GeriGündem Avusturya'da Türkiye'nin AB üyeliğine karşı kampanya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Avusturya'da Türkiye'nin AB üyeliğine karşı kampanya

Avusturya'da aşırı sağcı Özgürlükçüler Partisi (FPÖ), Türkiye'nin AB'ye katılımı ve AB anayasasına karşı imza kampanyası başlattı.

Ülke genelinde 6-13 mart tarihleri arasındaki imza kampanyası için hazırlanan posterlerde, “Avusturya özgür kalacak” sloganını kullanan aşırı sağcı Özgürlükçüler Partisi (FPÖ), Türkiye'yiyse “AB bayraklı çarşaf giymiş bir kadın fotoğrafıyla” sembolize ederek, ”İstikbalimiz böyle mi olacak?” sorusuna, “Avusturyalılar hayır diyor” cümlesiyle yanıt veriyor.

Avusturya'nın 183 üyeli parlamentosunda sadece 5 milletvekiline sahip olan FPÖ'nün lideri Heinz-Christian Strache, imza kampanyasının başarıya ulaşacağından emin olduğunu savunarak, kampanyada halkın oyuna sunduğu konuların parlamentoda ele alınabilmesi için gerekli 100 bin imzayı “fazlasıyla toplayacağını” söyledi.
İmza kampanyasını ilk olarak kendisi imzalayan Strache, partisinin parlamentodaki milletvekillerindense sadece Barbara Rosenkranz ile Reinhard Bösch'ten imza alabildi. Partinin kıdemli milletvekili Helene Patrik - Pable ise “imza kampanyasını gereksiz bulduğunu” belirterek imzalamadı.

Mevcut yasaya göre imza kampanyası sonucunun parlamentoda ele alınabilmesi için asgari 100 bin kişinin imzalarıyla desteklemesi gerekiyor. Kampanyanın mimarı FPÖ lideri Strache ise kendinden emin olarak, “100 bin 1 imza toplayacağımızı garanti ediyorum” dedi.

FPÖ YABANCI DÜŞMANLIĞIYLA BESLENİYOR

Avusturya siyasi yaşamında liberal bir parti olarak kurulan ve 183 üyeli parlamentoda yıllarca 8 veya 9 sandalye elde edebilen Özgürlükçüler Partisi (FPÖ), ilk önemli çıkışını 1986 yılında parti liderliğini üstlenen aşırı sağcı Jörg Haider ile yaptı.

Ülkedeki işsizlik ve Yabancı işçi aleyhtarlığını popülist vaatlerle gündeme getiren Haider, “Önce Avusturya” sloganıyla başlattığı seçim propagandasının semeresini partisinin parlamentodaki sandalye sayısını 33'e çıkararak aldı.
Haider'in bu beklenmeyen yükselişi, Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ile Hıristiyan Demokrat eğilimli Halk Partisi'nin (ÖVP) parlamentodaki iktidar paylaşımının da sonu oldu. Jörg Haider liderliğindeki aşırı sağcı Özgürlükçüler Partisi (FPÖ), 1986 yılındaki bu beklenmedik çıkışıyla parlamentoda “anahtar parti” konumuna gelmişti.
FPÖ bu yükselişini, sırasıyla 1994 seçimlerinde oyların yüzde 21.9'unu ve 1999 seçimindeyse yüzde 27.2'sini alarak sürdürdü.

1999 genel seçimlerinde yüzde 27,2 oy oranıyla Wolfgang Schüssel liderliğindeki Halk Partisi'nin (ÖVP) koalisyon ortağı oldu. Ancak, evdeki hesap çarşıya uymadı. Irkçı söylemleriyle sık sık Avrupa basınında da gündeme gelen Haider'in koalisyon hükümetine ortak olmasına AB üyesi ülkeler itiraz ettiler. Haider'in hükümette görev almayacağını açıklaması da AB'yi tatmin etmedi ve AB üyesi 14 ülke Avusturya'ya “siyasi ve diplomatik yaptırım uygulama” kararı aldı.

AB'nin baskıları sonucu Haider önce parti liderliğinden istifa etti. Süreç içinde hükümette görev alan partili arkadaşlarının icraatından tatmin olmayınca da 2005 yılında partiyi dağıtarak Avusturya'nın Geleceği İçin Birlik (BZÖ) adlı yeni bir parti kurdu. Muhalefetin, yoğun itirazlarına rağmen parlamentodaki FPÖ'lü milletvekilleri de yeni kurulan ve hiçbir seçime girmemiş BZÖ'ye katılınca Haider'in yeni partisi doğrudan hükümetin ortağı oldu.
AB'den gelecek olası bir muhalefetin önüne geçmek için de Haider partinin “doğal lideri” olarak perde arkasında kalıp, partinin ”icra başkanlığına” Başbakan yardımcısı ve Ulaştırma bakanı Hubert Gorbach'ı getirdi.

STRACHE USTASININ YOLUNDA

Sadece ülkesinde değil, Avrupa genelinde de “ırkçı söylemleriyle” tanınan ve federal politikadan elini çekerek Kaernten Eyalet Valiliği görevini sürdürmekle yetinen Jörg Haider'in öğrencisi olan Heinz-Christian Strache de ustasının yıllar önceki taktiklerini uygulayarak, yok olmaya yüz tutan partisini yeniden canlandırmak istiyor.
Haider'in 1986 yılında parti liderliğini üstlendiğinde “Önce Avusturya” sloganıyla başlattığı “yabancı düşmanlığı” kampanyasıyla partisinin parlamentodaki sandalye sayısını 9'dan 33'e çıkarmasını örnek alan Strache, güncel olduğu için “Türkiye'nin AB'ye katılımına” karşı imza kampanyası başlatarak parlamentodaki 5 sandalye sayısını gelecek seçimde çoğaltmaya çalışıyor.

Heinz-Christian Strache liderliğindeki Özgürlükçüler Partisi'nin (FPÖ), geçen yıl ekim ayında yapılan Viyana eyalet seçiminde oyların yüzde 14,9'unu aldığına işaret eden siyasi gözlemciler, Avusturya'da ”Irkçı söylemlere ve yabancı düşmanlığına prim veren yeterince seçmen bulunduğunu” belirtiyorlar.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle