GeriGündem Bakan Yazıcı'dan yasa açıklaması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Yazıcı'dan yasa açıklaması

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, tutuklu milletvekillerine yönelik bir yasal düzenleme yapılması durumunda, bu yasadan herkesin yararlanabileceğini belirterek, “O kişi terör örgütü, PKK üyesi olabilir. DHKP-C olabilir. Hizbullah olabilir. Her neyse olabilir. Ama hakkında bir hüküm tesis edilmediği sürece o masumiyet kuralı gereği masumdur. Aday olabilir, Meclis'e gidebilir” dedi.

Yazıcı, Gümrük Müsteşarlığı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri (TAŞİŞ) Genel Müdürlüğü Erenköy TASİŞ Şube Müdürlüğünün Ataşehir'deki perakende satış mağazasının açılışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cezaevlerindeki milletvekillerle ilgili gazetelere yansıyan açıklamalar hakkında görüşü sorulan Yazıcı, şunları söyledi: “Ben söyleyeceklerimi söyledim. Dikkati çektim, belki çok keskin bir örnek verdim. Yani insanlar bu tür konuları değerlendirirken bunun yansımalarına pek bakmıyorlar. Ben istedim ki arzu edilen bir düzenleme varsa ki var, yani bunun ne tür sonuçlara yol açabileceğini herkes görsün. Bakın bu konuyla alakalı 10 Nisan'da da bir açıklama yapmıştım. Bu süreçlerin yaşanacağı için. O gün orada kullandığım sözcükler aynen bu gün tekrarlanıyor. Yani o tarihte bunları ifade etmiştim. Yani bu süreci aşarız. Çok güzel bir seçim geçirdik. Bu seçimden sonra bu tür görüntülerin yaşanmasını hak etmiş değil Türkiye. Sanırım Anamuhalefet Partisi, Meclis'e girmeyen diğer arkadaşlar da durumlarını gözden geçirirler diye umuyorum.”

Yazıcı, “Sizce Karayılan ve Ogün Samast'ın önünün açılması mümkün mü?” sorusuna ise “Ben söyledim, söylediğim çok açık. Siz bir yasal düzenleme yapıyorsanız, bu yasa Ahmet için geçerli, Mehmet için değil, Hatice için geçerli, Saliha'ya kesinlikle uygulanmaz diyemezsiniz. Yeni yasa genel olur. Anayasa'nın eşitlik kuralı da onu gerektirir. Ona göre düzenlemeler yapacaksınız. Yeni yapılan düzenlemeleri de elbette ki toplum değer ölçüleri itibariyle absorbe edecek. O donanımda olması lazım diye düşünüyorum” dedi.

“Bunlar yasal düzenleme dışında nasıl bir çözümle aşılır” sorusuna da Yazıcı, “Bana göre kendi doğal sürecine bırakılsa Türkiye'de, yani biz parlamenter rejimle yönetilen bir ülkeyiz. Yasama, yürütme, yargı erkleri egemenlik hakkını millet adına kullanıyor. Dolayısıyla bu erklerin işleyişi önemlidir. Elbette ki bunlar görevlerini yaparken süreçlerde yanlış da yapmış olabilirler. Ama bunları beklemek, bunların üzerine böyle adeta tahakküm edecek tarzda bir görüntüler sergilememek bana göre önemli. Buyurucu davranmamak bana göre son derece önemli. Doğal akışına bırakmak lazım diye düşünüyorum' şeklinde cevap verdi.

SEÇİLMESİNE ENGEL BİR MAHKUMİYET YOKSA...

Yazıcı, “Süheyl Batum'un bir açıklaması vardı, Oktay Ekşi'nin bu konuyla ilgili teklif vereceğine dair açıklamalarından sonra, böyle bir teklif verilmeyeceğini söyledi” sorusu üzerine ise şunları söyledi: “Ben bilemem, ben muhtemel olasılıkları dikkate almak suretiyle şimdi örnek verdim. Elbette ki arkadaşlarımız düşünüp değerlendirecekler. Daha öncede zaten Anamuhalefet Partisi Sayın Genel Başkanı'na sorulduğunda, 'mahkeme bırakmasa ne olur?' diye, 'mahkemenin takdiri' demişti. Ama bugün farklı şey söyleniyor. Umuyorum ki o günkü değerlendirmesini hatırlar. Yani bunu takdirlere bırakırsa, insanların vicdanları önemlidir. Hakim ve savcıların da vicdanları vardır. Yani biz vicdanlı davranıyoruz da onlar karar verince vicdanlarını çıkartıp bir kenara koymuyorlar. Onlar da vicdanlarına danışarak karar veriyorlar. Ve eminim ki hakimler, savcılar işlem yaparken, istisnası olabilir, vicdanlarının el vermediği bir karar oluşturmazlar. Sonuç itibariyle baktığınız zaman içeriğini bilmeden haksızlığa yol açılmış bir görüntüyle de değerlendirmiş olabilirsiniz. Ama beklemek lazım. O süreç kendi içerisinde yanlışlarını da düzeltir, tasfiye eder varsa.”

Bir gazetecinin, “Sizin açıklamalarınıza göre, eğer yasa değişirse PKK üyelerinin de Meclis'e girmesi mümkün mü olacak?” sorusuna Yazıcı, “Ben PKK üyesi demiyorum yani. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her kim varsa, hakkında seçilmesine engel bir mahkumiyet yoksa, aday olur Meclis'e girer” diye cevap verdi.
Bir gazetecinin “Açıklamanıza göre eğer terör örgütündeyse bu kişiler yine olabilir” şeklinde soruyu yinelemesi üzerine Yazıcı, hukukun çok temel bir kuralı olduğunu hatırlatarak, “Kişi hakkında bir hüküm kurulana kadar herkes masumdur. Bundan herkes yararlanır. O kişi terör örgütü, PKK üyesi olabilir. DHKP-C olabilir. Hizbullah olabilir. Her neyse olabilir. Ama hakkında bir hüküm tesis edilmediği sürece o masumiyet kuralı gereği masumdur. Aday olabilir, Meclis'e gidebilir. Bu tutuklanmasın denirse tutuklanmaz yine girer yani” dedi.
Yorumları Göster
Yorumları Gizle