Çocuklu ve hamileyi vurana ekstra puan

Güncelleme Tarihi:

Çocuklu ve hamileyi vurana ekstra puan
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 21, 2006 00:00

11 Eylül saldırılarından sonra Batı’da tırmanan İslam korkusu, sivilleri hedef alan İslamcı terör eylemleri, İsrail-Filistin sorunu, ABD’nin Latin göçmenlerle ilgili politikaları, özellikle son beş yılda toplumlararası nefreti ve ırkçılığı körükledi. Faşist gruplar, gençleri etkileyebilmek için ırkçılık ve şiddet içeren bilgisayar oyunlarına yöneldi.

Latin, zenci, Yahudi, Arap ve hatta Türk avına çıkılan bilgisayar oyunlarına rastlamak mümkün. Hepsinde ortak amaç, mümkün olduğunca fazla insan öldürüp puan toplamak. ABD’de ortaya çıkan Border Patrol (Sınır Devriyesi) bu oyunların en yenilerinden. Meksika-ABD sınırını geçmeye çalışan Meksikalıları öldürmeye çalışıyorsunuz. Çocuklu ve hamileleri öldüren daha fazla puan topluyor.

Bilgisayar başında zaman geçirmek için yaratılan eğlencelik oyunlar, her zaman sanıldığı kadar masum olmuyor. Özellikle de Etnik Temizlik, Zencileri Vur, Toplama Kampında Fare Avı, Sınır Devriyesi, Türk Karşıtı Test gibi adlar taşıyorsa.

Irkçı grupların etkili silahlarından biri olan bilgisayar oyunları, tüm zamanını bilgisayar başında geçiren gençleri fark ettirmeden etkisi altına almaya çalışıyor. Irkçılığını haykırmasa da zaten oyunların birçoğunda, alttan altta kendini hissettiren ayrımcı öğeler bulunuyor. Örneğin bir savaş oyununda nedense kötü adamlar hep esmer tenli, iyi adamlar da beyaz oluyor. Amerikan Ordusu bile internet sitesinde bilgisayar oyunları ile adam toplamaya çalışıyor.

Ama bir de bile isteye, ayrımcılığı açık açık körükleyenleri var. Bu oyunlar belli bir etnik grubu hedef alıyor ve katılanlara etnik temizlik yapma hakkı tanıyor.

TEMİZLEYECEĞİN ETNİK GRUBU KENDİN SEÇ
/images/100/0x0/55eb32c8f018fbb8f8b1bb85


Oyunları edinmek için ekstra çaba harcamak gerekmiyor. Bir gün e-posta kutunuzda bir tane bulabilirsiniz. Veya oyun indirilebilen sitelerden birinde dolaşırken karşınıza çıkabilir. Siz aramıyor olsanız bile.

Merkezi ABD’de bulunan Center of Simon Wiesenthal, uluslararası bir sivil toplum örgütü. Yahudi Soykırımı’nın anısını yaşatmak, etnik hoşgörüsüzlüğün ortadan kaldırılması için çalışmalar yapmak amaçları arasında. Bu kapsamda bilgisayar faaliyetlerini de inceliyor. Yıllık raporlarını Amerikan Kongresi ile UNESCO gibi makamlara sunuyor. Center of Simon Wiesenthal’in verilerine göre ırkçı yayın yapan internet sitelerinin sayısı 2005 yılında, bir önceki yıla oranla yüzde 25 arttı.

Oyunların büyük bölümünün kaynağı ABD. Sokak ortasında siyahları ve Latin göçmenleri vurabiliyor, metro istasyonlarında Yahudileri doğrayabiliyor, sınırı geçmeye çalışan Meksikalıları öldürebiliyorsunuz. Filistinli intihar bombacılarının ve Yaser Arafat’ın peşine düşülen oyunlar bulunuyor. Kaboom bunlardan biri.

Gelmiş geçmiş en ırkçı oyunlardan biri kabul edilen Etnik Temizlik’te Ariel Sharon’u öldürme olanağınız bile var. Oyunun sonuna doğru elinde bir roket atar ile ortaya çıkıyor ve "Bundan daha iyisini yapamıyor musun? Sizin kültürünüzü yok ettik, Henry Ford’u susturduk" diye bağırıyor. Eğer vurmayı başarırsanız son sözleri "Beyaz köpek, binlerce yıllık planı mahvettin" oluyor. Kara derili biri vurulduğunda ise maymun sesleri çıkarmaya başlıyor.

Hangi etnik grubu temizleyeceğinize siz karar veremiyorsunuz ama kim olarak temizlik yapacağınızı belirleyebiliyorsunuz. Dilerseniz bir Ku Klux Klan üyesi, dilerseniz dazlak olabilirsiniz. Oyunu piyasaya süren Resistance (direniş) Records, Birleşik Devletler’deki en etkin Neo-Nazi örgütlerden biri olan National Alliance’a (Ulusal Birlik) ait.

AMAÇ HAMBURG’U TÜRKLERDEN TEMİZLEMEK

Neo-Naziler’in yeniden çoğalmaya başladığını düşünecek olursak, Almanya çıkışlı Yahudi karşıtı oyunlar sürpriz değil. Oyunların pek çoğu toplama kamplarında geçiyor. Bunların şimdi bir de Türk karşıtı olanları var. KZ Manager Hamburg Edition ve Anti-Türken Test bunlardan ikisi. KZ Manager, toplama kampında geçiyor. Oyuncu, kampın idarecisi oluyor. Amaç Hamburg’u Türkler’den temizlemek. Bu uğurda dilerseniz işkence yapıyor, gaz odalarına bile gönderebiliyorsunuz.

Border Patrol (Sınır Devriyesi), e-posta yoluyla yayılan tek kişilik bir oyun. Ekranda ABD ile Meksika’yı ayıran Rio Grande nehrini görüyorsunuz. Meksikalılar bu sınırı geçmeye çalışıyor. Göreviniz mümkün olduğu kadar çok kaçak öldürmek. Ne kadar çok insan öldürürseniz o kadar puan topluyorsunuz. Çocuklu ve hamile kadınlar daha çok puan ediyor. Zaten sınırı geçmeye çalışan üç tip insan var: Meksikalı bir milliyetçi, uyuşturucu satıcısı ve çocukları eteğine yapışmış karnı burnunda hamile kadın. Hepsi Red Kit çizgi romanlarındaki Dalton Kardeşler’i andırıyor. Oyunda yaratılmaya çalışan imaj belli: Meksikalılar sakallı, pis, Amerikan halkını uyuşturucu ile zehirleyen, doğum kontrolü nedir bilmeyen insanlardır.

Oyun, avlananlara Meksikalı demek yerine "wetback" terimini kullanmayı tercih ediyor. İngilizce sözlüklerdeki yerini 1929 yılında alan bu kelime, Türkçe’ye kaba anlamıyla çevrildiğinde "ıslak sırt" demek. Meksikalıları aşağılamak amacıyla kullanılıyor. 20. yüzyılın başında, ilk büyük göçmen akınları yaşandığında ortaya çıkmış. ABD-Meksika sınırını oluşturan Rio Grande nehrini geçmeye çalışan Meksikalılar, yüzerken ıslandığı için bu tanımı kullanmaya başlamışlar. Border Patrol’ın dağıtımını yapan PC Devils adlı internet sitesinin sloganı "Her ne pahasına olursa olsun eğlence." Daha birkaç hafta önce binlerce kaçak göçmenin haklarını savunmak için Amerika sokaklarına döküldüğü düşünülürse, şirket oyunu piyasaya sürmek için ilginç bir zamanlama yapmış...

OYUNCU YORUMLARI

Internet üzerinden Border Patrol oynayanlar veya oyundan haberdar olanlar, forum sayfalarında birbirine giriyor. Tartışmalar daha çok Amerikan vatandaşı olanlar ile Hispanik göçmenler arasında. İşte bazıları:

Meksikalı: Siz tüm kahrolası beyazlar, başarısızlıklarınız yüzünden biz Meksikalıları suçluyorsunuz. Cehennemde yanın.

Bob: Ya kanunlarımıza uyun, şikayet etmeyin ya da cehennemin dibine gidin.

La Tina Chuia: Beyazlar bir parça tuvalet kağıdına benzer. Evet renkleri beyazdır ama üstleri b.k doludur. Ama neticede sadece çöptürler.

Billy: Bence bu oyun Amerikalıların aklını başına getirmeli. Eğer bu ülkede yasadışı olarak bulunuyorsanız ve kanunlarımızdan memnun değilseniz, o zaman gidin.

Random Nazi: Heil Hitler.

Lacey Gunnin: Bence bu oyun son derece ırkçı. Hispanikler bu ülkedeki tek göçmen grup değil, başka ülkelerden gelenler de var.

Marissa: Hahaa. Ne ülke ama. Bir oyun yüzünden deliye dönüyorsunuz, bu ülkede kaçak olarak bulunanlar protesto yürüyüşleri yapmak için sokağa dökülüyor sesinizi çıkarmıyorsunuz. Onlar da vergi ödemeli ve yardım almamalı.

Chris: Tek sorunum sınırdan geçenlerin çok hızlı koşması. Hepsini vuramıyorum.

Erk Alvarado: Bu oyun kesinlikle aptalca ve ırkçı. Irkçılık, cahillikle eş anlamlı. Bu salak oyundan hoşlananlar rekabetten korkan, kaybedenler. Başarısızlıklarından göçmenleri sorumlu tutuyorlar. Kimin umurunda. Bu güzel ülkeyi terk etmeyeceğiz. Bu oyunu yapan kişinin suratının ortasına bir yumruk atmak isterdim.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!