GeriGündem "Bir can kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Bir can kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok"

"Bir can kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok"

Denizleri aşmaya çalışan ‘umut yolcuları’nın kurtarıcı ‘melekleri’ ile buluştuk. Denizlerde ölüme terk edilen göçmenlerin gece gündüz demeden yardımına koşan kadın arama-kurtarma subaylarının hikâyelerini dinledik. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın 4 büyük arama-kurtarma gemisinden biri olan İstanbul’da konuşlu ‘TCSG Güven’ gemisinde görevli subayların İstanbul Boğazı’nda yaptığı çalışmaları görüntüledik.

KURTARMAK İÇİN UZANAN BİR EL

Yara savunma subayı Teğmen Gizem Kurtuldu Ercan: Piri Reis Üniversitesi Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği’ni bitirdim. Öğrencilik döneminde üniversiteye tanıtıcı brifing kapsamında gelen komutanlarımızın anlattıklarından etkilendim. Ticari bir gemide herhangi bir yerden bir yere taşımacılık yapmaktansa, vatana hizmet etmek, can kurtarmak, denizlerimizi korumak beni heyecanlandırdı.

Bir can kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok

Arama kurtarma faaliyetleri fazlaca dikkat ve disiplin gerektirir. Örneğin aldığımız bir ihbar üzerine söz konusu koordinata süratle giderken, gemide A’dan Z’ye tüm personelin görevleri vardır. Bir zincirin halkaları gibiyiz, herhangi birimizin görevinde yapacağı bir yanlış veya ihmal tüm ekibi etkiler. Bu nedenle herkes hatasız, dikkatli bir şekilde en üst düzey disiplinle görev yapıyor.

ACI MANZARAYLA DA KARŞILAŞIYORUZ

Beni en çok etkileyen görev, düzensiz göçle mücadele kapsamındaki görevlerimizdir. Kurtardığımız hayatlar bana bu kurumda olmamın ne kadar doğru olduğunu hissettiriyor. Ölümle-yaşam arasındaki bir çocuğa uzattığınız yardım eli onu hayata bağlıyorsa bu dünyanın en büyük mutluluğu oluyor. Bu tarif edilemez bir mutluluk. Olay yerine gittiğimizde neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Bazen cesetlerle karşılaştığımız da oluyor. Kurtardığımız hayatlarla mutlu oluyoruz, kurtaramadığımız hayatların hüznünü ise derinden yaşıyoruz. Bu da mesleğin en zor anı. Kurtardığımız her hayat bizi bir daha mesleğimize bağlıyor. Kurtarmak için uzanan el olmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz.

Bir can kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok

ÖNCE TİCARİ GEMİLERDE ÇALIŞIYORDUM

Arama-kurtarma subayı Teğmen Esra Çamkerten: Sahil Güvenlik Komutanlığı’na girmeden önce ticari gemilerde çalışıyordum. Sahil Güvenlik subayı olmak istediğimde ailem bana hep destek oldu. Mesleğin en büyük getirilerinden biri manevi tatmin, gurur. Zorluğu, sorumluluğu fazla olan bir meslek. 7/24 esasına göre çalışıyoruz. (Arama-kurtarma çalışmaları) Aldığımız bir ihbar ya da kendi tespitimiz üzerine olay yerine doğru süratle harekete geçeriz. Gemi üzerinde iki adet hızlı kurtarma botumuz mevcuttur. Olay yerine giderken botla çıkacak personelimizi hazırlarız. Olay yerine varış sürecinde geçen zaman hesaplanarak göçmenlerin-kurtarılacak kişilerin sürüklenme ile oluşacak yeni yerlerini de tespit ederek duruma uygun arama planı oluşturuyoruz. Gemimiz arama-kurtarma faaliyetleri için özel yazılımlara ve donanımlara sahip, kurtarma açısından her türlü imkân var.

SEVİNÇ DE VAR ÜZÜNTÜ DE

Sorunsuz tamamlanan bir arama kurtarma faaliyeti, kurtardığınız insanlarla oturup muhabbet etmek, onlarla bir şeyler paylaşmak çok büyük mutluluk. Denize savrulmuş, boğulmak üzereyken kurtardığımız bir can hele bir de çocuksa ve kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok. Sarılıp sevinç gözyaşı döküyoruz. Bir de bunun ikinci yüzü var ki olay yerine gittiğimizde kurtarmayı beklediğimiz insanların cesetleriyle karşılaştığımız anlar, en acı tarafı. Daha da acısı o cesetlerin çocuk-bebek olması. Fakat onların denizde kaybolup gitmelerine izin vermemek, en azından cenazelerini ailelerine teslim ediyor olabilmek de bizim için çok önemli. Yola çıktığımızda insanların cesetleriyle karşılamamak için dua ediyoruz.

Bir can kurtarmışsak bu mutluluğun tarifi yok

HAYALİMİN PEŞİNDEN GİTTİM

İkmal astsubayı Kıdemli Çavuş Büşra Büyük: Oturduğum semtte deniz lisesi öğrencilerinin üniformalarıyla geçişlerini hayranlıkla izliyordum, üniformaya olan hayranlığım beni bu mesleğe itti. O beyaz üniformaları giymeyi hayal ettim ve nitekim şu an o beyaz üniformalar içerisinde mavi denizlerde görev almaktayım. Hayalimin peşinden gittim ve 4 yıldır bu meslekteyim. Başladığım mesleğe işim olarak bakmak istemedim hiç, bu benim yaşama sebebim. Bizler bu topraklarda huzurlu ve mutlu yaşayabilelim diye canını hiçe saymış kahramanların torunlarıyız ve onların bize miras bıraktığı bu toprakları korumalıyız. Bu mesleği seçeceklere tavsiyem, ne istediğinize karar verin ve bunu bir kâğıda yazın; kadın astsubay, kadın subay, uçuş ya da dalış personeli... Siz isterseniz her şeyin mümkün olacağına inanır ve olması için savaşırsanız, başarırsınız. Gemilerimizin mavi vatan denizlerimizde yardıma muhtaç insanlara yardım eli uzatarak onların güvenliğini sağlaması, barış ve huzur ortamının sağlanmasında göstermiş oldukları başarılarda benim de katkımın olduğunu bilmek çok gururlandırıyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle