GeriGündem Bebeğini öldürmüştü... Ömürlük farkla müebbet
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bebeğini öldürmüştü... Ömürlük farkla müebbet

Bebeğini öldürmüştü... Ömürlük farkla müebbet

İSTANBUL Kadıköy’de yaşayan Fadime Işık Duraç (28) iddiaya göre evlilik dışı ilişkisinden hamile kaldı ve çevresindekilerden gizledi. Karnının büyümesini “Kilo aldım” diyerek açıklayan Duraç, “Hamile misin?” sorularına da “Kist ameliyatı oldum, çocuk sahibi olamıyorum” diye cevap verdi. Geçen yıl ekim ayında halsiz düşen Duraç’ı komşusu L.D. hastaneye götürdü. Muayenesinde doğum yaptığı anlaşıldı. Ancak Duraç kabul etmedi.

KOVADA BEBEK CESEDİ

Duraç hastanede yatarken kedilere mama vermek için eve giren komşu L.D., temizlik kovası içinde havluya sarılı bir bebek cesedi buldu. Polisin devreye girmesi üzerine hamile olmadığını ve olayı hatırlamadığını söyleyen Duraç, Anadolu Adliyesi’nde 11 Ekim 2018’de tutuklandı. Soruşturma kapsamında alınan raporda, ceset çürüdüğü için bebeğin kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği belirtildi. Savcı tarafından Duraç hakkında ‘yeni doğmuş bebeğini kasten öldürme’den ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İddianamede, bebeğin canlı doğduğu ancak kadının doğurduğu bebeğe ilgi göstermeyip 5-6 gün yatak odasında bekleterek ölmesine ve çürümesine neden olduğu, daha sonra da su dolu kovaya koyarak üstünü havluyla kapattığı belirtildi.

‘İLAÇ DENGEMİ BOZDU’

Anadolu 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen perşembe görülen karar duruşmasında son sözü sorulan sanık Duraç, ağlayarak “Son 2 yıldır aldığım tüm antidepresanlar bütün dengemi bozdu. Ben suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum” dedi. Duraç’ı oyçokluğuyla önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, sanığın duruşmalardaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak cezayı müebbete çevirdi.
Oyçokluğuyla alınan karara üye hâkim Osman Bıyıklıoğlu ise muhalefet şerhi koydu. Bıyıklıoğlu “Her ne kadar sanık hakkında ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezası istemiyle kamu davası açılmış ise de; Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ve diğer deliller nazara alındığında sanığa isnat edilen eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve bilimsel verilere dayalı herhangi bir delil elde edilememesi itibarıyla mevcut şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği kanaatiyle sanığın beraatına ve tahliyesine karar verilmesi kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum” dedi.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle