GeriGündem Blues'cu ‘mavi ölüm’ü seçti
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Blues'cu ‘mavi ölüm’ü seçti

Yavuz Çetin, henüz 31 yaşındaydı ve Türkiye'nin en ünlü gitar virtüözleri arasındaydı. 1992 yılında ilk blues grubunu o kurmuştu.Yavuz Çetin, 31 yaşında ve Türkiye'nin en ünlü gitar virtüözlerinden biriydi. 1992'de ilk Blues grubunu kurmuştu. Son yıllarda MFÖ ile çalışan Çetin için terslikler 1996'da eşinden boşanınca başladı. Yaşamını düzene sokmak amacıyla 1.5 yıldır psikoloğa gidiyordu. Önceki akşam, Boğaziçi Köprüsü'nden, Blues'un mavisini hatırlatan ölüme atladı. Üstelik arkasında tek satır not bile bırakmadı. İstanbul'un en meşhur cover gruplarından 'Blue Blues Band'ı 1992'de kuran, elektro gitarın virtüözlerinden Yavuz Çetin, önceki akşam Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak intihar etti. Türkiye'nin ilk Blues'cusu Çetin, kurduğu grubun adında olduğu gibi, 'mavi ölüm'ün kucağında yaşamına son verdi. 5 yıl önce eşinden ayrılan Çetin'in, yaklaşık 1.5 yıldır depresyon tedavisi gördüğü belirtildi. 31 yaşındaki usta müzisyenin geride tek satır not bile bırakmadan ölüme atlayışı, pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi. Ama soru işaretleri gibi, intiharın sırrı da Boğaz'ın sularına gömülüp gitti. EŞİNDEN AYRILMIŞTIGazeteci Erdal Çetin'in oğlu Yavuz Çetin, 1996'da eşi Didem Çetin'den ayrılmış ve bu ayrılıktan sonra hayatını bir daha düzene sokamamıştı. 7 yaşında Yavuzcan adında oğlu bulunan Yavuz Çetin, Kadıköy'deki Shaft Blues Rock Bar'da sahneye çıkıyordu. Gece sahne çalışmalarını sürdürürken, gündüzleri de DMC'den çıkartacağı ve 'Satılık' adını vermeyi düşündüğü ikinci albümünün stüdyo çalışmalarını yürütüyordu. Yoğun depresyon teşhisi konulduğu için bir haftadır hastanede tedavi gören Yavuz Çetin, hafta başında iyileştiği gerekçesiyle taburcu edildi. Tedavisi sona erdikten sonra bir arkadaşına, ‘‘En iyi ilaç müzik’’ dedi ve önceki gün, hastalığı süresince bir an olsun yanından ayrılmayan kız arkadaşı Mine Erkaya ile birlikte son albümünün çalışmaları için stüdyoya girdi. Bir ara fenalaştı. Hemen çalışmayı bırakıp psikoloğuna gittiler. Psikoloğu da, Çetin'e iyi olduğunu söyleyerek bazı ilaçlar vermekle yetindi. Kız arkadaşı Mine Erkaya da paylaşıyordu bu kanaati. Öğleden sonra ayrıldıklarında, Yavuz Çetin'in gayet normal olduğunu söylüyordu.HABERİ BARDA ALDILARYavuz Çetin, sahne aldığı Shaft Blues Rock Bar'a 23.00'e gelecekti. Gelmeyince, tonmaister Mine Erkaya ve Yavuz Çetin Group'un elemanları telaşa kapıldı. Telaşlanmakta hiç de haksız olmadıklarını çok geçmeden anladılar. Yavuz Çetin, saat 19.00 sıralarında, Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak yaşamına son vermişti.Talkbox kullanan ilk gitarist ünvanını alan Yavuz Çetin'in, 1977 model Peugeot marka otomobili, Boğaziçi Köprüsü üzerinde, Ortaköy ayağına yakın bir noktada bulundu. 34 KBP 09 plakalı otomobilde, Yavuz Çetin'in ruhsatı, ehliyeti, 500 dolar ve 190 milyon lira, çeşitli ilaçlar ve 7 tane anahtar bulundu. Yavuz Çetin'in cesedi Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırılırken, ölümü tüm müzisyen arkadaşlarını ve ailesini yasa boğdu.İlk blues grubunu kurduTam 16 yıldır müziğin içinde olan bir isim Yavuz Çetin. Pek tanınmasa da ismini pek çok ünlü sanatçının albümünde görmek mümkün. Son yıllarda MFÖ Grubu'yla sahneye çıkan 31 yaşındaki Çetin, geçen ay Açıkhava Tiyatrosu'ndaki konserlerinde de MFÖ'ye eşlik etmişti. 1970 Samsun doğumlu olan Yavuz Çetin, 10 yaşında enstrüman çalmaya başladı. İlk enstrümanı cura idi. Daha sonra bağlama, 1985 yılında da gitarla tanıştı. Profesyonel müzik hayatına 17 yaşındaki başlayan Yavuz Çetin, Marmara Üniversitesi müzik bölümünde eğitim aldı.1992 yılında ilk blues gruplarından Blue Blues Band'ı kurdu. Bu grupta 1970'li yılların şarkılarını yorumlayıp, hem elektro gitar çalıyor, hem de vokal yapıyordu. Blues gitarı alanında Türkiye'de en yetkin isimleri arasında gösterilen Çetin, başta Coca Cola olmak üzere bir çok reklamın müziğinde gitar sololarında, yabancı gitar virtüozlarını aratmıyordu. Daha sonra bugüne kadar çalışmalarına devam ettiği MFÖ ile tanışan Yavuz Çetin, böylece profesyonel olarak stüdyo müzisyenliğine başladı. Çaldığı kayıtlar arasında İzel'in ‘Bir Küçük Aşk’, Kıraç'ın ‘Deli Düş’ ve ‘Bir Garip Aşk Bestesi’, Soner Arıca'nın ‘Ayrılık’ şarkıları yer alırken, Turgut Berkes'in albümündeki ‘Miranda’ ve ‘Mindos’ ve Göksel'in ‘Sabır’ adlı parçalarında Türkiye'de ilk kez Talkbox performansını kullandı. Çetin, aynı zamanda bir çocuk babası.Türkiye’nin sayılı gitaristlerinden biriydiYavuz, yaklaşık 20 yıllık arkadaşım. Haydarpaşa Erkek Lisesi'nde birlikte okuduk. Çocukluk arkadaşım. Müziğe birlikte başladık. O çok iyi bir müzisyen. Türkiye'nin sayılı gitaristlerinden biri. O yıllarda Ercan-Yavuz-Vahe adlı bir grup kurmuştuk. Milliyet'in düzenlediği müzik yarışmalarına hep katılırdık. Sık sık onlarda gidip kalırdım. Müzik piyasasında Yavuz, çok sevilen biriydi. Ama bugün bizi bırakıp gitti. Ondan böyle birşey beklemiyordum. Yakınlarına başsağlığı diliyorum.‘Propaganda’ filmindeki ‘Dünya’ parçası onunduYavuz Çetin, ‘İlk’ adlı albümünü Ercan Saatçi ve Aykut Gürel'in sahibi olduğu Stop Müzik'ten 1997’de çıkarmıştı. Sinan Çetin'in yönettiği ‘Propaganda’ filminde Erkan Oğur'un üstün perdesiz performansının da yer aldığı ‘Dünya’ adlı parça da Çetin'in imzasını taşıyor.MFÖ'nün gitaristiydiSon kararı kendisi verdiNe diyeceğimi bilemiyorum. Çok duyarlı bir insandı ve Türkiye'nin değerli müzisyenleri arasındaydı. Son zamanlarda CD çalışmaları içindeydi. Onu tamamlamak üzereydi. Son 10 yıldır birlikte çalışıyorduk. Ancak son zamanlarda sorunları vardı ve psikolojik tedavi görüyordu. Son kararı da kendisi verdi. Maddi sorunu olmasına izin vermezdikYaklaşık 10-15 yıldır aralıklı olarak Yavuz'la çalışıyorduk. Sessiz, sakin, biraz da içine kapanık biriydi. Konserlerde seyirciyle kısa bir diyalog kurardı. Bir süredir ruhsal problemleri vardı ve psikolojik tedavi görüyordu. Sorununun ekonomik olduğunu sanmıyorum çünkü buna izin vermezdik. Eşiyle 7-8 yıl önce ayrılmıştı. İlkokula yeni başlayan bir çocuğu vardı. Bir süredir de çeşitli gruplarda tonmaister olarak çalışan bir sevgilisi vardı. Çok iyi anlaşıyorlardı. İntihar ettiği gece, bir saat sevgilisiyle konuşmuş, bir daha gören olmamış. Çok üzüldüm.