GeriGündem Berlusconi'nin alternatifi yine kendisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Berlusconi'nin alternatifi yine kendisi

Geçtiğimiz iki haftada yaşanan skandallar, İtalya'da Berlusconi hükümetini bir kez daha yıkılmanın eşiğine getirdi. Ancak merkez sol muhalefetin zayıflıkları, İtalya'nın Berlusconi'den başka alternatifi olmadığını düşündürüyor.

Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor

 

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin son günlerde en çok konuşulan isimlerden biri oldu. İlk olarak reşit olmayan bir dansöz olan Ruby’yle ilişkisi ve evinde seks partileri düzenlediği iddiası, ardından da mafyayla bağlantılı olduğuyla ilgili davada yaşanan son gelişmeler, İtalya hükümetini yıkılmanın eşiğine getirdi.  

 

Başka ülkelerde olsa muhalefet, seks skandalları, parti içi pusular ve süregelen ekonomik sorun eşliğinde gelmesi muhtemel bir erken seçimi düşünerek neşeyle ellerini ovuştururdu. Ancak İtalya’da, bekleyen bir hükümet yok. Berlusconi ülkede başbakanlık çıtasını bir hayli düşürdü ancak ortada çıtayı yükseltebilecek bir isim de yok.

 

Berlusconi’nin kariyeri ilk kez sona ermiyor. Bu hafta içinde hükümetten beş bakanın istifa edeceklerini, 40 milletvekilinin ise hükümetten desteklerini çekeceklerini açıklamalarıyla, Berlusconi parlamentonun alt kanadındaki çoğunluğunu kaybetmiş oldu. Lideri olduğu Özgürlük Halkı Partisi’nin eşkurucusu Gianfranco Fini’yle kameralar önünde yaptığı tartışmalar da merkez sağ partideki çatlağın boyutlarını ortaya koydu.

 

BERLUSCONI'NIN DOSTU KALMADI

İtalya Başbakanı'nın pek fazla dostu kalmadı. Daha önce işçi sendikalarının tepkilerine maruz kalan Berlusconi bugün biz zamanlar en güçlü destekçileri olan işverenlerin eleştirilerinin de hedefinde. Üçüncü çeyrekte sadece yüzde 0.2 büyüyen ekonominin içler acısı hali anketlerde Berlusconi’nin destek oranlarını yüzde 32’ye kadar düşürdü.

 

Geçtiğimiz hafta içinde İtalya’nın en büyük şirketi olan Fiat’ın CEO’su Sergio Marchionne, hükümetin beceriksizliğinden bahsederek, “Bunlar ciddiyetsiz insanlar” dedi. Berlusconi’nin en eski müttefiki Katolik Kilisesi bile Başbakan’ın özel hayatına Vatikan’dan gelen tepkili bir sessizlik ve Katolik gazetelerinden gelen yoğun eleştirilerle yanıt verdi.

 

Ancak merkez sol muhalefet, bırakın bir seçim zaferine hazırlanmayı, tutarlı bir kampanya bile geliştirmekten aciz görünüyor. Anketler, kağıt üzerinde kurulacak bir merkez sol hükümetin, halihazırdaki hükümete karşı ufak bir çoğunluğu olduğunu gösterse de ana muhalefetteki Demokrat Parti’ye verilen destek de Berlusconi’ye verilen destek kadar düşük. İtalya’nın merkez solu, Berlusconi’nin en yakın dostunun muhalefet olduğuyla ilgili o eski şakayı gerçeğe dönüştürmeye kararlı görünüyor.

 

BAY İYİ ADAM'DAN BEKLENTİLER BÜYÜKTÜ

başlarda kimse böyle bir şey olmasını beklemiyordu. Walter Veltroni, üç yıl önce Demokrat Parti’yi kurup kendisini iyi niyetli bir reformcu, ılımlı solun oylarını toplayıp ülkede yeni bir çoğunluk oluşturacak bir “Bay İyi Adam” olarak tanıtmıştı. Ancak niyeti ne kadar iyi olursa olsun, siyasi stratejilerinin zayıf olduğu ortaya çıktı. Veltroni, dönemin merkez sol başbakanı Romano Prodi’nin meşruiyetini silip hükümetin devrilmesine katkıda bulunarak kendi partisinin de halkın gözünden düşmesine neden oldu.

 

2008 yılı daha da kötüydü. İlk olarak Veltroni’nin Demokrat Parti’nin ulusal seçimlerde koalisyon ortağı olmadan yarışacağını açıklaması, Komünistlerin ve Sosyalistlerin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana meclise girememesine neden oldu. Ardından iki hafta sonra Veltroni’nin Roma Belediye Başkanlığı’na aday gösterdiği isim, aşırı sağcı Gianni Alemanno karşısında yenilgiye uğradı.

 

Veltroni yılmadı. Görev süresi dolmak üzere olduğu için bu yıl başlarında başkanlığa aday olarak dışarıdan bir ismi göstererek, en büyük rakibi Massimo D’Alema’nın siyasi müttefiki, Genel Sekreter Pierluigi Bersani’nin önünü tıkadı. Veltroni adayını geri çekse de olan oldu.

 

MUHALEFET ÇOK ZAYIF

Seçimleri kazanmak için üç şeye ihtiyaç var: Liderlik, organizasyon ve seçmenin ilgisini çekecek siyasi bir program. Bir alanda güçlü olmak, diğer ikisindeki zayıflıkları örtebilir. Ancak İtalyan merkez solu her üçünde de zayıf ve Mart ayında yapılması olası seçimlere dek liderlik sorununun çözülmesi beklenmiyor.

 

Şu an Apulia bölgesel hükümetinin, halkın desteğini de arkasına alan merkez sol başkanı Nichi Vendola, en akla yakın aday gibi görünüyor. Vendola ülke genelinde yapılan anketlerde siyasi yelpazenin her yerinden toplam yüzde 48 destek alarak lider oldu. Berlusconi ve açık eşcinsel Vendola arasındaki bir seçim yarışı, Berlusconi’nin “Genç kadınlar konusunda tutkulu bir insan olmak eşcinsel olmaktan iyidir” sözlerine halkın ne kadar destek verdiğini de gösterecek. Ancak Katolik İtalya’nın eşcinsel başbakana hazır olmadığı ortada.

 

BERLUSCONI'YI YENMEK İÇİN DAHA FAZLASI GEREK

Partinin siyasi programı da bir başka yük. Başlangıçta cesur girişimlerle ortaya çıkan Demokrat Parti, seçimlerden sonra merkez sağla uzlaşmak için attığı her adımda prensipsiz makine siyasetçiler olarak görüldü. Neyse ki partinin hala bazı siyasi kurumlara erişimi var. İtalyan Komünist Partisi’nin yıkılışının üzerinden neredeyse 20 yıl geçse de Demokrat Parti komünist tabanı harekete geçirebiliyor. Ancak çağa ayak uydurması gerekiyor.

 

Ancak muhalefetin canlanması bile yeterli olmayabilir. Berlusconi pek çokları için siyasi ve şahsi olarak gözden düşmüş bir figür ancak yine de elindeki yetkiler ve kaynaklar çok geniş. Aynı zamanda seçim kampanyalarını seven ve bu konuda başarı olan bir savaşçı.merkez sol ve Demokrat Parti’nin Berlusconi’yi yenmek için daha fazlasına ihtiyaç var. Bu konuda başarılı olsalar bile,zaferi elde edecekleri kesin değil. İtalya’nın önündeki asıl tehlike de bu.

 

Foreign Policy'de James Walston imzasıyla yayımlanan "Bunga Bunga Forever" başlıklı analizden derlenmiştir.

 

Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

 

Planet'i Twitter'da takip etmek için:
http://twitter.com/HurriyetPlanet

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle