GeriGündem Ayazdaki yaşamlar... Sadece İstanbul'da 7 bin kişi var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ayazdaki yaşamlar... Sadece İstanbul'da 7 bin kişi var

Ayazdaki yaşamlar... Sadece İstanbul'da 7 bin kişi var

Sokakta yaşam savaşı verirken Esenyurt İSTAÇ Eğitim Merkezi’ne alınan 341 kişinin yarıya yakını yabancı. Günde 3 öğün aşları, banyo ve yatakları var. Her birinin hayatı roman... 30 yıllık muhasebeci Mustafa Fehmi Orhan da onlaran biri. “60 yıl iyi yaşadım ama hayat bir günde değişiyor. Kimse benim başıma gelmez demesin” diyor.

Ayazdaki yaşamlar... Sadece İstanbulda 7 bin kişi var
İSTANBUL’da havanın soğumasıyla birlikte, evsizlerin de yaşam şartları zorlaştı. Sokakta yaşam mücadelesi veren 341 kişi, İBB’nin Esenyurt’ta bulunan İSTAÇ Eğitim Merkezi’nde kurduğu bakım merkezinde kışı geçirecek. Bakımevine giriş süreci, evsizlerin Alo 153 Beyaz Masa’ya bildirilip bulundukları yerden zabıta ya da polislerce alınarak merkeze getirilmeleri ya da gönüllü olarak merkezin kapısını çalmalarıyla başlıyor.

YARISI YABANCI
Banyo, yatak, her türlü temizlik imkânı, her öğün sıcak yemek ve temiz kıyafetlerin sağlandığı merkezde, rahatsızlığı olanlar hastanelere, bağımlılıkla mücadele edenler AMATEM’e sevk ediliyor. Bu yıl Aralık ayında kapılarını açan ve Nisan’a kadar hizmet verecek bakımevine gelenlerin yarısı başta Suriye ve Afganistan olmak üzere yabancı uyruklu. İBB’nin sığınma evinde son üç yılda 4500 civarı konuk ağırlanmış, yine son üç yılın rakamlarına göre bu konukların yaklaşık 500’ü düzenli olarak her kış sığınma evine gelmiş.

HAYATLARI ROMAN
Soğuk günleri barınak sayesinde televizyon karşısında geçiren evsizlerin hepsinin bambaşka hikâyeleri var. Onlardan biri de emekli zabıta Ahmet Bilgin. Uzun yıllar alkol sorunuyla mücadele ettiğini ve bu yüzden ailesinin dağıldığını anlatan Bilgin, merkeze geldiğinden beri hiç içki içmediğini belirtiyor. Uzun yıllar sendika başkanlığı yaptığını da gururla söyleyen Bilgin, aslında çocukları olduğunu anlatarak söze başlıyor. “Çocuklarım aslında benim burada kaldığımı bilseler üzülürler, gelir alırlar. Fakat artık her birinin kendi hayatı var. Eşleriyle yaşamlarına karışmak istemem. Burada annemden babamdan görmediğimiz ilgiyi görüyoruz. Kahvaltımızın, yemeğimizin saati şaşmaz. Örneğin, öğlen hindi yedik. Ben hayatımda hindi mi görmüşüm!”

Ayazdaki yaşamlar... Sadece İstanbulda 7 bin kişi var


BEŞİKTAŞLI MUSTAFA
Mustafa Fehmi Orhan ise doğma büyüme Beşiktaşlı, emekli bir muhasebeci. Eşi vefat edince parçalanan ailesini, mahkemelik olan tek evini anlatıyor: “1979 yılında İstanbul Ticaret Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonra İstanbul Üniversitesi’nde iktisat okurken, darbeyle beraber askere gittim. Dönüşte de 30 yıl mesleğimi yaptım” diyen Orhan, “60 yıl iyi yaşadım ama hayat öyle çabuk değişiyor ki, bugün buradayım” diyerek kendi öyküsünü anlatıyor. Orhan, Esenyurt’tan Beşiktaş’a şimdilik uzaklığı nedeniyle gidemese de nisan ayından sonra yeniden sokaklara dönecek. “Şükrediyorum. Hayatta acılar da var tatlılar da. Şu an burada bulunduğuma ben de bazen şaşıp kalıyorum. Fakat kimse benim başıma gelmez demesin, hayat bir günde değişiyor.”

Ayazdaki yaşamlar... Sadece İstanbulda 7 bin kişi var


SADECE İSTANBUL'DA 7 BİN EVSİZ VAR
1995 yılından beri evsizler için faaliyet gösteren ve kendi çabalarıyla 250 evsize kapısını açan Şefkat Der’in başkanı Hayrettin Bulan ise Türkiye’de evsiz sayısına dair ciddi bir veri eksikliği olduğunu söylüyor. Bulan, İstanbul’da 7 bin civarında evsizin olduğunu belirtiyor: “2017 yılı başında, Aile ve Sosyal Belediyeler Bakanlığı bir genelge yayınladı. Kimsenin evsiz kalmayacağı, kamu misafirhanelerinde dahi evsizlerin ağırlanabileceği yazıyor. Fakat altyapı eksikliğinden dolayı bu genelgeye sahip çıkılmıyor. 60 yaşını aşan her yaşlının huzurevinde kalma hakkı varken, huzurevlerinde yer yok. En iyi ihtimalle 4 ila 5 ay sonraya gün veriliyor. Ağır fiziksel engelliler için bakımevleri var, kesinlikle yer yok. İlçe belediyeleri elini taşın altına koymalı. İBB tek başına mücadele ediyor. Her belediye 50’şer kişilik yer açsa şimdi farklı bir konumda olurduk. ‘Evsizlere ev açarsak, ilçenin prestiji düşer’ diyen bir belediye başkanını bizzat kendim biliyorum. Sadece donarak öldüklerinde evsizlerin sesini duyuyoruz. Bu mantık değişmeli.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle