GeriGündem Çavuşoğlu Meclis’i bilgilendirdi: DEAŞ’ın hortlamasına izin vermeyiz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çavuşoğlu Meclis’i bilgilendirdi: DEAŞ’ın hortlamasına izin vermeyiz

Çavuşoğlu Meclis’i bilgilendirdi: DEAŞ’ın hortlamasına  izin vermeyiz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Menbiç’ten Irak sınırına kadar batıdan doğuya 444 kilometre ve kuzeyden güneye 32 kilometrelik güvenli bölgede en az 2 milyon Suriyeli’nin evlerine dönmesinin hedeflendiğini söyledi. Çavuşoğlu, “Türkiye’nin harekât alanının demografisini değiştirmek gibi bir amacı yoktur. DEAŞ terör örgütünün tekrar hortlamasına kesinlikle izin veremeyiz” dedi.

BARIŞ Pınarı harekâtıyla ilgili Meclis Genel Kurulu’nu bilgilendiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, operasyonun amacını ve son gelişmeleri anlattı. Bakan Çavuşoğlu’nun bilgi vermesinin ardından parti temsilcilerinin konuşmalarıyla harekât konusunda genel görüşme yapıldı. Çavuşoğlu, özetle şunları söyledi:

DEAŞ’LILARA EYLEM İÇİN HARÇLIK VERDİLER

“Bugün bazı ülke ve çevrelerin Barış Pınarı operasyonundan çok rahatsız olmasının sebebini biz gayet iyi biliyoruz. Sebebi; biz oyunu bozduk. Bugün en çok tepki gösteren ülkelere bakın, başta Fransa olmak üzere amaçları burada bir terör örgütü devleti kurmaktı. Bu kadar bize saldırmalarının sebebi de bu oyunu bozmamızla beraber yaşadıkları hayal kırıklığıdır, onun neticesidir. Fırat’ın doğusunda eğitilen teröristler topraklarımızda eylem arayışlarına girdi. Güvenlik güçlerimizin üstün çabaları sayesinde bu terör eylemlerinin çoğunu engelleyebildik. YPG/PYD terör örgütü, elinde tuttuğu DEAŞ’lıları Türkiye’de terör eylemi yapmaları karşılığında serbest bırakmakla kalmadı, onların cebine harçlık da verdi. Bunların hepsi bizim istihbari bilgilerimizle elimizde.

TÜRKİYE’DE 350 BİN SURİYELİ KÜRT VAR

Bugün Türkiye’de 350 binden fazla Suriyeli Kürt kardeşimiz var. Madem YPG, Kürtlerin haklarını savunuyor, bu 350 binden fazla Suriyeli Kürt kardeşimiz buralara neden dönemiyor? Barış Pınarı’nın amacı bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek ve sınır güvenliğimizi sağlamaktır. Aynı şekilde Suriye’nin halkının teröristlerin zulmünden kurtulması ve Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini muhafaza etmektir. Ve yine terörden arındıracağımız bölgelere güvenli ve altını çizerek söylüyorum, gönüllü geri dönüşlerin önünü açmaktır ve dönenlere yardım etmektir. Menbiç’ten Irak sınırına kadar oluşturacağımız batıdan doğuya 444 kilometre ve kuzeyden güneye 32 kilometrelik güvenli bölgede en az 2 milyon Suriyelinin de kendi evlerine dönmesini inşallah sağlamış olacağız. Türkiye’nin harekât alanının demografisini özellikle değiştirmek gibi bir amacı yoktur. Tersine harekâtımız, yerlerinden edilen Arap, Kürt, Türkmen ve Hıristiyan Suriyelilerin geri dönmesinin önünü açacaktır, demografik dengeyi bu şekilde de sağlamış olacağız.

HAREKÂT ALANINDAKİ DEAŞ’LILARLA SINIRLI

DEAŞ tutuklularının durumu elbette büyük önem arz etmektedir. Çok sayıda vatandaşımızı kurban verdiğimiz DEAŞ terör örgütünün tekrar hortlamasına kesinlikle izin veremeyiz. Tüm yabancı terörist savaşçıları vatandaşı oldukları ülkelerin geri alması esasen en köklü çözümdür ama almazlarsa biz gerekli tedbirleri alacağız. Burada bizim sorumluluğumuz elbette harekât alanındaki DEAŞ’lılarla sınırlıdır, Suriye’nin güneyinde veya başka yerlerdeki DEAŞ’lılar ya da YPG’nin serbest bıraktığı, kullandığı DEAŞ’lılardan da elbette sorumlu olamayız. Bu işin insani boyutu da var, özellikle DEAŞ’lıların geride bıraktığı kadın ve çocuklar ne olacak? Onların ülkelerine gitmesi hatta rehabilite edilmesi konusunda şimdi uluslararası örgütlerle ve ülkelerle de bir çalışma sürdürüyoruz.

BAŞKANLARININ EMRİNİ YERİNE GETİRMEDİLER

ABD askeri, güvenlik bürokrasisi başkanlarının emirlerini yerine getirmedi. Getirmemekte de halen direndiklerini görüyoruz. ABD ile ilişkilerimizde de kritik bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Aralarında Kongre üyelerinin de bulunduğu ABD’li bazı yetkililerin zamanın sınavından geçmiş ittifak ilişkimizi adeta yok sayarak geçici ve taktiksel dedikleri gayrimeşru ortaklıktan bir türlü kopmadıklarını üzüntüyle müşahede ediyoruz. ABD’nin tek taraflı politikaları ve kararlarıyla ilgili bizim duruşumuz nettir. Varoluşsal milli güvenlik menfaatlerimizin korunması söz konusu iken diğer bütün mülahazalar teferruattır. Böyle bir zamanda nereden gelirse gelsin hiçbir yaptırım veya tehdit kabul edilemez ve bizim kararlılığımızı etkilemez. Gerekli cevabı da vereceğiz, gerekli adımları da atacağız.”

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle