GeriGündem Başta Büyükada’da olmak üzere vahşet günümüzde hâlâ sürerken... Osmanlı'da cuma atlar için tatildi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Başta Büyükada’da olmak üzere vahşet günümüzde hâlâ sürerken... Osmanlı'da cuma atlar için tatildi

Başta Büyükada’da olmak üzere vahşet günümüzde hâlâ sürerken... Osmanlı'da cuma atlar için tatildi

Gazeteci-yazar Sadık Albayrak imzalı ‘41 Belge Işığında Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre’ isimli kitap ile Osmanlı’daki hayvan ve çevre hakları konusunda onlarca belge gün yüzüne çıktı. Bugün hâlâ Adalar’daki atlara yapılan eziyet tartışılırken, kitapta 3’üncü Selim döneminde, 3 Aralık 1800’de çıkarılan fermanla yük taşıyan hayvanların cuma günleri çalıştırılmasının yasaklandığı görüldü. İşte kitaptan ayrıntılar:

SEMERİN ORTASINA 3 ÇİVİ

1’inci Mahmut döneminde, 1731 tarihli fermanda eziyet olduğu gerekçesiyle yük taşıyan hayvanların üstüne binilmemesi isteniyor. Fermanda, şöyle deniliyor: “İstanbul’da at hamallarının ikindi vaktinden sonra atlarına yük yüklememeleri ve kendilerinin de atlarına binmemeleri için bütün yük atlarının ortasına (semer) üçer tane demir çivi konması kanunlaştırılmış olduğu halde, bazı kişilerin eski alışkanlıklarına göre hareket ettikleri ihbar olunmuştur. Atların semerlerinin ortasına onlara binmemeleri için, eskiden olduğu gibi üçer tane birbirinin aynısı demir çivi koymalarını ve ikindi vaktinden sonra atlarına yük yüklememelerini sıkı bir şekilde tembih ediniz; diye buyruldu.”

Başta Büyükada’da olmak üzere vahşet günümüzde hâlâ sürerken... Osmanlıda cuma atlar için tatildi

İKİNDİDEN SONRA VE CUMALARI

3’üncü Selim döneminde, 1800’de çıkarılan fermanda ise yük hayvanlarına haftada bir gün tatil şart koşuluyor. Fermanda, “At hamallarına, yüklerini gerekli yere taşıdıktan sonra geri dönerken atlarına binmemeleri için eskiden beri olduğu gibi, atlarının semerlerinin üzerine demirden bir sur yaptırmaları ve hayvanları, her gün ikindiden sonra ve cuma günleri çalıştırmamaları emredilmiştir” deniyor.

KURBAN ATIKLARINA DİKKAT

Kurban Bayramı’nda kesim sonrası ortaya çıkan kirli görüntülerden Osmanlı döneminde de ciddi rahatsızlık duyulduğu 2’nci Mahmud döneminde çıkarılan fermandan da anlaşılıyor. 26 Ağustos 1822 tarihli fermanda şöyle buyruluyor: “Bu kurban bayramında kesilecek olan kurbanların, baş, ayak, ciğer ve etlerini çarşı ortasına köşe ve bucaklara bırakarak kötü koku yayılmasına neden kişilerin engellenmesi... Her bir imamın kendi mahallesinin ahalisine, bu fermana aykırı hareket edenlere hadlerini bildireceğini ifade ve beyan etmeye bir an önce başlaması için bütün imamlara bu yüce fermanı ilan et ve bildir.”

FERMANLARLA ESKİ İSTANBUL

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 1997’de ilk baskısı yapılan “41 Belge Işığında Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre” isimli Sadık Albayrak imzalı kitabın 3’üncü baskısı Arapça, İngilizce ve Türkçe olarak yapıldı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın babası olan Sadık Albayrak, kitabı İstanbul mahkemelerinde yer alan on bine yakın defteri tarayarak binlerce evrak arasından bulup çıkardığı insan, hayvan ve çevre konusundaki 41 belge üzerine hazırladı. İstanbul’un sosyal hayatı ile hayvan ve çevre ilişkilerini gösteren belgeler günümüz hayatına da ışık tutuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından basımı gerçekleştirilen kitabın takdimi de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kaleme alındı.

TEMİZLİK YAPMAYAN İMAMDAN HESAP SORUN

KİTAPTA Şer’i Sicil arşivi yanı sıra İstanbul kadılığı ve diğer mahkemelerdeki belgeler araştırıldı. Hayvan haklarının yanı sıra mahalle ve dükkânların önlerinde biriken çöpler, kurban atıkları, içki ve alkol yasakları gibi pek çok konuda aydınlatıcı bilgilere yer verildi. Evlerin ve dükkânların önünü süpürmeleri hatta yıkamaları gerektiğine dair 2’nci Mahmud döneminde yayınlanan fermanda ev ve dükkân önleri kirli olanlardan hesap sorulacağı ilan ediliyor. Cami ve mescid avlularının, 1696’da 2’nci Mustafa döneminde yayınlanan fermanla temiz tutulması emredilerek gerekli titizliği göstermeyen imam ve görevliler hakkında cezai işlem uygulanacağı belirtiliyor.

HAYVANI İTLAF GÜNAH

SOKAK hayvanlarının belediye tarafından itlaf edilmesi üzerine Şeyhülislam tarafından yayınlanan 10 Aralık 1919 tarihli fetvada şöyle deniliyor:
“Bu uygulamanın öteden beri halk tarafından kötü olarak kabul edildiğinden bahseden birçok başvuru olmaktadır. Yüksek aklınızın buyurduğu gibi hareket etmek ve halkın kanuna aykırı olmayan gelenekleri ile maneviyatının da önemsenerek dikkate alınması hakkaniyetli idarenin geleneklerindendir. İslam dini de Allah’ın yarattığı bütün mahluklara zulüm ve eziyeti yasakladığı için yapılması gereken konusunda hüküm celadet sahibi Sadrazam’ındır.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle