GeriGündem Cemal’e ceza Osman’a uyarı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cemal’e ceza Osman’a uyarı

Bahçeli'den, Hürriyet'e çok özel

MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli, Hürriyet'in sorularını yanıtladı. Kendisini karşılamayan başhekime gazetecilerin önünde ‘‘ulan’’ diyen Sağlık Bakanı Osman Durmuş'u uyardığını belirten Bahçeli, Somuncuoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını önlemek için Meclis'te olay çıkaran Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt'un ise cezalandırılacağını söyledi.

BAŞBAKAN Yardımcısı Devlet Bahçeli, MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un geçenlerde gittiği Trabzon'da, kendisini kapıda karşılamayan Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet Usta'yı gazetecilerin önünde, ‘‘Ulan’’ diye hitap ederek azarlamasını onaylamıyor. Bahçeli, Başhekimin de hatalı olduğunu, ancak bakanın kendisine uyarısını başbaşa bir görüşmede yapması gerektiğini düşünüyor. Bahçeli, bu görüşünü Sağlık Bakanı Durmuş'a da aktarmış. Bahçeli, bu konudaki soruları şöyle yanıtladı:

- Sağlık Bakanı Durmuş'un Trabzon'da TV kameralarına da yansıyan davranışını nasıl karşıladınız?

Bakanlık kişilere göre ele alındığında geçici bir makam. Ancak devlet yapısı içinde önemli bir kurum, saygı gösterilmesi lazım. Bürokrasideki her insanımız, kendilerine dönük tasarruf ne olursa olsun, bakanlık makamına karşı saygılı olmak durumunda. Kendisinin aleyhinde bir karar alınmış olsa dahi, saygıyı kaybetmemesi lazım. Bu saygı kalkarsa, o zaman bürokrasideki yapılanmada anarşi doğar. Bu da hiyerarşik yapıyı, verimli ve etkin çalışmayı bozar. Böyle bir davranış karşısında Sayın Bakanımızın ortaya koyduğu tavır için şu söylenebilir: Medya ve oradaki bulunan insanlar önünde değil de, kendisini davet edip bu yanlış tavrının doğru olmadığını izah edebilecek bir imkanı bulmuş olsaydı, çok daha güzel olurdu. Ama bir bakan olarak o tavrı da koyması lazımdı. Bunun zamanlamasını ve yerini tam iyi tayin edememiş ise o da tabii, yanlış anlamalara vesile olur.

- Bu görüşünüzü Sağlık Bakanı'na da aktardınız mı?

Evet, konuştuk. Bu tür durumlarda, ilgiliyi davet ederek, yahut onunla başbaşa kaldığında ikazını yapmasında yarar var. Bu görüşümü kendisine söyledim. Aslında, kendisi samimi, çalışkan bir bakanımızdır. Her yönüyle iyidir. Bazı haksız eleştiriler de alıyor.

ENGİNYURT'A CEZA GELİYOR

- Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt'un MHP'li Sadi Somuncuoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme girişimine ilişkin soruşturmanın akıbeti nedir?

Soruşturmalar zannediyorum tamamlandı. Onların değerlendirip, disiplin kuruluna gönderilmesi, orada değerlendirilmesi lazım. Şimdi bu safhadayız. Bu olay, bu tür bir davranış tabii, kamuoyunda ve MHP camiasında hoş karşılanmadı. Fakat, gerekli tedbirler de alınacak.

- Ne zaman gider disiplin kuruluna?

Zannediyorum, hazırlıklar tamam.

- Sizin talimatınız mı bekleniyor?

Hayır, tüzük gereği Disiplin Kurulu'na, Merkez Yürütme Kurulu kararıyla sevki gerekiyor. MYK'yı da ayda bir defa topluyoruz.

- Sizin kanaatiniz, kendisine bir uyarının yapılacağı, bir cezanın verileceği yönünde mi?

Tabii, bu tür davranışlara müsade edilmemesi gerekir.

- Bu nasıl gösterilecek..

Bu disiplin kurulunun kararı. Tüzük böyle emrediyor. Ben böyle birşey söylersem, Disiplin Kurulu üyelerini yönlendirmiş olurum.

Sezer'den memnun

MHP Lideri Bahçeli, Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığına getirdiği çizgiyi nasıl değerlendiriyor?

Bahçeli, bu soru üzerine, ‘‘Mesela ne gibi bir çizgi oluştu bilemiyorum...’’ diye bir karşı soru yöneltiyor.

‘‘Tasarruf konusunda aşırı dikkatli davranması, sade vatandaş gibi halkın arasına karışması, alışverişini kendisinin yapması gibi..’’ diye hatırlattığımızda, Bahçeli şöyle konuşuyor:

‘‘Efendim bu ve buna benzer konular, Türkiye'nin bugünkü ekonomik-sosyal yapısında, sorumluluk taşıyan, toplumun önünde bulunan her insanın uyması gereken konulardır. Buna, Cumhurbaşkanı da, milletvekili de, bakan da olsa uymalıdır. Olması gereken, normal birşey bu. Olağanüstü birşey olarak takdim etmek yanlış olur. Normalinin bu olması lazım. Bizim de mesela, özellikle üzerinde durduğumuz konular bunlar. Ama ne kadar başarabiliyoruz, bilemiyorum.’’

‘‘Peki, bu davranışları bir tarafa bırakıldığına, Sezer, genelde nasıl bir Cumhurbaşkanı oldu?’’

MHP lideri, bu soruya da şu karşılığı veriyor:

‘‘Tabii demeçlerini, tavırlarını, bazı toplantılardaki konuşmalarını dikkate aldığımızda, hukuku esas alan, demokrasiye inanmış bir çizgi gözüküyor.

Bahçeli, ‘‘Genelde memnunsunuz o zaman’’ diye sorulduğunda, ‘‘Olması gereken efendim...’’ demekle yetiniyor.

YÖK'TE DOĞRU YAPTI

Bahçeli, bu arada, Cumhurbaşkanı Sezer'in YÖK'ün 9 Eylül Üniversitesi rektör adaylarıyla ilgili gönderdiği listeyi geri göndermesini özellikle övgü konusu yaparak, şöyle konuşuyor:

‘‘Sayın Cumhurbaşkanı'nın listeyi iade etmesini doğru buldum. Bunu ilk defa söyleyenlerden biriyim. Üniversitede bir oy almış bir kişi, YÖK'te 17-18 oy alarak sıralamaya giriyorsa, o zaman ya bu üniversiteye, ya YÖK'e iltifat edeceksiniz. Üniversitede 1 oy alanın, YÖK'de kurul üyelerinden 17-18 oy alarak bir sıralamaya girmesini anlamak mümkün değil. ’’

Sezer, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra MGK'nın iki toplantısına başkanlık etti. Bahçeli, Sezer'in MGK'daki performansını nasıl değerlendiriyor?

Bahçeli, şu yanıtı veriyor:

‘‘Kurul'un işleyişini engelleyen bir davranışı yok. Yönetimi güzel.’’

ANAP+DYP bizi korkutmaz

- DYP lideri sayın Çiller'in ANAP'a merkez sağda çatıda gevşek bir federasyon kurulması yönünde bir çağrısı oldu. Bu konuda başlayan tartışmaya nasıl bakıyorsunuz?

Bu ve benzer tartışmalar siyasi hayatta uzun yıllardar devam eden tartışmalar. Kaynağı siyasi yapıdaki aşırı bölünme ve parçalanmışlıktan kaynaklanıyor. Aynı program ve dünya görüşü içerisinde olan kişiler, zamanla bir parti oluşturuyor. Zamanla, o partiden kopmalar oluyor ve parçalanmışlıklar ortoya çıkıyor. Sonra, halktan gördükleri destek ve neticeye ulaşmada karşılaştıkları güçlükler çerçevesinde bir araya gelme ihtiyacı hissediyorlar. Bu, Türk siyasi hayatının neredeyse, karakteri haline dönüşmüş bir şekli. Türkiye'nin artık bundan kurtulması lazım. Belli dünya görüşlerine sahip olan partiler, aralarında çok büyük bir fark görmüyorlarsa, bütünleşmelerinde fayda var.

- Yani, merkez sağda bütünleşmeyi teşvik ediyorsunuz?

Eğer, merkez sağda böyle bir bütünleşme ihtiyacı hissediliyorsa, bu bizce gerçekleştirilmeli.

- Sizin bundan herhangi bir rahatsızlığınız olmaz mı?

Hayır olmaz.

- Sizce bu tartışmanın başlamasında kamuoyu yoklamalarında MHP'nin her iki partiyle de arasını açması rol oynuyor olabilir mi?

Burada MHP korkusu var mı yok mu, bir ara tartışıyorlardı. Tabii, oralara girmek istemiyorum. Ben ilke olarak söylüyorum. Birbirleri arasında program yönüyle çok aşırı bir farklılık görmüyorlarsa, siyasi parçalanmanın ülkeye getirdiği bir fayda yok. Olmuyor işte...

- Bu iki partinin bütünleşmesi MHP'nin siyasi çıkarları açısından bir olumsuzluk yaratmaz mı?

Yaratabilir ama böyle bir bütünleşme MHP'nin genişleme alanını daraltma anlamında soruyorsanız, o alanın daraltılmaması da MHP'nin görevidir. Bizi etkilememesi lazım. Etkileyecekse de, ne boyutta etkileyeceğini görmek lazım. Biz de her parti gibi önlemi alırız. Her halükarda bu böyledir. Parçalanmış, haliyle de, parçalanmama halindede de...

- Merkez sağın bütünleşmesi olasılığından MHP olarak çekinmiyorsunuz?

Bakış açısı itibariyle, böyle bir çekincenin içerisinde olmak doğru değil. Türkiye'de siyasi yapılar artık oturmalı. Demokrasinin kalıcılığı da, gelişmesi de, ulaşılması istenen norm ve standartlar da burada.

- Merkez sağ bütünleşirse, MHP nerede duracak?

MHP, merkeze talip olan bir partidir. Onlar da, biz de bir rekabet içerisindeyiz. Toplumu, ikna ve etkileme gücünüze bağlı bu.

Günde 1 paket

Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin sigara tüketimi Başbakan Yardımcısı olduktan sonra değişmemiş. Bahçeli, ‘‘Bu göreve gelmeden önce nasılsa, geldikten sonra da istikrarlı bir şekilde bir paket sigara içiyoruz’’ diye konuşuyor. Bahçeli'nin tercihi, Tekel'in 2000 sigarası.

Fotoğraf: Rıza EZER - ANKARA

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle