uyuşturucu tacirlerinin en önemli hedefi olan okullardaki fiziki güvenliği güçlendiriyoruz. Meselenin tüm taraflarını bilinçlendiriyoruz. Son zamanlarda cezaevlerinde 52 bin uyuşturucudan mahkum olmuş şahıs var. Bazıları eleştiride bulunuyor.

Burada derdimiz uyuşturucu müptelası olmaktan halkımızı da gençliğimizi de kurtarmak. Gençlerimizin ellerine silah vermekle uyuşturucu madde tutuşturmak arasında fark yok. Bu konuda en küçük adım düşünmüyoruz.

En büyük görev ailelere düşüyor. Ailenin tespit edemediği sorunu devletin diğer birimlerine yıkmak adil değildir. Meselenin hem tespiti ve çözümünde en büyük sorumluluk aile bireylerine aittir."

Yorumları Göster
Yorumları Gizle