GeriGündem Bekár odaları sergi oldu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bekár odaları sergi oldu

Genç fotoğrafçı Altan Bal, babasının hayatından esinlenerek Eminönü ve Beyazıt'taki bekár odalarının fotoğraflarını çekti.Fototrek Nikon Fotoğraf Galerisi, Altan Bal'ın ‘‘Bir İstanbul Masalı: Bekar Odaları’’ adlı siyah-beyaz fotoğraf sergisiyle açılıyor. 30 adet 30x40 boyutunda fotoğrafın yer aldığı sergi yarın 19.00'da açılacak ve 3 Ekim'e kadar sürecek. Fotoğraf Bölümü 3. sınıfta dönemlik fotoğraf projesinin çekim aşamasında Fotoğraf Vakfı Girişimi bursu kazanan bu proje, Nikon Türkiye Mümessili Karfo Karacasulu A.Ş'nin desteğiyel bir sergiye dönüştü. Bekar odaları, bütün ülkeden genç göçmenleri mıknatıs gibi çeken İstanbul'un özelliklerinden biri. İstanbul'a gelen gençlerin kazandıkları azıcık parayla ev tutmaları imkansız. Bu yüzden beş-altı genç bir araya gelerek 10-12 metrekare odalarda yaşıyorlar. Aylık kiraları ortalama 30 milyon olan bu odalarda tuvalet, banyo ve mutfak yok. Altı yedi odaya tek bir tuvalet düşüyor. Altan Bal, bu projeyi babasının hayatından esinlenerek başlattığını anlatıyor: ‘‘Babam 1965'te ‘boğulacaksan büyük suda boğul' diyerek Erzincan-İstanbul trenine kaçak olarak binmiş. 3-4 arkadaşıyla beraber kısa bir süre bekar odasında kalmış... Babam bana hep ‘hayat bilgisi' hikayeleri anlatırdı. Ev rahatlığının değerini bilmeyen, hayat mücadelesi hakkında bir fikri olmayan çocuklara anlatılan ibret dolu bir hikayeydi bekar odaları. Benim için kahramanı babam olan bir İstanbul masalıydı.’’Eminönü ile Beyazıt arasında Küçük Pazar'da yoğunlaşan bekar odaları sakinlerinin fotoğrafını çekmek çok kolay olmamış. İlk birkaç ay hiç fotoğraf çekmeden onlarla tanışmak, hayatlarını anlamakla geçmiş ve tabii bol bol reddedilmekle! ‘‘Çünkü fotoğraf onların gözünde gazeteci ve yalan yanlış haberler demekti’’ diyor Bal. ‘‘Yıllarca bir köşeye itilmiş bu insanların aralarına girip bir çay istemeye hakkım var mıydı?’’ Neyse ki ilk birkaç aydan sonra, Anadolu'nun misafirperver sıcaklığıyla karşılaşmaya başlamış. ‘‘Artık herkes beni odasına davet ediyordu. Gördüğümü çekmeye çalıştım. Özel bir şey aramadım. Bu açıdan bekar odalarındaki hayatı yansıtıyorum diye bir şey söylemek istemem. Söyleyebileceğim tek şey, bekar odalarında geçirdiğim günlerde olanları fotoğrafa döktüm. Zaten tek yapabileceğim de buydu.’’