Bayım renginiz pembe olmuş pembe

Güncelleme Tarihi:

Bayım renginiz pembe olmuş pembe
Oluşturulma Tarihi: Haziran 01, 2000 00:00

Haberin Devamı

Moda dünyasının öyküsü bildiğiniz gibi artık ikiye ayrılıyor: Milenyum öncesi ve sonrası şeklinde. Neden bu kadar keskin bir ayrım var diye soracak olursanız bunun cevabını vermek de inanın çok kolay: Siyahın hakim olduğu 1900'lü yıllar ve siyahın unutulduğu 2000 olayı...

Moda dünyası kadınların en büyük sığınağı olan siyahı resmen çöpe attı. Oysa ki kadın kendi istediği ruh halini bu ‘‘karanlıkta’’ mükemmel yaşıyordu. Asil bir görünüm için siyah, vamp kadın için kesinlikle siyah, zayıf görünmek için yine ve tek kurtarıcı siyah!

Ama artık herşey mazi oldu ve biz aniden gereksiz bir şekilde renklendik. Ruhumuzu kimse bilemez ama bedenimiz moda kılıfının altında zoraki olarak renklendi. Ancak sadece kadınlar bu durumdan nasip almadılar. Erkek modası da çizgisini tamamen değiştirdi...

Erkekler belki de kadınlar kadır siyah düşkünü değildi belki de ama maalesef onlara ayrılan renklerin sayısı ne yazık ki çok azdı. Ama modayı yönlendirenler zaman zaman bebeklere ve kadınlara özenip onlara uygun görülen renkleri de giysilerinde denediler. Beyaza alıştılar, ketenlerde beji tercih ettiler; siyahın yanına da ilave olarak lacivert ve kahve tonlarını bol bol kullandılar.

Ancak modanın rengi ‘‘pembeleşti’. Şöyle ki pembenin kendisi başta olmak üzere uçuk maviler, yeşiller, eflatunlar, morlar kreasyonlarda uygulanan renkler oldu. Nerede açık bir renk varsa ona sanki su karıştırılıp daha parlak tonları kazandırıldı.

Siyahı unuttuk

Önce kadınlar bu uygulamaya geçti ve sıra adamlara geldi. Ve böylece insanoğlunun imajı da değişti. Eğri oturup doğru konuşalım: Pembe ya da fıstık yeşili giyinmiş birisi mıknatıs gibi dikkat çekici olur. (Tabii herkes aynı anda bu renkleri giyerse görüntü biraz sirk havası kazanacaktır. Ancak... Biz modacıların hayal atmosferinin şimdilik bozmayalım.) Böylelikle en çekingen kadın, hatta en assosyal adam bile parlak mavi renkli giysileriyle genç ve canlı olduğu sıkıcı olmaktan uzak hayat dolu panter ve atmacalara dönüşebilir.

Bir vakitler erkeklerin beğenisine sunulan moda paletinde sadece koyu renkler, hakiler ve blazerler yer alırdı. Ama diyelim ki o koyu renk takım elbisenin içine toz pembe veya su yeşili bir gömlek ya da yelek giydiniz, işte o zaman ‘‘şu pembeli adam’’ damgasını yemeniz işten bile değildi. Görütünüz sebebiyle ya ‘‘kro’’ kelimesini göz ifadelerinde okuyacak, ya da ‘‘eşcinsel’’ tanımını kabul edecektiniz. Ancak bugün renklenmiş kılıklar ‘‘trendlere uyumlu’’ olduğu kadar adamların cinsel kimliği hakkında da bir açıklama getirmiyor...

İngiliz GQ Dergisi'nin yazarlarından Owen Edwards, bundan sadece birkaç yıl önce yaşadığı pembe renkli ceket seçimiyle ilgili bir anısını şöyle anlatıyor: ‘‘Bir gün aklıma esti, Manhattan'da her zaman alışveriş yaptığım Paul Stuart mağazasından pembemsi tonda bir ceket satın aldım. Bu alışılmamış rengin bana İngiliz erkeklerine özgü sıradışı erkek görüntüsü vereceğini düşünmüştüm. Fakat büyük bir hata yaptığımı çok çabuk anladım. Ertesi sabah, çalıştığım derginin bürosundan içeri girdiğim zaman arkadaşlarımın şaşkın bakışlarından ve başlarını hemen başka tarafa çevirmelerinden istemeden yanlış bir izlenim uyandırdığımı farkettim. Ceketi hemen çıkarıp askıya astım ve aradan geçen beş seneden sonra onu askından alıp giyebildim. O sıralarda San Francisco'da Billy Brown mağazasının sahibi olan dostum Billy Bragman'a olanları anlatınca ciddi bir tavır takınarak 'Parlak renkler giymek çok tehlikelidir' demişti ve şöyle devam etmişti 'Ama tıpkı papyon kravat gibi ara ara moda olur. Papyon kravat kullananlar da vardır, bu kravatı hiç denemek istemeyenler de... Eğer su yeşili bir gömlek giyersen, insanlar seni hiç unutmazlar.İşte bu yüzden parlak renkleri ancak arasıra giyebilirsin' Ama bugün her vakit giyebilmek özgürlüğünü kazandım.’’

Canlanan görüntü

Evet, modacı olmasına rağmen Billy Bragman'ın yanıldığı ortaya çıktı. Çünkü şimdi kendisinin de dahil olduğu tüm moda dünyası erkekleri kıyafetlerin renkleri konusunda ‘‘canlandırmakta’’ oldukça kararlı görünüyor. Hal böyle olunca adamların ünlü şovmen Liberace'ın izindeh giderek gardroplarını değiştireceklerini düşünmek de mümkün... (Liberace'i, kıyafetlerinin Zeki Müren'in kostümlerine benzetilmesi sebebiyle hatırlayabilirsiniz.)

Skandalın yarattığı moda akımı

İngiltere'de 1940'lı yılların başında ilk pembe renkli erkek gömlekleri satışa çıkarıldığında moda dünyasında bir skandal yaşanmış. Fakat daha sonraki yıllarda ABD'de kolej öğrencilerinin en az bir mavi veya pembe gömlek ve aynı renklerde pembe polo tişört bulundurmaları adet olmuş. Daha sonra ise bu renk cümbüşü modası unutulmaya yüz tutmuş. Belki de canlı renklerin kadını simgelediği düşünüldüğü için erkeklerin bu tonları kullanmaları istenmemişti. Fakat yeni yüz yıla girdiğimizde bu renkler hakkında düşünceler de değişmeye başladı. Erkek modasında en parlak tonlarında yeşil, mavi ve pembeler gene yükselişe geçti. Paul Smith, Jill Sander, Versace ve Prada modaevleri yaz modellerinde bu tonları kullandılar. Böylelik de erkeklerin renkli giyinmesi tabu olmaktan da çıkmış oldu. Yani şimdilik...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!