GeriGündem BDP: Biz vicdanen, siz siyaseten akan kandan sorumlusunuz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    14
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

BDP: Biz vicdanen, siz siyaseten akan kandan sorumlusunuz

BDP: Biz vicdanen, siz siyaseten akan kandan sorumlusunuz
refid:15122787 ilişkili resim dosyası

İmralı’da ömür boyu hapis cezasını çeken Öcalan’ın çağrısı üzerine Irak’taki Kandil Dağı ile Mahmur Kampı’ndan gelen PKK’lılardan yargılanmalarına başlanan 13’ünden 12’si duruşmaya katılmadı. Mahkeme duruşmaya katılmayan sanıklardan 9'u hakkında zorla getirilmelerine karar verdi. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, duruşma sonrasına hükümeti eleştirerek, “Biz vicdanen, siz siyaseten akan kandan sorumlusunuz” dedi.

İZMİR'DE PKK OPERASYONU

Öcalan’ın çağrısı üzerine 19 Ekim 2009’da Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye giriş yapan 4’ü çocuk 34 PKK’lıdan 17'sinin yargılanmasına, geçen 17 Haziran'da Diyarbakır'da iki ayrı mahkemede başlandı. Yargılamalar sonucu sanıklardan 10'u tutuklandı, 3'ü hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.

Kalan 13 PKK'lının yargılanmasına ise bugün Diyarbakır 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Sanıklardan Kandil Dağı'ndan gelenlerden Mehmet Şerif Gençdal, Gülbahar Çiçek, Vilayet Yakut ve Hamiyet Dinçer hakkında terör örgütü üyeliği ve propagandadan 20'şer yıl, Mahmur Kampı'ndan gelenlerden Bülent Aka, Sait Şedal, Hamsiye Zeydi, Mehmet Kaçan, Mikail Soydan, İsmail Ayas, Emine Sağat, Nurcan Tümeğ ve Musa Tümeğ hakkında da örgüt adına suç işlemek ve propagandadan 15'er yıl hapis cezası istendi.

DURUŞMAYA 1 SANIK KATILDI

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan sadece, daha önce adam kaçırma, gasp ve tehdit iddiasıyla tutuklu bulunan ve Kandil’den gelen 8 PKK’lının sözcüsü olan Mehmet Şerif Gençdal hazır bulundu.

Duruşmayı aralarında BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Grup Başkan Vekili Ayla Akat Ata, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve Van Milletvekili Özdal Uçer ile sivil toplum örgütünün temsilcileri de izledi.

GENÇDAL: İDDİANAME ELİME ULAŞMADI, SÜRE İSTİYORUM

Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı, duruşmada hazır bulunan sanık Mehmet Şerif Gençdal’a suçunu anlatıp savunması sordu. Gençdal, iddianamenin eline ulaşmadığını belirterek, iddianamenin eline ulaşmasından sonra savunma yapmak için süre istedi.

Savcı da davetiye çıkarılmasına rağmen duruşmaya katılmayan sanıkların savunmalarının tespiti için, haklarında zorla getirilme kararı çıkarılmasını talep etti.

9 PKK’LI HAKKINDA ZORLA GETİRİLME KARARI

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti sanıklardan Hamsiye Zeydi, Bülent Aka ve Hamiyet Dinçer’in adres tespitlerinin yapılmasını; diğer 9 sanık hakkında ise duruşmaya zorla getirilmeleri kararını verdi.

İÇİ BOŞ TENCEREYİ ATEŞE KOYDULAR, DİBİ YANDI

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yargılamanın ardından duruşmaya gelenlere Büyükşehir Belediye Başkanlığı önünde seslendi. Demirtaş, geçen haftadan bu yana Türkiye’de hükümetin başlattığı açılımın tümüyle sona erdiği tartışmalarının yaşandığını, açılımın başından itibaren tasfiyeye dönüştüğünü söylediklerini ifade etti. Demirtaş, şöyle dedi:

“Hükümet, tencereyi ateşin üstüne koydu ama içine bir şey koymadı, şimdi tencerenin dibi yandı. Devlet silahlarını bırakıp gelenleri tutukluyorsa ve mahkemelerde adelet dağıtılmıyorsa, Türkiye bitmiştir. Başbakan yargıya güven kalmadığını söylüyor. Bunun tabi kendi açısından söylüyor. Başbakan’ın güven kalmadığını dediği yargı barışı yargılayamaz. Mahkemelerin verdikleri kararlar siyasi çözümsüzlüğe hizmet ediyor. Bu işin birinci sorumlusu Başbakan’dır. Şikayet etmeye hakkı yok, Sayın Başbakan hesap vermek zorundadır. Türkiye’de herkes bunu iyi görmüştür. Hükümet, bütün çabası psikolojik harekatı toplum üzerinde uygulamaktır. Bu ülke AKP’den daha değerlidir. Başbakan oy kaybetmemek için gençlerin ölümüne göz yumuyor. Tek çözüm var diyoruz o da diyalogdur. Ordu ve PKK bile silahla çözüm olmaz derken, hükümet ısrarla sorunu silahla çözmeye çalışıyor. Başbakan Tansu Çiller’in konuşmalarını aynı tekrar ediyor. İki haftadır ağzını savaşla açıp, savaşla kapatıyor. Eğer barışı getiremeyecekse o koltukta ne işi var? BDP olarak diyalog kurulsun diyoruz elimizi taşın altına koymaya hazırız. Güvenlik zirveleriyle, güvenlik tedbirleriyle bu sorunun 30 yıldır çözülmediği ortadır.”

'AKAN KANDAN BDP VİCDANEN, HÜKÜMET İSE SİYASETEN SORUMLUDUR'

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti’nin kendince kontrol edilebilir bir gerginliğin olmasını istediğini iddia etti. Demirtaş, “Başbakan taşeron lafıdır tutturmuş gidiyor, sanki demokrasi ve Kürt sorunu yokmuş gibi. Biz çık açıkla diyoruz. Kim taşeronsa, kim PKK’ya ihale vermişse açıklasın. Açıklayamıyorsan yalan atma” dedi.

BDP’nin çözümde önemli bir aktör olduğunu ve projeleri olduğunu da söyleyen Demirtaş, şöyle devam etti:

“BDP, 20 yıldır en deneyimli siyasi aktördür. Neden bundan faydalanmıyorsunuz? BDP ve hükümetin görevlendireceği kişiler gelsin oturup bir yol haritası oluşturalım. Biz vicdanen, siz siyaseten akan kandan sorumlusunuz. Basit diyalog kanalları varken siz savaş naraları atıp güvenlik zirveleri topluyorsunuz. Biz ölümleri ve savaşı kanıksamayacağız. Ya AKP gidecek barış gelecek, ya da AKP düzelecek barış gelecek. Barış AKP’den önemlidir. Dağdan silahlarını bırakıp gelenler ve operasyon nedeniyle köylerini terk edip mülteci kamplarınden gelenleri tutukladınız. Her birimizin beyni yüreği içerde ve tutukludur. 65 yaşındaki kadını tutukladınız. Bunu İsrail yapsa İsral dünyanın en faşist ülkesi, Başbakanı ise dünyanın en faşist başbakanı olarak ilan edilecekti. Mahkemeler baskı ve rehin alma aracı olarak çalışıyor. Mahkemelerde adalet dağıtılmıyor.”

'GENELKURMAY BAŞKANI VE İÇİŞLERİ BAKANI İSTİFA ETMELİ'

Konuşmadan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Demirtaş, Ufuk Uras’ın PKK’nın ateşkes ilan etmesi ile ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Biz PKK silah bıraksın demiyoruz. Hatta barış konusunda bırakın çatlak, BDP’de büyük kenetlenme var. PKK silah bıraksın ama hükümet yolunu göstersin diyoruz. Bizim kadar kimse barışı isteyemez. Yeter artık diyoruz. Bu iş Kandil sorunu değil Kürt sorunudur. Kan akıyor. Bu kan nasıl duracak bunu konuşmalıyız. Bir insanın burnu dahi kanamasın çözüm için yol gösteriyoruz. Sayın Genelkurmay Başkanı da istifa etmesi lazım. 30 yıldır ne yaptılar, hesap vermeleri lazım. Halkalı’da ve Diyarbakır’da can güvenliğini sağlayamadılar. İçişleri Bakanı istifa etmelidir. Kara ve hava harakatını kabul etmiyoruz. Bir örgüt silah bırakmak istiyor. Örgütü niye zorla eylemlere yönlendiriyorsunuz. Bizim içimiz kan ağlıyor. Karakolların önüne gidip canlı kalkan olduk. Yalan atıp halkı kandırıyorlar. İstenirse bir günde çözülecek bir sorundur. Hükümetin kendisi taşeronun daniskasıdır” diye konuştu.

BARIŞ GELECEKSE SON ÖLEN İNSAN BEN OLAYIM

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürtlerin kardeşçe yaşamak istediğini ve BDP’nin bunun teminatı olduğunu söyledi. Demirtaş, “Ama bizi bitirmeye çalışıyorlar. Biz siyasette ısrar ediyoruz. Son bir yıldır dağa çıkan gençlerin sayısında artış var. AKP bunu körüklemiştir, barış için canımızı vermeye hazırız. Barış gelecekse ölen son insan ben olayım başka ölümler olmasın. Görünen o ki bu iş giderek tırmanıyor. Çok kaygılıyız. Geçen yıl ortalık güllük gülüstanlıkken Başbakan barıştan söz ediyordu. Asıl bu dönemde barıştan söz etmesi lazım. Gidip mevzilerdeki durumu gördü. Bu ülkede savaş yaşanıyor. Bunun çözümü için cesur bir Başbakan lazımdır. Bu halk sen o koltukta oturasın diye 20 yaşındaki gençleri ölüme göndermek zorunda değil. Batsın bu koltuk” dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle