GeriGündem Bahçeli: PKK'nın arkasındaki ülkeleri açıkla
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    200
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bahçeli: PKK'nın arkasındaki ülkeleri açıkla

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.. Bahçeli son günlerde yaşanan terör eylemlerine ilişkin konuşurken, AK Parti'ye ağır eleştirilerde bulundu ve Başbakan Erdoğan'a 'PKK'nın arkasında kim var açıkla. Eğer açıklamazsan iki yüzlü siyasetçi olursun' dedi. İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

Sınır ötesi hareket yetkisini kullanmaktan kaçınan, saldırıları tırmandıran, bölücüleri azdıran AKP hükümeti olduğu artık bilinmektedir. Bu siyaset körlüğü, sözde açılım denen ihanet projeleri devam ettiği sürece hain saldırıların sona ermesi ve milletimizin terör belasından kurtulması mümkün görünmemektedir.

MÜCADELE POLİTİKASI İFLAS ETTİ

Umudumuz ve beklentimiz hükümetin diğer alanlarda olduğu gibi terörle ve bölücülükle mücadele politikası iflas etmiştir.

Aksi halde ne acılar sona erecek ne de milletimiz bu tehditlere karşı suskun kalacaktır. Ülkemiz ancak savaş ortamında verilebilecek kadar ağır kayıplarla sarsılmaktadır. Özellikle son haftalarda tırmanan kanlı eylemlerin aldığı ürkütücü boyut bize başka yorum yapma imkanı bırakmamaktadır.

Cumhurbaşkanı Gül’ün önümüzdeki günlerde çok iyi şeyler olacağının ve Türkiye’nin öncelikli gündeminin  Kürt sorunu olduğu açıklamasının üzerinden 16 ay geçmiştir. Başbakan’ın açılımı başlatmasının ardından geçen süre ise yaklaşık 11 aydır. Dışişleri Bakanı’nın elinde şehit kanı olan peşmerge lideriyle görüşmesinin üzerinden de 8 ay geçmiştir. Kuzey Irak’ta kanlı teröre hamilik yapan peşmerge kalıntısının, Kürt sorunun çözülmesinde PKK’nın önemini vurgulamasının mazisi de çok eski değildir.

ZAAFLARIN FATURASI

Her kanlı eylemle hükümetin açılım adını verdiği yıkım sürecinin sarsıntıları bütün toplumu kapsamış, başta AKP olmak üzere sorumluların gösterdiği zaafların faturası şahadet olarak karşımıza çıkmıştır.

Bütün bu olanlardan sonra bugün milletimiz yaşadıklarından ders çıkartmaya, tehdidin gerçek sorumlularını, açılımın aktörlerini görmeye başlamıştır. Bu bizim için bunca kayıptan sonra bir nebze olsun tesellimizdir.

Sonunda pişmanlık emareleri göstermeye başlamış olması ve PKK’nın birilerinin taşeronu olduğunu söylemiş olmasıdır. Bu beyanat bizim için çok önemlidir. Zira PKK’nın arkasındaki güçlerin bu ülkenin başbakanı tarafından biliniyor olması çok önemli bir aşamasıdır.

HÜKÜMET TUZAĞA DÜŞTÜ

Türkiye’deki kanlı güçlerin kimlerden destek aldıklarının öğrenilmesi, hatta hükümetin nasıl bir tuzağa düştüğünün bilinmesi anlamına da gelecektir.

Başbakanın bu açıklamasından sonra, milletimiz yıllardır kendisine kan kusturan devletlerin kimler olduğunu öğrenmek istemektedir. 26 yılını alıp götürenlerin kimliklerini ve isimlerini bilmek istemektedir. Şimdi Türkiye dikkatini başbakan Erdoğan’ın terörün arkasında duranları ya bunları Türk milletiyle paylaşacaktır, yada ikiyüzlü siyasetçi olarak tarihe geçecektir.

PKK’nın arkasındaki güçler kimlerdir? PKK kimin taşeronudur? AKP’nin aldığı tedbirler nelerdir? PKK’yı kullanan ülkelere karşı nasıl bir yaptırım uygulamıştır? Şehitlerin vebalinin sorumluluğu kimde olacaktır? Eğer PKK birileri tarafından kontrol ediyor ve başbakan bunu biliyorsa şehitlerin sorumluluğundan nasıl kurtulacaktır?

TBMM Başkanı gibi topu TSK’ya mı atacaktır? AKP küresel bir siyasi taşerondur, PKK silahlı küresel taşerondur. Her iki taşeron aynı merkezden ama ayrı ayrı kanallardan, ülkemizi yıkmak için yıkım ihalesini almışlar ve işe çoktan koyulmuşlardır.

Aziz milletim ve tanrı şahittir ki, kim nerede al bayrağa göz dikmişse karşısında bizi bulmuştur. Kim nerede zalimlerle işbirliği yapmışsa, zulme ortak olmuşsa karşısında bizi bulmuştur. Kim nerede yabancılara boyun eğmişse karşısında bizi bulmuştur. Ne hainlerle kucaklaşır, ne bozguncularla işbirliği yaparız. Bunun için AKP’ye karşıyız, hainlerin düşmanıyız.

 KİMSEYE DİZ ÇÖKMEYİZ

Biz ilhamını gücünü ve inancını milletinden alırız. Biz ne başkalarının önünde diz çöker, ne de deliğe süpürmeyin diye yalvarırız. Biz canilere sayın diye hitap etmeyiz. Yurdumuzu canımızdan aziz biliriz. Dik dururuz, eğilmeyiz, sözümüzün eriyiz. Başka türlü olmak bize yakışmaz.

AKP’nin tahripleri çağdaşlık sayılacak, bizimkisi çağdışılık olacak. Parçalanmanın adı açılım olacak bizim tavrımız ise suçlanacak. Bunu sahibine derhal iade ederiz.  Küstah zihniyete hak ettiği cevabı veririz. Düzenlerin tertiplerin komploların içinde olmayız. Biz milliyetçi hareketiz. Hainlere düşmanlara alçaklara inat var olmaya devam edeceğiz.

Terör örgütü yıllarca siyasi taban tutturamamış emellerini gerçekleştirememiştir. AKP’nin teslimiyetçi siyaseti, PKK terör örgütüne yeni bir kapı aralamıştır. AKP kadrolarını kullanma imkanlarını vermiştir.

Örgüt bu defa kanlı eylemlerle, İmralı’daki bebek katilinin salıverilmesi için pazarlık başlatmıştır. Dün Habur’da davul zurnalarla karşılarken, bu namertliği umut verici bir gelişme olarak karşılayan bu hükümettir. Şehide kelle katile sayın diyen bu hükümettir. Irak’ın kuzeyinden gelerek şeref ve haysiyet yoksunların destekleyen peşmerge reislerine ağabey diyen bu hükümettir.

KANLARIMIZI YERDE BIRAKAN HÜKÜMETTİR

Aktütün ve Dağlıca’da bayrağımızın yere düşmemesi için şehitlerimizin kanlarını yerde bırakan bu hükümettir. Gazze’ye yardımcı olmak için acele eden herkese kafa tutan ama sıra PKK’ya gelince efendilerine karşı tepkisiz kalan bu hükümettir.

İmralı canisini rahat ettiren, ABD’ye teslim olan, Irak’ta Müslüman kanının akmasına seyirci kalan bu hükümettir. Çekilen her ızdırabın sorumlusu, bunlara fırsat ve cüret veren bu hükümettir. Bu hükümetin başbakan’ı Erdoğan’dır. Hükümet yönetim kabiliyetini tümüyle yitirmiştir.

ERKEN SEÇİM ŞART

Erken genel seçime gidilmesi şart olmuştur. Türkiye’mizin daha fazla vakti kalmamıştır. O gün geldiğinde, Büyük Ortadoğu eşbaşkanı gidecek, Türk milletinin temsilcileri gelecektir. Başkent Ankara’dan bakanlar gelecektir. Sahte kahramanlar gidecek, Türk’ün kudreti ve haysiyeti yeniden gelecektir. İşbirlikçiler yandaş ve yoldaşlar gidecek, milliyetçi hareket gelecektir ve ampulün ışığı sönecek milletimin ufkunu üç hilal aydınlatacaktır.

Son gelişmelerde iki önemli husus dikkat çekicidir. Birincisi toplumun öfkesini yanlış mecralara boşaltacağı, bir küçük kıvılcımın yeteceğidir. Bu konuda hepimizin dikkatli ve sağduyulu olması şarttır. 

İkincisi ise terörle mücadeleden başarıyla çıkılacağına dair beklentilerin azalması, sorgulanmaya başlanmasıdır.  Bu iki husus çok önemlidir, kritik hususlardır. Terörün özellikle bir yöremizde yoğunlaşıyor olması, burada olan yönetimlerin yetersizliğine işarettir.  Terör örgütü hiç olmadığı kadar sokak desteği almaya başlamış, hain emellerini kitleler üzerinden yaymaya başlamıştır.

KÖŞE YAZARLARINA SERT TEPKİ
 

OHAL teklifini önermiştik. Bizim için medyadaki değerlendirmelerinden ziyade, belirli mihrakların görüş belirtmeleri acelecidir. Dikkatli olunuz ve takip ediniz. Kim yıkım projesini sahipleniyorsa OHAL’e de karşı olanlar aynıdır.  Dün kim ‘Hepimiz Ermeniyiz’ demişse bugün OHAL’e karşıyız diyenlerde aynıdır. Demek ki teklifimiz doğrudur, hedefimiz doğrudur, isabetimiz tamdır.

 

Unutmayalım ki aziz milletimiz süreci bir kez daha sorgulamaya başladığı sürece, hiç kimse bedel ödemekten kurtulamayacaktır. Buradan muhataplarımı uyarıyorum. Bilinmelidir ki bu ülkeye zarar verenler, yalnızca bölücü emellerin peşinde koşanlar değil, milletten aldığı emanetin farkına varamayanlar ve işbirlikçi kalemlerdir.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle