GeriGündem Cinnah fısıltıları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cinnah fısıltıları

Aman nazar değmesin

AYNI Ajda Pekkan’
ın unutulmayan şarkısındaki gibi. Kimler geldiii, kimler geçtiiii... Ama hiçbiri Başbakanlık Basın Müşavirliği’nde uzun süre kalamadı.

Önce Özgür Ülgin geldi. 3 Kasım 2002’den sonra Abdullah Gül’le birlikte Başbakanlık binasına geldi. Zaten seçimden önce de partinin basın koordinatörüydü. Ama kısa bir süre sonra yanına gazeteci Ahmet Takan geldi. Ülgin’e de yol göründü.

DOLDUR-BOŞALT

Tam Ahmet Takan alışıyordu ki... Tayyip Erdoğan, Siirt’ten milletvekili seçilmez mi!.. Ardından da Tayyip Bey dönemi. Bu kez de Ahmet Takan’a yol göründü. Çünkü yeni Başbakan, ‘Basın Danışmanları’ sistemi kurulmasını istiyordu. Önce Prof. Dr. Nabi Avcı iletişim danışmanlığına getirildi. Avcı basına brifingler vermeye başladı. Bu arada CNN Türk muhabiri Burcu Eyisoy’u da aldılar. Eyisoy, Başbakanlık muhabirleriyle Başbakan arasında köprü görevini üstlendi.

BAŞ DÖNDÜRDÜLER

Sonra Başbakanlık Basın Yayın Genel Müdürlüğü kadrosunda çalışan Salih Melek de geldi. Ama Eyisoy kısa bir süre sonra Erdoğan’ın yanından ayrıldı, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’in danışmanı oldu. Hemen ardından da Gazeteci Ahmet Tezcan geldi. Nabi Avcı, Salih Melek ve Ahmet Tezcan... Üçlü kadro bir süre birlikte çalıştılar. Sonra gazeteci Mehmet Kartal, Başbakanlık koridorlarında Melek’le birlikte çalışmaya başladı.

1 HAFTALIK REKOR

Bu sırada, bir de Ahmet Tek geldi. Ancak Tek bir hafta çalıştıktan sonra eski görevine, yani Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcılığı’na döndü. Böylece Başbakanlık’ta sadece 1 hafta kalarak rekor kırdı. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Önce Salih Melek, Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ndeki görevine geri döndü.

GERİ ÇEKİLDİLER

Ardından da ‘Başbakanlık Sözcülüğü’ sistemiyle birlikte müşavir kadrolarında da köklü değişiklikler yapılmaya başlandı. Prof. Dr. Nabi Avcı ve Mehmet Kartal, basınla ilişkilerden geri çekildi. Kanal 7’nin başarılı Ankara Temsilcisi Akif Beki, sözcülük koltuğuna oturdu. Kartal’ın ayrılmasıyla da Ahmet Tezcan basınla ilişkilerde tek kaldı. Bu arada Başbakanlık Basın Bürosu’nda görev yapan Ömer Lütfi Kamburoğlu ‘aktif’ hale geldi.

TC TARİHİNDE İLK

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, 25 başbakan arasında bu alanda rekor Erdoğan’da. İki yılda 10 basın müşaviri ve danışman geldi geçti... Biri geliyor, diğeri gidiyor derken, gazetecilerin de kafası artık iyice karıştı. Haberciler yeni sözcüye nazar boncuğu hediye etmeyi bile düşünüyorlar.

Kimler geldi kimler geçti

BAŞBAKAN Erdoğan’ın danışman kadrosuna hem akademik çevrelerden hem de basın dünyasından kimler gelip geçmedi ki... Prof. Dr. Nabi Avcı, CNN Türk’ten Burcu Eyisoy, eski gazeteci ve www.dorduncukuvvetmedya’nın kurucusu Ahmet Tezcan, Mehmet Kartal ve daha birçok isim... Ama hiçbirisi gazetecilerin aynı kaynak üzerinden Başbakan Erdoğan’la temasa geçebilme hasretini gidermedi...

Onu seviyorum lütfen yardım edin

DIŞİŞLERİ
Bakanı Abdullah Gül’ün bir internet sitesi var. İsteyen, Gül’e yazıyor. Bizde derdi olan çok. Bazısı Rus hayat kadınına giden kocasını şikáyet ediyor Dışişleri Bakanı’na, bazısı da sevdiği kızın ailesini.

Mehmet Ali Kaya adlı genç bir öğretmen de bunlardan biri. Mehmet Ali, bir kıza áşık olmuş. Yanıyor ama ne fayda! Kızın ailesi vermiyor. Genç áşık, çareyi Gül’de arıyor. ‘Bana sevdiğimi Güneydoğuluyum diye vermiyorlar’ diyor genç öğretmen. Yana yakıla yardım istiyor:

‘Selam sayın bakanım. Ben daha 6 aylık öğretmenim.

Bir bayanı sevdim. O da beni seviyor. Fakat ailesi Güneydoğu kökenli olduğum için karşı çıkıyor.

Tam da böyle bir karmaşanın olduğu bir dönemden geçerken ne olur kimsenin bu şekil bir ayrılık gayrılık tantanalarına fırsat vermeyelim. Yardımcı olacağınızı candan diliyorum.

Hem topyekûn bu milleti, hem de gönlümdekini çok seviyorum.

Allah cümlemizin yardımcısı olsun (amin). Dualarınıza muhtaç kardeşiniz.’


‘Yurttan sesler’ söyleyecek

İlk kongrede söylemiştim. Biz kendi türkümüzü söylemeyeceğiz. Biz yurttan sesleri dinleyeceğiz ve dinliyoruz da. (ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu)

Bazı palavralara şahit oldum; ama bu kadar büyüğüne, bu kadar desteksizine ilk defa rastlıyorum, (Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener)

Yermiş gibi görünüp yememek, içermiş gibi görünüp içmemek lazım. (Prof. Gazi Yaşargil)

Yorumları Göster
Yorumları Gizle