Ben Türkiye’ye pasaportsuz gelmek istiyorum

Güncelleme Tarihi:

Ben Türkiye’ye pasaportsuz gelmek istiyorum
Oluşturulma Tarihi: Ekim 02, 2005 02:08

Şimdiye kadar böylesine renkli bir savunma bakanı tanımadım. İtalya’nın medya imparatoru başbakanı Silvio Berlusconi’nin savunma bakanı o. Siyasete atıldığı günden beri Berlusconi’nin en yakınlarından biri.

1994’teki ilk Berlusconi kabinesinin dışişleri bakanıydı. 4 yıldır da savunma bakanlığı koltuğunda oturuyor. Aslında o bir ekonomi profesörü. Roma Üniversitesi’nde ekonomi ve siyaset bilimi kürsü başkanıyken siyasete atılmış. Bu ona hem ekonomi hem de diplomaside rahatlıkla dans etme şansı veriyor. Son derece rahat ve kendine güvenen bir siyasetçi. En can sıkıcı şeyleri bile kahkahayı patlatarak söyleyebiliyor. Onu ilk kez, 1998’de İtalyan solunun başbakanı D’Alema, Abdullah Öcalan’ı kırmızı halıyla karşılayıp haftalarca Roma’da konuk ettiği zaman tanımıştım. O sırada muhalefetteydi. Öcalan’a siyasi iltica verilmesi için İtalya’da fırtınaların koptuğu günlerdi ve Martino, ‘Ankara’yı aldatamayız. İhanet edemeyiz. Türkiye müttefikimizdir. Çok düşünerek karar vermeliyiz. Bu da Türkiye’nin aleyhinde olamaz’ diye fırtınaya karşı yelken açmıştı. Martino, şimdi de AB’de esen fırtınaya karşı yelken açtı. Güçlü sözlerle de yetinmedi. Vücut dilini de kullandı. Ellerini havaya kaldırıp parmaklarını çapraz yaparak ‘3 Ekim’e kadar böyle kalacak. Şans diliyorum. Sabırlı olun’ dedi. Sonra da kahkahayı patlattı. Martino’yla Ankara’da bol kahkahalı bir söyleşi yaptık.

Sizin adınızı ilk kez Öcalan, Roma’ya geldiği zaman duymuştuk. Şiddetle karşı çıkıyordunuz.

- Evet, biz muhalefetteydik.

Sizce bugün Avrupa’nın Öcalan’a ve PKK’ya bakışı değişti mi? Artık Türkiye’nin PKK terörüyle ilgili kaygıları daha iyi anlaşılıyor mu?

- Artık fotoğraf eskisi kadar olumsuz değil. İnsanlar daha fazla anlıyor.

BERLUSCONI İLE ERDOĞAN ÇOK İYİ DOST

İmralı’dan çıkma şansı yok ama yine de sormak istiyorum.
Eğer bugünkü koşullarda Öcalan İtalya’ya sığınmaya kalksaydı tepki ne olurdu?

- Gelebilse bile zaten şu anda gelmesin derdim. Seçimleri kaybedersek gelmesini tavsiye ederdim.

Ya seçimlerden sonra? Şansı olur muydu?

- Hayır olmazdı. Bütün siyasi nedenlerin ötesinde Berlusconi’yle Erdoğan arasında kişisel bir dostluk var. Uluslararası ilişkilerde bu da önemlidir. Erdoğan, birkaç hafta önce Roma’ya geldiğinde başbakanın ofisine geldi. Kabine toplantısı devam ediyordu. Ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.

Artık AB, PKK’yı terör örgütü olarak kabul ediyor ama yine de Avrupa’dan yayın yapan ve PKK propagandası yürüten Roj TV hálá kapatılmıyor.

- Bence Türkiye de, onların yayınlarının tam tersi yayın yapmalı, onların tezlerini çürütmeli. Paramparça etmeli. Tabii ki terörü teşvik eden suç işliyor. Durdurulmalıdır.

TÜRKİYE’SİZ AVRUPA BİR ANLAM TAŞIMAZ

Türkiye’yi dışlamak AB’nin ne kadar çıkarına sizce?

- Bakın, bence Türkiye’siz bir Avrupa, jeopolitik açıdan hiçbir anlam taşımayacak. Türkiye Avrupa’nın doğal sınırıdır. Tarih kitaplarına bakın. Türkiye için ‘la porta’ yani kapı der. Türkiye, her zaman Avrupa için önemli oldu. Bugünkü uluslararası ortamda da Türkiye’yle işbirliği kaçınılmazdır. Suni sorunlar yaratmaktan vazgeçmeliyiz.

AB’de de bunun farkında olanlar çoğunlukta mı yoksa genel eğilim Türkiye’yi masadan kalkmaya zorlayacak yeni koşullar getirmek mi?

- Türkiye’de neler hissedildiğini biliyorum. Bu çok rahatsız edici bir durum. Ama Türkiye’nin önemini bilenler de var.

3 Ekim’de müzakerelerin başlamasıyla ilgili bir tehdit görüyor musunuz?

- Bizde şans dilemek için böyle yapılır. (İki elini havaya kaldırıyor, işaret ve orta parmaklarını birbirinin üstüne koyup çapraz yapıyor) 3 Ekim’e kadar parmaklarımı çapraz tutacağım. Size şans diliyorum. Müzakerelerin başlamasını ve iyi gitmesini diliyorum. Uzun bir süreç olacak. Sabırlı olun. Siyaset sabır demek.

FRANSIZLAR AGORAFOBİYE KAPILDILAR

Ama şimdi Kıbrıs masaya sürülüyor. Türk kamuoyu AB’nin sözünü tutmayıp Papadopulos’un arkasına saklanmasını anlayamıyor.

- Bakın anayasa referandumundan önce Fransızların hayır diyeceğini tahmin ettim. Çünkü agorafobiye kapıldılar. Yani genişleme korkusu. Fransızlar, genişleyen bir AB’de kendi önemlerinin azalmasından korkuyor. Agorafobi diğer ülkelerde de var. Avrupa dışa açılmalı, içe kapanmamalı.

Türkiye, Kıbrıs yüzünden masayı terk ederse ne olacak?

- Hiçbir zaman istemem. Büyük bir yenilgi olur. Kesinlikle bir uzlaşma yolu olmalı ve bulunmalı.

AB’nin Kuzey Kıbrıs’la doğrudan ticareti başlatması, Kıbrıs sorunundan bir çıkış yolu olabilir mi?

- Şimdi çok kaygan bir zeminde yürümeye başladım. Savunma bakanının görevi savunmadır. En iyisi savunmaya geçeyim (kahkahalar).

Ümit ederim sizin parmaklarınızı çapraz yapmanız Türkiye’ye 3 Ekim’de şans getirir.

- Ben Türkiye’ye pasaportsuz gelmeyi ümit ediyorum. Ve ümit ediyorum Türkiye’den siyasi iltica istemem.

Belki 10 yıl sonra Türkiye’ye yerleşmek istersiniz.

- Ama önce Türkçe öğrenmem lazım.

MALLARIN VE FİKİRLERİN DOLAŞIMI TEHLİKEYİ AZALTACAKTIR

Terörle mücadeleyi sadece silahla önleyemeyiz. Kültürel ve ekonomik alanda yaklaşmalıyız. Zengin ülkeler bir anlamda şizofrenik davranıyorlar. Fakir ülkelerden korkuyorlar. Ama onlara yardım etmenin en iyi yolu, ürettiklerini bize satmalarına izin vermek. En iyi yol sınırları açmaktır. Serbest ticaret barışı garanti etmez ama genellikle korumacılık savaşa yol açar. Önce ticari çatışma başlıyor sonra da doğrudan çatışma. Sınırları açmak, fikirlerin de dolaşmasını sağlıyor. Farklı kültürlerden hizmetlerin, malların ve fikirlerin dolaşımı tehlikeyi azaltacaktır.

Irak içinde yer almaları Kürtlerin çıkarına

Türkiye, Irak’ın parçalanmasından ve bir Kürt devleti kurulmasından endişe ediyor.

- Bu korkuyu biliyorum. Türk liderleri Irak’a müdahaleden önce de bu endişeyi yaşıyorlardı. 1991’de Türkiye’ye 500 bin göçmen aktı. BM Genel Sekreteri bu kez 2 milyon insanın akmasından korktu. Neyse ki olmadı. Endişenizi anlıyorum, çünkü sonuçta Irak sınırları bir İngiliz hanım tarafından çizilmiş suni bir devlet. Ben İngilizlerin hayranıyım ama bazen hata yapıyorlar. Özellikle de sınırları çizerken...

Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin adım adım kurulduğunu, 1-2 yıl içinde ilan edebileceklerini söyleyenler de var.

- Irak demokrasisi oturursa, onların bunun içinde yer alması ihtimali çok yüksek. Birleşik bir Irak’ın içinde yer almaları çıkarlarına.

Yani Kürtler sizce devlet için ısrar etmeyecekler mi?

- Bence izole olmak yerine birleşik ve demokratik bir Irak’ın içinde oynayacakları rolün daha fazla kendi çıkarlarına olduğunu görecekler. Ama tabii insanlar her zaman çıkarlarına göre hareket etmiyorlar.

Neden devlet ilan etmek çıkarlarına değil?

- Her şeyden önce komşularıyla sorunlar yaşayacaklar.

ABD’yle birlikte Irak’a askeri müdahaleye siz de katıldınız. Kendinizi başarılı görüyor musunuz?

- Şu anda Irak’ta başarılı olup olmadığımızı söylemek için erken. İyi çizilen bir siyasi süreç yaşanıyor. Yeni bir Irak başlayacak. Daha önce var olmayan bir Irak. Tamamen demokratik bir Irak. Sünnilerin de siyasi sürece katılmak istediklerine ilişkin işaretler var. Şu anda Irak’ın 18 eyaletinden 14’ünde istikrar var. Bin Iraklı asker ve 9 bin polisi biz eğittik. Eğer bu durum diğer eyaletlerde de devam ederse yavaş yavaş Irak’ın kendi güvenliğini sağlayacağını göreceğiz.

TERÖR 21. YÜZYILIN SORUNU AMA BU YÜZYIL ÖNCEKİNDEN DAHA GÜVENLİ

Terör, Türkiye dahil birçok ülkenin karşı karşıya bulunduğu bir tehdit. 21. yüzyılda karşı karşıya olduğumuz gerçek tehdit bu. Yine de bu yüzyıl öncekinden daha güvenli bence. Önceki yüzyıl savaş korkusuyla geçti. Her şey harap oldu. Sonra da soğuk savaş dönemi. Eğer patlasaydı bütün dünya yok olurdu. Bence şu anda şanslı sayılırız. Şu andaki tehdit terörizm. Güvenliği sağlamak için ise birlikte hareket etmeliyiz. NATO’nun ve AB’nin genişlemesi, Akdeniz işbirliği ve en önemlisi de Türkiye’nin AB’ye katılımı bu açıdan çok önemli.

GERİ ÇEKİLME LÜGATİMİZDE YOK

Irak’tan geri çekilme lügatimizde yok. Irak polisini ve askerini eğitme programımız ilerledikçe ve onlar güvenliği sağladıkça, biz daha az askerle oradaki görevimizi sürdürebileceğiz. Orada gerekli olduğu sürece kalacağız. Ümit ederim nisandaki seçimleri de kazanırız ve ben yine savunma bakanı olurum O zaman size ne kadar kalacağımızı da söylerim.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!