GeriGündem Çok yakında harekete geçeceğiz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çok yakında harekete geçeceğiz

Çok yakında harekete geçeceğiz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ülkesinin Suriye’den çekilmesini ‘Türkiye’nin Kürtleri koruma güvencesi verme’ şartına bağlayan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Danışmanı John Bolton’a, “Çok ciddi bir yanlış yapmıştır” sözleriyle tepki gösterdi. Erdoğan, Fırat’ın doğusuna yönelik operasyona ilişkin de “Çok yakında Suriye topraklarındaki bu terör örgütlerini etkisiz hale getirmek üzere harekete geçeceğiz” dedi. Erdoğan, Meclis grubunda şöyle konuştu:

O GÖRÜŞME TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

ABD Başkanı Donald Trump’la 14 Aralık’ta yaptığım telefon görüşmesi tarihi bir dönüm noktası oldu. DEAŞ bittiğinde Amerika’nın Suriye’deki varlığına gerek kalmayacağını söyleyen Sayın Trump’a, bu konuda her türlü inisiyatifi üstlenme sözü verdim. Biz Sayın Trump’la bu net anlaşmaya varmış olmamıza rağmen yönetimin farklı kademelerinden farklı sesler gelmeye başladı. Biz Sayın Başkan’la vardığımız anlaşma gereğince Suriye’de halen faaliyet gösteren DEAŞ unsurlarına yönelik bir askeri harekât için hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık. Aynı şekilde DEAŞ’la birlikte PYD, YPG gibi bu terör örgütlerine yönelik de adımlarımızı atmakta kararlıyız. Çok yakında Suriye topraklarındaki bu terör örgütlerini etkisiz hale getirmek üzere harekete geçeceğiz. Bu müdahalemize engel olmaya çalışan başka teröristler de olursa elbette onların da hakkından gelmek boynumuzun borcudur. Sınırlarımızın dibinde ülkemize yönelik hazırlık yapan bir terörist güruhuna izin vermemizi bekleyenler varsa şimdiden onlara yanıldıklarını söylemek istiyorum.

TERÖRİSTİN KİMLİĞİNE BAKMIYORUZ

Türkiye, Suriye’den gelen hiç kimseye ne dinini ne kökenini ne meşrebini ne de başka bir vasfını sormadı. Kobani’den ülkemize gelen 200 bin Kürt kardeşimizi bu ülkede kim barındırıyor? Bunu görmeyeceksin, geleceksin ‘Kürtleri öldürmeyin’ diyeceksin. Hangi Kürt öldürüldü teröristten başka. Teröristleri öldürmek için ne gerekiyorsa yaparız. Biz teröristin kimliğine bakmıyoruz.  Suriye’de, Türkiye’nin Kürtleri hedef aldığı yalanı en alçak, onursuz, en çirkin, en bayağı iftiradır.

GÖZE ALAN VARSA ÇIKSIN KARŞIMIZA

PKK/PYD’nin DEAŞ’la mücadelesi de koca bir yalandan ibarettir. Bu iki örgüt arasındaki kavga, ilke değil çıkar kavgasıdır. Türkiye’nin bu iki terör örgütünü birlikte hedef alması, etnik veya dini bir husumetten değil tam tersine teröristlere karşı izlediği politikadan kaynaklanmaktadır. Amerikalı ve Avrupalı dostlarımıza da aynısını tavsiye ediyoruz. Bize akıl verenler önce kendi durumlarını bir test etsinler. Bu sürecin insani yükünü tek başına omuzlayan bir ülke olarak, hiç kimse bizden kendi güncel çıkarları için beka meselemizden vazgeçmemizi beklememelidir. Biz istiklali ve istikbali için 15 Temmuz’da topyekûn ölümü göze almış bir millet olarak, Suriye’de de diğer bölgelerde de yapmamız gereken ne ise onu hayata geçirmekten geri durmayacağız. Aynı bedeli göze alan varsa, buyursun çıksın karşımıza.” 

BOLTON CİDDİ YANLIŞ YAPTI

“TÜRKİYE, Fırat Kalkanı harekâtında hakkında o kadar efsane üretilen DEAŞ’ı, 3 bin teröristi etkisiz hale getirerek darmadağın etti. Söndürülen DEAŞ balonu sayesinde Suriye hızla bu beladan kurtulma sürecine girdi ancak Bolton’ın İsrail’den verdiği mesajı bizim kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değil. Bunlar, bu ülkede benim Kürt vatandaşım kimdir? YPG, PYD, PKK kimdir? Herhalde bunları tanımıyorlar. Hiçbir zaman PKK terör örgütü, PYD, YPG terör örgütleri benim Kürt vatandaşlarımın, kardeşlerimin temsilcisi olamaz. Yani Amerika eğer bunları ‘Kürt kardeşlerimiz’ olarak değerlendiriyorsa burada çok ciddi bir yanılgı içerisindeler. Biz bu terör örgütü mensuplarını ister Kürt vatandaşlarımızın içerisinden çıkmış olsun ister Arapların içerisinden çıkmış olsun, isterse Türklerin içerisinden çıkmış olsun, eğer terörist ise gereğini yaparız, hakkından geliriz. Yani terörist olacak, ‘Bunlar Kürt, bunlara dokunmayın.’ Yok böyle bir şey. Teröre yeni bir tarif mi geliştirdin? Nereden çıkarsa çıksın, eğer terörist ise gereğini yaparız. Bu konuyla ilgili olarak John Bolton, çok ciddi bir yanlış yapmıştır. Kim bu şekilde düşünüyorsa onlar da yanlış içerisindedir. Bizim bu noktada asla taviz vermemiz mümkün değil. Bizim için YPG, PYD, PKK ile DEAŞ’ın arasında en ufak bir fark yoktur.”

MUHATABI İBRAHİM KALIN

Erdoğan, grup toplantısı sonrası gazetecilerin, Bolton’la açıklamalarına tepki olarak mı görüşmediği sorusu üzerine, “Bolton’ın zaten muhatabı İbrahim Kalın Bey. Dolayısıyla İbrahim Bey kendisiyle görüşme yapacaktı. Eğer gerekli görürsek böyle bir talebe biz de evet diyebilirdik. Ama İbrahim Bey, ondan sonra Genelkurmay Başkanımız, görüşmeleri zaten yaptılar. Bizim tabii şu anda yoğun mesaimiz var. Böyle bir şeye şu anda gerek yok” dedi.

TRUMP’LA HER AN GÖRÜŞEBİLİRİZ

Trump’la her an görüşebileceğini de belirterek, “Şimdi bu ziyaretten sonra her an bir irtibata geçmek gerekebilir” diyen Erdoğan, operasyon hazırlığına ilişkin de, “Takip etmiyor musunuz? Bizim biliyorsunuz, bir zamanlar ‘Ayşe tatile çıkmıştı’, biz de bir gece ansızın gelebiliriz. Şu ana kadar hep öyle gitti” dedi.

CUMHURBAŞKANI’NI BİRA İÇMEYE MOZART DİNLEMEYE ZORLAMAK FAŞİSTLİĞİN DİK ÂLÂSIDIR

Türkiye’de, ülkenin ve milletin hayrına yapılan hangi iş varsa CHP hepsinin karşısında yer aldı. Boğaz’daki her üç köprünün de inşasına en büyük muhalefeti bunlar yaptı. Daha önce köprü projesini gündeme getiren merhum Nuri Demirağ, kendisini engelleyen dönemin Başbakanı İnönü ve Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya için şayet gelecekte köprü yapılırsa üzerine ‘İnönü ve Çetinkaya geçemez’ diye yazılmasını vasiyet etmiştir. Herhalde ben de bir vasiyet yapabilirim: Bay Kemal geçemez. Biz milletin hakkının, hukukunun, özgürlüğünün alanını genişletmeye çalıştıkça bunların faşist yüzleri açığa çıkıyor. Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı’nı bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik âlâsıdır. Bu ülkenin başörtülü hanımlarına ‘Suudi Arabistan’a gidin’ demek faşistliğin en sefil halidir. En son iki-üç gün önce, bir konserden çıkan başı açık, başı örtülü kızlarımıza orada gelip, bu şekilde sataşıp, ‘Suudi Arabistan’a gidin, burada ne işiniz var’ diyenlerin halini düşünün. Adı da neymiş? Sanatçıymış, buyurun. Dert başka, ne derseniz deyin, bu ülkede insanların yaşam biçimiyle uğraşan CHP zihniyetidir.  Türkiye’de sadece bu faşistler insanları, içki içenler-içmeyenler, başı örtülüler-başı açıklılar, sakallılar-sakalsızlar diye ayırır.

80 LİRALIK FATURAYI DEVLET KARŞILAYACAK

- CUMHURBAŞKANI Erdoğan, partisinin Meclis grubunda, düzenli sosyal yardım alan ihtiyaç sahibi vatandaşların aylık 150 kilovat/saate kadar elektrik tüketimlerini de devlet olarak kendilerinin üstleneceğini belirterek, “Bu kapsamda yaklaşık 2.5 milyonun üzerindeki hanede, her ay ortalama 80 liralık elektrik faturasını devlet karşılamış olacak” dedi.

KART BORCUNA ZİRAAT KREDİSİ

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, kredi kartı borcunu ödemekte güçlük çekenlere Ziraat Bankası kredisiyle ödeme olanağı sağlanacağını açıkladı. Erdoğan, “Ziraat Bankası aracılığıyla ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşlarımızın kredi kartı borçları tek bir çatı altında toplanacak. Vatandaşımız, hangi bankaya kredi kartı borcu olursa olsun Ziraat Bankası’ndan alacağı bu krediyle borcunu kapatacak. Daha sonra çok uygun şartlarda ister 24 ay ister 60 ay vade ile aylık gelirine uygun bir şekilde bu borcunu ödeyecek” dedi. Ziraat Bankası’ndan yapılan açıklamada da, 24 aya kadar aylık yüzde 1.10, 60 aya kadar aylık yüzde 1.20 ihtiyaç kredisi verileceği duyuruldu.

350 BİN ESNAFA 22 MİLYAR TL KREDİ

Halkbank’ın esnaf ve sanatkârların işletme yatırım kredisi ihtiyaçlarını karşılamak üzere 2019 yılında yaklaşık 350 bin esnafa 22 milyar liralık kredi kullandıracağını da belirten Erdoğan, iş dünyasına ilişkin de “Sigorta prim teşviki uygulaması kapsamında 500 ve üzeri sigortalı çalıştıran işyerleri için 3 puan desteği, 5 puana çıkartıyoruz. 500’ün altı sigortalı çalıştıran yerler için ise 5 puan uygulamasını aynen devam ettiriyoruz” dedi.

Ziraat Bankası’nın çiftçiye, dar günlerinde destek olmak için kredi ödemelerinde farklı erteleme, yeniden vadelendirme ve yapılandırma alternatiflerini geliştirdiğini de kaydeden Erdoğan, “İnşallah bu düzenlemeyle çiftçi borçlarına yıllık yüzde 11 faiz oranı uygulanarak 1 yıla kadar vadelendirme imkânı getirildi. Bu uygulama kapsamında kısa sürede yaklaşık 2 bin üreticimiz başvuruda bulundu” diye konuştu.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle