GeriGündem Çay ağacı yağı nedir? Çay ağacı yağı neye iyi gelir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çay ağacı yağı nedir? Çay ağacı yağı neye iyi gelir?

Çay ağacı yağı nedir? Çay ağacı yağı neye iyi gelir?

Çay ağacı yağı, faydaları ile araştırılmaya devam ediliyor. Mantar, dişeti iltihabı, kepek ve akneye iyi gelen çay ağacı yağı, ıslak topraklarda yetiştirilebiliyor. Yağ dışında, krem ve jel olarak da kullanılabilen Çay ağacı, deri enfeksiyonu için sıkça kullanılmaktadır. Peki, birçok faydası olduğu bilinen çay ağacı yağı neye iyi gelir? İşte, konuyla ilgili detaylı bilgiler

Kaptan James Cook ve Endeavour’un tayfası 1770 yılında güneydoğu Avustralya’ya ulaştıklarında etraflarının hiç tanımadıkları bitkilerle ve hayvanlarla çevrili olduğunu fark ettiler. Denizciler yerli Aborijinlerin küçük, çalımsı bir ağaçtan kopardıkları dar, mızrak şeklindeki yaprakları kaynatıp çaya benzeyen sıcak bir içecek hazırladıklarını fark ettiler.

Yaprakları içilen bu ağaca Cook ve tayfası Çay Ağacı adını verdi. Çay ağacı Mersingiller cinsine aittir; bu cins çoğu Avustralya’ya özgü olan 200 civarı yeşil
ağaçtan ve çalıdan oluşur. Çay ağacının yapraklarından damıtılarak yapılan çay ağacı yağı Batı bitkisel tıbbına yakın zamanda dahil olmuştur.

Avrupalılar kıtaya gelmeden çok daha önce Avustralya’nın doğusunda bulunan Aborijinler çay ağacı yapraklarını öksürüğü ve boğaz ağrısını hafifletmek için çiğnerler; öğütülmüş yapraklarından elde ettikleri yağı ise solunum rahatsızlıkları için teneffüs ederlerdi. Öğütülmüş yapraklar kesiklere, yaralara, enfeksiyon kapmış yaralara ve yanıklara uygulanırdı.

Yapraklarından yapılan çay bir dizi sağlık sorunu için içilirdi. Ancak çay ağacı yağı, 1920 yılında yapılan bir çalışmada güçlü bir antiseptik olduğu kanıtlanana dek yaygın olarak kullanılmadı. Avustralyalı doktorlar çay ağacı yağını yaraları temizlemek ve ameliyat kesiklerini iyileştirmek için kullanmaya başladılar. Bu bitkiden elde edilen yağ evlerde yerini, deri sorunları ve mantar enfeksiyonları için almaya başladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında yağ küçük şişelere konulup Avustralyalı askerlerin ve denizcilerin ilkyardım çantalarına yerleştirildi. 1940’larda antibiyotiklerin gelişiyle beraber çay ağacı yağına olan ilgi azaldı; antibiyotik dirençleri ortaya çıktıkça yeniden arttı. Çay ağacı yağının güçlü antibakteriyel ve antifungal özellikleri vardır. Modern bitkisel tedavide özellikle deri enfeksiyonlarını önlemek ve iyileştirmek amacıyla kullanılır. Uzmanlar bu yağı akne, haşlanma, siğil, ayak mantarı, kellik, ayak tırnağı mantarı, kepek, saç biti,
vajinal maya mantarı enfeksiyonu, diş eti hastalıkları, egzama, sedef ve daha birçok deri hastalığı için önerirler.

Çay ağacı yağı metisilin direnci, Staphylococcus aureus (MRSA) ve herpes virüsü gibi birçok antibiyotik direnci durumunda etkili olabilir ancak bunu kanıtlamak için daha çok çalışma yapılması gerekir. Çay ağacı yağı birçok kremin, yağın, sabunun, şampuanın ve hatta diş macununun içeriğinde yer alır.

ÇAY AĞACI YAĞI NEYE İYİ GELİR?

Tedavi alanları: Deri enfeksiyonları (mantar ve bakteriyel), Jinjivit (dişeti iltihabı), Kepek, Akne

Bazen Alt Kıtanın Mucizesi adı da verilen çay ağacının yağı eşsiz bir antiseptiktir. Çay ağacı yağının bileşenlerinden ikisi insanlarda enfeksiyona yol açan birçok bakterinin ve mantarın artmasını önler. Hücre zarı geçirgenliğini bozarak ve hücre metabolizmasını engelleyerek bakterileri ve mantarı öldürür.

Çay ağacı yağı aynı zamanda herpes ve maya enfeksiyonu gibi virüslere karşı da etkili olabilir ancak bu göstergeler üzerinde çalışılması gerekir. Jinjivit (dişeti hastalığı), halitoz (ağız kokusu) ve ağızda oluşan bakteriyel tabaka konularındaki etkisi hâlâ araştırılmaktadır. Metisilin direnci, Staphylococcus aureus ya da MRSA gibi şiddetli ilaç dirençli staphylococcus enfeksiyonlarının artmasıyla beraber araştırmacıları çay ağacı yağı gibi etkili antibakteriyellere ve yenilikçi tedavilere yönelmektedirler.

Çay ağacı yağı mantar enfeksiyonu tedavisindeki kullanımı nedeniyle yoğun olarak araştırılmıştır. Yağın formülasyonu ve konsantrasyonu doğru ürünü seçmek için iki önemli göstergedir. Örneğin yüzde 25 oranında çay ağacı yağı içeren etanolün, ayak mantarı enfeksiyonunda reçeteli ilaçla hemen hemen aynı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bu formülasyon aynı zamanda, çay ağacı yağının daha yüksek oranda kullanımında ortaya çıkabilen deri yangısı gibi olumsuz yan etkileri de sınırlamaktadır. Ayak tırnağı mantarını kremle tedavi etmek zordur ancak antifungal kremlere çay ağacı yağının eklenmesi tedavi düzeyini arttırabilmektedir.

1770 YILINDAN BU YANA KULLANILIYOR

Çay ağacının ince dalları çay ağacı yağının kaynağıdır; birçok deri enfeksiyonu için tavsiye edilir.

1770 yılı: Kaptan James Cook Avustralya’ya vardığında Aborijinlerinçay ağacı yapraklarını kullandıklarını gözlemledi.

1929 yılı: A. Penfold ve F. R. Morrison çay ağacının araştırmasıyla başlayan kitaplarını yayınladılar.

1990'ların sonları: MTSA (Metisilin dirençli S. Aureus) görülme oranı, ABD ve Avrupa hastanelerinde yüzde 40 oranında arttı.

2007 yılı: Kuzey İrlandalı araştırmacılar çay ağacı yağının MRSA tedavisindeki kullanımını araştırdılar.

ÇAY AĞACI NEDİR?

Çay ağacı, 200’den fazla türü Avustralya’da endemik tür olan ve yaklaşık olarak 250 türü bulunan Mersingiller familyasının bir üyesidir. Cins ismi Melaleuca ak ve kara kelimelerinden kaynağını alır; ana gövdesi kara, dalları ise neredeyse beyazdır. Avustralya’da çay ağacının genel ismi belirli bir türe atıfta bulunmaz; genellikle çay olarak içilen tüm bitkileri kapsayan Mersinler familyasının (Myrtaceae) tümü için kullanılır. Bahsi geçen bu çay ağaçları tarihsel olarak hem Mersingiller familyasının (Melaleuca) hem de Kapalı Tohumlular familyasının (Leptospermum) üyesidir. Uluslararası ticarette çay ağacı yerine, türün modern bitkisel tedavide kullanılan tek türü olan M. alternifolia ismi kullanılmaya başlamıştır. Melaleuca alternifolia 6 metreye kadar boylanabilen çalımsı bir ağaçtır. Türün birçok diğer üyesi gibi kağıdımsı bir kabuğu vardır. Yaprakları dar sıralı ve yaklaşık 1 cm boyundadır. Krem rengindeki çiçekleri gevşek başaklıdır. Çiçekler Avustralya yazında açar.

ÇAY AĞACI NASIL YETİŞTİRİLİYOR?

Çay ağacı Yeni Güney Galler’in kuzeyinin ve Queensland’in güneyinin bataklıklarında ya da ıslak topraklarında yetişir. Bitkinin yetişme ortamı
olan bataklık, etkin hasadını zorlaştırır.

Yaban çay ağacı ticari kullanım için ilk olarak, antiseptic özelliğini kanıtlayan çalışmanın ardından 1920’lerde ve 1930’larda hasat edilmeye başlanmıştır. Yaban hasat 1970’lere gelindiğinde bitkiye olan ilginin azalması ve zor hasat koşulları gerekçeleriyle neredeyse tamamen durmuştur. 

1980’lerde girişimci ruhlu Avustralyalı bir çiftçi Yeni Güney Galler’in kuzeyinde, bitkinin yaban olarak yetiştiği bir yerde küçük bir çiftlik kurdu.
Çiftliklerin kurulmasıyla beraber yapraklar etkin bir biçimde hasat edilebilmeye başlanmış; bitkinin tedariği önemli ölçüde artmıştır. Bu durum bitkinin
dünya çapında talep edilmesinin zeminini hazırlamıştır.

Çay ağacı sıradışı bitkiler satan fidanlıklardan temin edilebilir. Soğuk havaya toleransı yoktur; bu nedenle A.B.D.’nin büyük bir bölümünde bir konteynır ortamında yetiştirilebilir. Yeterince zengin, iyi drene edilmiş toprak ve bir miktar nem ister.

Bu bitkinin Amerikan bahçeciliğine tanıtım hikayesi oldukça eğiticidir. Çay ağacıyla aynı familyadan olan geniş yapraklı kağıdımsı kabuklu M. quinquenervia (M. leucadendron) cajeput ağacı (ç.n.: Mersin ağacı familyasından Avustralya’ya özgü bir ağaç) zehirli bir ağaçtır ve 1909 yılında Florida’ya getirilmiştir. Japon sarmaşığı gibi geniş yapraklı kağıddımsı kabuklu bu ağaç da ekonomik gerekçelerle getirilen ve ardından zıvanadan çıkan bitkilere örnektir.

ÇAY AĞACI YAĞI NASIL KULLANILIR?

ESANS YAĞI: Yaprakların ve küçük dalların buhar şeklinde damıtımıyla mikropları öldüren bir takım kimyasallar barındıran etkili bir esans elde edilir. Yağın çeşitli konsantrasyonları farklı kıvam vericilerle karıştırılarak çeşitli durumlar için kullanılabilir.

KREM YA DA JEL: Çay ağacı yağının yüzde 5’lik preparatları akneyi, yaygın olarak kullanılan benzoyl peroxide isimli ilaç kadar kontrol edebilmekte ve büyük olasılıkla daha az yan etkiye neden olmaktadır.

MANTAR MERHEMİ: Küçük bir kapta 1 damla lavanta yağını 2 damla çay ağacı yağı ve 1 çay kaşığı hafif aromalı bir yağla (badem, zeytin ya da susam yağı olabilir) karıştırın. Pamuklu bir bezle günde birkaç defa enfekte olan bölgelere uygulayın. Halıda kaymamak için merhemi uyguladıktan sonra temiz pamuklu çorap giyebilirsiniz. Bu merhem tırnak altı enfeksiyonları için de kullanılabilir

BU VE BUNA BENZER BİRÇOK ŞİFALI BİTKİNİN LİSTELENDİĞİ KİTABI GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle