GeriGündem "Benden çok eşim kırıldı"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    33
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Benden çok eşim kırıldı"

"Benden çok eşim kırıldı"
refid:6502953 ilişkili resim dosyası

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, adaylıktan çekilmesiyle sonuçlanan Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki “aile atmosferini” açıkladı.

Yaşananların kendisinden çok eşinde kırgınlık yarattığını belirterek, “Evimizin içinde öyle bir asabiyet duygusu, öfke yok. Bazen insanlar, bizim, siyasetçilerin insani boyutlarını yok farz ediyorlar. Bizim de insani boyutumuz var, duygularımız var. Ama bunlar Türkiye’nin olgunlaşma sancılarıdır, öyle bakmak lazım” dedi.

Abdullah Gül, TBMM’de Akşam Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut, Ankara Temsilcisi İsmail Küçükkaya ve parlamento muhabiri Bülent Sarıoğlu ile görüştü. AKP’nin kurmay kadrosundan Grup Başkanvekilleri Salih Kapusuz, Sadullah Ergin, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve Kayseri Milletvekili Taner Yıldız’ın da bulunduğu görüşmede Gül, siyasetteki gergin dönemin özel hayatına yansımalarını anlattı.

Eşiniz üzerinden de tartışma yapıldı, o da üzülmüştür herhalde. Bu süreç sizde, eşinizde kırgınlık yarattı mı?
Tabii bir kırgınlık oldu ama benden çok eşim kırıldı. Kendisi çok üzüldü, üzülmesi de tabiidir. Ben de şüphesiz eşimle ilgili bir durum olduğu için üzüldüm. Annem, babam sürekli “Aman üzülmeyin” dedi, ben onlara “Siyasette olur böyle şeyler, siz üzülmeyin” diyorum. Ama içimizde öyle bir asabiyet duygusu, öfke olmadı; eşimde de olmadı, bende de olmadı. Yani evimizin içinde böyle bir şey yok. Herkesin insani boyutu var. Bazen insanlar, bizim, siyasetçilerin insani boyutlarını yok farz ediyorlar. Bizim de insani boyutumuz var, duygularımız var. Ama bütün bunları bir olgunlaşma süreci olarak gördük. Bunların da çözüldüğünü, Türkiye’nin bunları aştığını bir gün inşallah hepimiz göreceğiz, herkes görecek.

Bütün yaşananlardan sonra gelinen aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’yi içeriden ve dışarıdan gelebilecek şoklara karşı çok iyi hazırladık. Bunlar da içeriden gelen şoklar oldu. Buna karşı da ne kadar hazırlıklı olduğumuz görüldü. Bunlar Türkiye’nin büyüme sancılarıdır, olgunlaşma sancılarıdır. Böyle bakmak lazım.

Sanki size karşı fazla bir ısrar mı oldu?
Maalesef bir insan ortaya çıktıktan sonra çok şeyler yazılıyor, çok dezenformasyon yapılıyor, çok spekülasyon yapılıyor. Başbakan beni korumak istedi. Bütün okları kendine çevirdi. Sayın Başbakan’la yıllardan beri süren arkadaşlığımız var, kardeşliğimiz var. Bunlar da değerli düşünceler.

Bildiri sonrasındaki gelişmelerin etkisini üzerinizden attınız mı?
Bunun üzerinde durmamak lazım. Bunu böyle bir geçiştirmeliyiz. Bu, Türkiye’nin üzerinde durdukça duran bir bulut olmamalı.

Bu süreçte Deniz Baykal’ın yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim aslında Deniz Bey’le geçmişten gelen bir diyaloğum vardır. Partiyi kurmadan önce Deniz Bey’le görüşmüştük. O zaman böyle geçmişimizin önemli yıllarını konuşmuş, biraz özeleştiri de yapmıştık. O zaman şunu söylemiştim; ben aslında Türkiye’de solun sadece aydınları, entelektüelleri ilgilendirir olmaktan çıkıp bütün tabana yayılmasının gerektiğini söylemiştim. Kemal Tahir’in, İdris Küçükömer’in yaklaşımları üzerine görüşlerimiz olmuştu. Ben ikisini de çok severek okurum. İdris Küçükömer çok önemli bir aydınımızdı. Onların eleştirilerini konuşmuştuk. Aday olduktan sonra ziyaret ettiğimde de biraz bunları konuştuk. İçerde de çok iltifat ettiler, onu söyleyeyim.

Gelinen aşamada Deniz Baykal da “Normal yaşamda türban bir sorun değildir” diyor. Türban konusunda yeni bir yaklaşım gerekmiyor mu?
Gelirken İstanbul’da bir görüntü zihnimde yer etti. Tabii bunları yaşadıktan sonra çevreye de biraz daha farklı bakıyor insan... Başörtülü bir kızımızı gördüm, yanında da bir arkadaşı vardı. Hava da güzel olunca yanındaki arkadaşı çok farklı bir kıyafet giymiş. Tam tezat gibi duruyor ama birbirlerine sarılmışlar yürüyerek gidiyorlar. Öyle arabesk bir halleri de yoktu yani. Belli ki ikisi de üniversite öğrencisi, belirli bir seviyedeler. Toplumdaki durum bu.

İkinci sandık gelirse aday yine Gül mü?

Abdullah Gül, Anayasa değişiklik paketinin TBMM’de kabul edilmesine ilişkin olarak, “Meclis kilitlenince halkla geleceğiz dedik. Anayasa değişikliği yapıldı” dedi. Bakan Gül, İstanbul’dan Ankaraíya gidişinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda basın mensuplarının “Anayasa değişikliği paketine” ilişkin sorularını yanıtladı. Abdullah Gül, Anayasa değişikliği paketinin TBMM’de kabul edildiğinin hatırlatılarak bundan sonraki sürecin sorulması üzerine, “Meclis kilitlenince íHalkla geleceğizí dedik. Anayasa değişikliği yapıldı” diye konuştu. Gül, “Cumhurbaşkanını halkın seçeceğinin belli olması durumunda yeniden adaylığınızı koyacak mısınız?” sorusuna “Adaylığımız devam ediyor” yanıtını verdi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle