GeriGündem Bu ne yaman çelişki, İsviçre?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu ne yaman çelişki, İsviçre?

Bu ne yaman çelişki, İsviçre?
refid:13620170-spot ilişkili resim dosyası

İsviçre, bir yandan Müslümanlara helal gıda ürünleri satan şirketler sayesinde büyük paralar kazanırken, bir yandan camilere minare inşa edilmesini yasaklıyor. Bu çelişkinin en belirgin olduğu yerlerden biri Wangen isimli minicik bir kasaba.

İsviçre’de Kasım ayında yapılan referandumda halkın yüzde 57’si ülkedeki camilerin tepelerine minare inşa edilmesinin yasaklanmasına karar verdi. Ülkede halihazırda toplam dört tane minare var, bunlardan bir tanesi de Wangen kasabasındaki Türk kültür derneğinin çatısında bulunuyor.                                          

Dünya gıda devlerinden Nestle’nin en büyük fabrikalarından biri de Wangen’de. Müslüman müşterilere satılan ürünlerin üretildiği bu fabrikanın büyük yararını gören kasabanın sakinlerinin yüzde 61’i referandumda “minare istemiyoruz” cevabını vermiş.                                                            

New York Times’da yer alan bir haberde görüşlerine yer verilen Nestle çalışanı Bertram Decker da minare istemeyenlerden biri. Nestle’de geçen yıl üretilen 100 milyon paketlik bisküvinin şimdilik yüzde 3’ü helal ürünler olsa da Decker, “Bu alanda üretim artıyor” dedi.                                             

Nestle fabrikasının girişindeki duvarda asılı Paris Büyük Camii’nden alınmış sertifika, fabrikanın ürünlerinin alkol ya da domuz gibi İslami açıdan tüketilmesi uygun görülmeyen malzemeler içermediğini garantiliyor. “Orijinal sertifika iki yıllıktı” diyen Decker, sertifikanın süresinin kısa bir süre önce 2012’ye uzatıldığını belirtti.

İSVİÇRE HELAL ÜRÜN ZENGİNİ

İslam dünyasında insanların gelirleri arttıkça ve Müslümanların Avrupa ve ABD’ye göçü arttıkça Wangen kasabasında üretilen kahve, fırın ürünleri, mısır gevreği ve bebek maması gibi helallik ürünlerle Nestle küresel pazarda özel bir pazar oluşturma şansı elde etti. Helal ürünler bugün Nestle’nin küresel satışlarının içinde 5 milyar dolarlık bir paya sahip.

Ancak İsviçre, Müslümanlara yönelik gıda ürünü satışlarından büyük fayda sağlamasına rağmen, halk arasında minarelerin inşa edilmesine yönelik yasağa verilen destek gün geçtikçe büyüyor.

Wangen bu çelişkinin en belirgin olduğu yerlerden biri. 2006 yılında, Türk derneği binalarının tepesine minare inşa etme kararı aldığında yerel halk şehrin inşaat yönetmeliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle dava açmıştı.

REFERANDUMU TETİKLEYEN KARAR

Yüksek Mahkeme’ye giden davada, mahkeme Türk derneği lehinde karar almıştı. Ancak mahkemenin kararının sebebi minarelerin din özgürlüğü kapsamında koruma altında olması değil, inşaat yönetmeliğini ihlal etmemesiydi.

Bu gelişmenin ardından muhafazakâr partilerin harekete geçti. Özellikle İsviçre Halk Partisi’nden sağcı politikacı Christoph Blocher’in gelecekte inşa edilecek minarelerle ilgili olarak için referandum yapılmasını talep etti.

Ancak Wangen sakinleri oylamanın bir tahammülsüzlük işareti olmadığını söylüyor. Bölge mahkemesi yargıçlarından Beat Frey kendisi minarelere destek oyu verse de muhaliflerin neden muhalif olduklarını şöyle açıkladı: “Oylamanın pek çok sebebi vardı ve aramızdaki Müslümanlar bu sebeplerin en önemlisi değildi. Evet, insanlar siyasi İslam’dan korkuyorlardı ancak Bern’deki federal hükümete de yerel konulara karışılmaması gerektiği mesajı vermeye çalışıyorlardı.”

Wangen’in 4950 kişilik nüfusunun yüzde 18’inin yabancı. Bu yabancıların da büyük bir çoğunluğunu civardan gelen Alman asıllı İsviçreliler oluşturuyor.

Türk kültür derneğinde çalışan Mustafa Karahan, sorunun insanların Müslümanları tanımıyor olmasından kaynaklandığını belirtti. Karahan, “Eğer bizi tanıyor olsalardı referanduma gitme gereği duymazlardı” dedi.

Karahan, 2006’da inşa etmek istedikleri minare için bir açık toplantı düzenlediklerini, 500 kişinin katıldığı toplantıda Protestan bir papazın konuşma yaptığını ve devlet yetkililerinin geldiğini ifade etti.

Ancak minareler üzerinde yaşanan tartışmalar tepkiye neden olmuş. Oylama günü yaklaştıkça kulübün camlarına taş fırlatılmış ve kapısına domuz ürünleri asılmış. Dernek üyelerinin yakınlardaki demiryolunu park yeri olarak kullanmalarına demiryolu yetkilileri tarafından kısıtlamalar getirilmiş.

POLİTİK OYUNA GETİRİLDİK

Karahan, “Bizimle özellikle minarelere yönelik, oy kazanma amaçlı politik bir oyun oynadılar. Bu şekilde İsviçre’nin imajını lekelediler” dedi. Ezacılık şirketinde çalışan İsviçre doğumlu bir Türk Mustafa Bekçi ise, derneklerinin sadece Türklere değil, her milletten insana açık olduğunu belirtti.

Nestle fabrikasının duvarlarındaki yazılar Arnavutça, Sırpça, İtalyanca ve Türkçe gibi birçok dilde hazırlanmış. Fabrikayı geçen yıl Nestle satın alana kadar yöneten Wangenli Walter Leisi, 1990’larda yaşanan Yugoslav savaşında azınlık nüfus arasında sorun çıkmasından korktuğunu, ancak bunun hiç yaşanmadığını söyledi.

Fabrikanın ürettiği birçok helal ürün Avrupa’da Müslüman nüfusun en yaygın olduğu ülke olan Fransa’ya gönderiliyor. Artan talebi karşılamak için fabrika 8 saatlik üç vardiyayla çalışıyor.

Müslümanlara gıda satarken, diğer yandan minarelere direniş gösteren bir kasabada yaşayan Leisi bu ikilemi şöyle açıklıyor: “Sorun her iki tarafta da radikallerin olması. Bir başka sorun da tabii ki şu köşedeki küçük minare.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle