GeriGündem Bağırarak konuşmak, prestij kaybettiriyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bağırarak konuşmak, prestij kaybettiriyor

Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. Ümit Gürbüz, etkili konuşmadan habersiz olan kişiler, bu açığını kapatabilmek için genellikle ses tonunu yükseltmektedir. Bu davranış, kişinin sosyal prestijini yükseltmediği gibi, tam aksine daha da alçaltmaktadır" dedi Ülkemizde, toplu taşıma araçları başta olmak üzere insanların bir arada bulunduğu mekanlarda en fazla şikayet edilen konuların başında yüksek sesle konuşmanın geldiğinisöyleyen Gürbüz,"'Etkili konuşma, bağırarak değil kelimelere doğru vurgu yapılan konuşmadır" dedi.      EĞİTİM EKSİKLİĞİ       Yüksek sesle konuşma probleminin temelinde yetersiz eğitimin yattığını ifade eden Gürbüz, şunları kaydetti: "Bazı üniversite öğrencileri bile toplu taşıma araçlarında öyle yüksek sesle konuşuyor ki, konuşmayı taşıtın içinde yolculuk eden herkes net bir şekilde dinleyebiliyor. Bu sorun önce ailede daha sonrada okuldaki eğitim eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Etkili ve doğru konuşmanın çok ciddi bir eğitimle mümkün olacağını belirten Gürbüz, "Eğitimciler başta olmak üzere özellikle siyasetçiler ve bürokratların etkili konuşma yeteneğini kazanması gerekir. Yanlış ses düzeyi, hatalı vurgulama ve doğru olmayan beden diliyle yapılan konuşma, kesinlikle amacına ulaşmaz" diye konuştu.  Konya Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özer ise yüksek sesle konuşmanın toplumda en çok rahatsızlık yaratan ve kişiler arasında yersiz gerginliklere neden olan bir sorun olduğunu belirtti.       AB'DE KİŞİLİK ZAAFI SAYILIYOR       Her ne sebeple olursa olsun başkalarını rahatsız edecek seviyede yüksek sesle onuşmanındünyanın birçok yerinde büyük bir kişilik zaafı olarak görüldüğünü ifade eden Özer, öyle devam etti:  "Medeni bir diyalogda iki kişinin konuşmasını aynı ortamda bulunan üçüncü kişinin duyamaması gerekir. Finlandiya başta olmak üzere gelişmiş Avrupa ülkelerinde yüksek sesle konuşmak, karşıdaki kişiye yapılan en büyük saygısızlıklardan biri olarak algılanır. Bu nedenle, AB'nin aday ülkesi olan Türkiye'de, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız bu tür olumsuzlukları önlemek için eğitim seviyesini yükseltmeliyiz. Bu rahatsız edici davranıştan bir an önce kurtulabilmemiz için, toplumdaki bireylerin de birbirini uyarması gerekir. Karşılıklı etkileşimle birlikte, kendimiz ve içinde yaşadığımız toplum hakkında kötü bir imajın oluşmasına yol açan yükseksesle konuşma alışkanlığından vazgeçmeliyiz.''  Özer, medeni bir kişinin karşısındakinin duyabileceği en alçak sesle konuşmasının uygunolacağını belirterek, bu alışkanlığın özellikle ilköğretim sıralarında genç yaşta kazandırılması gerektiğini sözlerine ekledi
False