GeriGündem Bakan Yazıcı'dan 'paralel devlet' açıklaması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Yazıcı'dan 'paralel devlet' açıklaması

Bakan Yazıcı'dan 'paralel devlet' açıklaması
refid:25651642 ilişkili resim dosyası

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "Bir paralel yapının olduğuna inanıyor musunuz" sorusuna ''Bu topraklarda tek devletin yanında hiçbir zaman paralel devlet diye bir yapı söz konusu değil. Devletin yönetim şeması içerisi belki bazı kişilerin paralel uygulamalar içerisine girdiklerini söyleyenler var, bunlar söylenebilir. Bunların bir paralel devlet şeklinde düşünülmesinin çok gerçekçi olmadığını düşünüyorum.Devletin şeması içerisinde yaşananları dikkate aldığımız zaman paralel uygulamalara gidildiği yönünde iddialar var. Bunların kanıtları ile belgeler ile ortaya çıkması lazım'' yanıtını verdi.

Bakan Yazıcı, partisinin belediye başkan adaylarının tanıtımı için geldiği Rize'de, bir restoranda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca oluşturulan çocuk evlerindeki anne ve çocuklarla yemek yedi.

Başarılı öğrencilere hediyeler veren Yazıcı, daha sonra parti binasında düzenlediği basın toplantısında, partisinin belediye başkan adaylarının tanıtımı için çalışmaların yürütüldüğünü, Trabzon'da da yarın yapılacak aday tanıtımına katılacağını belirtti.

''ERKLER ARASINDA ÇATIŞMA YOK''

Bakan Yazıcı, bir gazetecinin "yasama, yürütme ve yargı arasında bir çatışma var mı" sorusu üzerine, olduğu yönündeki söylemlerin biraz abartıldığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Yasama, yürütme, yargı arasında kesinlikle bir çatışma yok. Yasama, yürütme, yargı erkleri olarak nitelediğimiz erkler içerisinde kamu görevini üstlenmiş kişilerin yanlışlarından söz edilebilir. O yanlışlar erkin bütününü zan edici, bütününe yönelik hüküm cümlesi ortaya koyma sonucunu doğuracak değerlendirme boyutuna vardırılamaz. Bu doğru değil. Her erk içerisinde bazı ölçütleri dikkate aldığınız zaman 'yanlış oldu' dediğimiz uygulamalar vardır. Bunların da giderilme şekilleri hukuk devletinde bellidir. Bunları aşarız, üçlü bir devlet yapımız var, güçlü bir devlet geleneğimiz var. Sevgilerimiz çok güçlüdür. İnsana bakışımız çok derinliklidir. Olup bitenleri bu çerçevede değerlendirdiğimizde, yaşanmaması gereken bu süreçte olup biten sorunları Türkiye aşar."

''PARALEL DEVLET ŞEKLİNDE DÜŞÜNÜLMESİNİN GERÇEKÇİ OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM''

"Bir paralel yapının olduğuna inanıyor musunuz" sorusu yöneltilen Bakan Yazıcı, kendilerinin dört kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayarak, "Tek devlet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet diyoruz. Bu topraklarda tek devletin yanında hiçbir zaman paralel devlet diye bir yapı söz konusu değil. Devletin yönetim şeması içerisi belki bazı kişilerin paralel uygulamalar içerisine girdiklerini söyleyenler var, bunlar söylenebilir. Bunların bir paralel devlet şeklinde düşünülmesinin çok gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Devletin şeması içerisinde yaşananları dikkate aldığımız zaman paralel uygulamalara gidildiği yönünde iddialar var. Bunların kanıtları ile belgeler ile ortaya çıkması lazım. Böyle bir araştırma, saptama olursa hep birlikte görürüz" yanıtını verdi.

HSYK DÜZENLEMESİ: FREN KOYMAK GİBİ GÖRÜNSE DE KORUYUCU HEKİMLİK GİBİ

Bakan Yazıcı, gazetecilerin "HSYK'da bir yapı değişikliği düşünüyorsunuz. Siyasi etik açısından nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine şöyle konuştu:
"Hukukun üstünlüğünü ilke edinmiş demokratik hukuk devletlerinde, millete hizmet etmek için var olan devletin organizasyon şeması içerisinde görev üstlenen hatta ve hatta yasama, yürütme ve yargı erki dediğimiz egemenlik hakkını kullanan kurum ve kuruluşların ve onları temsil eden organizasyon ya da kişilerin davranışları, üretimleri, halka sunumlarıyla kurumlarını korurlar. Demokratik anlayışı takviye eder, güçlendirirler ve gelecek nesiller açısından da olumlu gelenekler oluştururlar. Bunun aksini yaparsa çatışma ortamı oluşturacak, herkese tepeden bakacak tarzda uygulamaları ortaya koyar, bunu sürdürmeye çalışırsanız, demokrasinin en belirgin özelliklerinden birisi hesap vermek, hesap sormaktır. Hesap vermek mevkisinde olan siyasi kadrolardır. Hesap verebilme bağlamında gerekli önlemleri almaya sevk edersiniz. Kurumun daha demokratik uygulaması açısından siz yanlış uygulamalara giderseniz hesap vermek durumunda olan siyasi kadrolar gerekli yetkileri kullanmak suretiyle önlemleri alır. Bu belki ilk algılamada erkler ayrımına biraz fren koymak gibi görülür ama daha büyük hastalıklara yol açacak sorunları önleyici anlamda biraz da koruyucu hekimlik gibidir. Böyle değerlendirmek lazım. Bu bakımdan herkesin yaptığını, ettiğini kabullenmesi gerekir. 'Ben yaptım' değil. Niye yaptın? Yaptığının Türkiye toplumuna katkısı ne? Demokrasiye kazanımı ne? Hukukun üstünlüğü açısından kıymeti harbiyesi nedir? Buna bakmak gerekir."

''İSTİHBARATIN TAŞIDIĞI MATERYALLERİN ARANMASI SÖZKONUSU DEĞİL''

Yazıcı, "MİT'e ait bir tırın durdurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Ben İsimler üzerinde durmak istemem. Adana, Edirne, Antalya savcısı, kişiler üzerine gitmem. Kurallardan söz edeyim. Her ülkenin istihbarat teşkilatı var. Görevleri birbirine benzer. İstihbarat görevini yapan kişiler ihtiyaç duydukları materyalleri tır, gemi, tren vagonu ile olsun, taşınan materyallerin bir yere götürüleceği anlamına gelmez. Bunu bilgiye dayanarak değil, yorum yapıyorum. Dolayısıyla ihtiyaç duyduğu materyalleri hava, kara araçları ile taşıyabilir. İstihbaratın taşıdığı materyallarin aranması, kritere tutulması söz konusu değil. İstihbarat görevi öyle bir şeydir ki açıp baktığınızda, okuduğunuzda taşıdığı evrak içeriği itibarıyla hiçbir yere bağlantı kurmazsanız suç bile teşkil edebilir. Bir sorunu sona erdirmek için istihbarat onu taşıyor olabilir. Niye taşıdığı ile alakalı suçlayamazsın. İstihbarat teşkilatımıza ait o araçların güzergahları itibarıyla hukukumuza göre kontrol ve denetimle görevli organların usulüne uygun olarak bilgilendirilmiş olmasına karşın, bir yerde bir savcı, bir emniyet, bir jandarma, mahkeme kararı alarak veya gecikmesinde sakınca var diyerek doğrudan doğruya bu tür taşımalara müdahale etmesi hukuk dışıdır. Enformasyon olmuş, bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen 'Ben ararım bakarım' denirse orada başka amaç var demektir. Hukuk devletinde olay bu boyutu itibarıyla sorgulanır."

HALKALI GÜMRÜĞÜNDEKİ OPERASYON

"Halkalı Gümrüğü'ndeki operasyonda son durumun sorulduğu Bakan Yazıcı, devlet organlarının sürekli olduğunu belirterek, "Hizmetler süreklidir. Kamu kurum ve kuruluşları görevlerini tatil edecek değil. Ticaretin en kolay şekilde yapılmasını sağlamak ve kaçakçılığın her türlüsü ile mücadele ediyoruz. Bundan sonra da kamuoyu ile paylaşılacak. Hazırlık döneminden bu aşamaya geliyor. Halkalı'da iplik ürününün antidamping ürün gibi piyasaya sürülmesi ile vergi kaybı var. Bunun tespiti yapılmaya çalışılıyor. Geçmişe yönelik firma ve kişilerin uygulamaları da kontrol edilip kamu zararı tespite çalışılıyor. Savcılık nezaretinde yürütülüyor" diye konuştu.

Bakan Yazıcı, Cenevre Konferansından iyi bir sonuç çıkmasını temenni ettiğini de sözlerine ekledi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle