GeriGündem ‘Asker! O görev bitti artık!’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Asker! O görev bitti artık!’

BÜTÜN bu belgeler... Islak imzalar... Darbe günlükleri... Balyoz planları... Kozmik odalar...

Bir gerilim filminin kuyumcu işi zamanlamasıyla kamuoyuna sunuluyor...

Şimdi size bu inanılmaz kafa karışıklığının bendeki cevabını aktarıyorum...

 

Tahmini bir cevaptır bu. Yorum içeriklidir. Bir bilgiye dayanmaz...

 

Manzara şu:

 

Genelkurmay “ıslak imza” için “yok” diyor... Adli Tıp “var” diyor...

 

Genelkurmay balyoz için “tatbikat” diyor... Ama içinden “AKP hükümeti” ifadeleri, gazeteci isimleri çıkıyor...

 

Mavi kuvvet, kırmızı kuvvet yok...

 

Ortada bir “çatışma” var...

 

Askeri istihbarat binbaşısı kendi albayını “bilgiyi o sızdırıyor” diye gözetlerken polise yakalanıyor..

 

Elektronik harp dairesi komutanının ses kaydı internette dolaşıyor.

 

Genelkurmay Başkanı “Bize karşı psikolojik savaş” var diyecek hale geliyor.

 

Nedir bu savaş?

 

Düşman kim?

 

İşte benim cevabım...

 

Aslında bir düşman yok... Yalnızca “durum” değişti hepsi bu...

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO’daki “görev tanımı” değişti...

 

Soğuk savaş dönemindeki “görev algılaması” artık farklı...

 

Çünkü komünizm NATO ve ABD için bir tehdit değil artık...

35’İNCİ MADDE

Önce şunu soralım:

 

- Asker hükümete karşı bir senaryoyu nasıl ve hangi hakla yazabiliyor?

 

Cevap:

 

- İç hizmet yasasının 35’inci maddesi...

 

O madde, “Cumhuriyeti koruma ve kollama” maddesidir..

 

İşte düğümün çözüldüğü yer de burasıdır. Asker kendisinde böyle bir misyon görüyor.

 

Ama TSK’ya soğuk savaş yıllarında verilen o misyon artık bitti.

 

Peki nedir o misyon?

 

- SSCB’ye ve komünizme karşı kanat ülke olarak direnmek. Gerekirse demokrasiyle gelen bir komünist iktidarı devirebilmek. Bunun için, “cumhuriyeti koruma ve kollama” görevi var...

 

Yani NATO koduyla komünizme ve SSCB’ye karşı oluşturulan “kanat ülke” görevi...

 

İşte şimdi, kendisine koruma ve kollama görevi yüklenmiş olan orduya, “Artık tamam durum değişti. Komünizm bizim için tehdit değil. Sen de o misyonu bırak” deniyor...

 

Soğuk savaş yıllarında yapılan senaryolar “Komünizm gelirse” diye başlıyordu. “Balyoz” o durumda iniyordu...

 

Yani “koruma ve kollama” maddesiyle Sovyet destekli muhtemel bir komünist iktidara karşı darbe planlanıyordu.

 

Nitekim o darbe yapıldı da... NATO’nun kurduğu Gladio denilen yasadışı harp organizasyonu çalıştırıldı...

 

12 Eylül’ün idam sehpaları kendilerine “komünist” diyen gençler için öyle kuruldu...

 

Artık kim bilebilir, o dönemdeki faili meçhul cinayetleri kim işledi?

 

O yıllarda TSK’nın bu misyonu ve antikomünist planları NATO yani ABD tarafından desteklenmişti...

 

İşte mesele de burada başlıyor.

 

Belki de TSK şimdi aynı misyonla hareket etmeye çalışıyor olabilir. O zaman düşman komünizmdi. Ve ona karşı darbe yapmak NATO için meşruydu.

 

Ama o görev bitti. Görev bitince yetkiler de değişti...

 

Acaba diyorum; TSK’ya verilen mesaj şu olabilir mi:

 

“Koruma ve kollama maddesine göre yapılan senaryoların artık günü geçti. Komünizm yok.”

 

Ve yine acaba diyorum:

 

TSK, savaş sırasında “adada kalmış asker” gibi o savaşın ve o misyonun bittiğini bilmiyor olabilir mi?

 

Belki de biliyor. Ama o misyonun komünizm dışındaki her durum ve her senaryo için geçerli olduğunu sanıyor...

 

Yıllarca harp akademilerinde bu misyonun eğitimini alan subaylar acaba “Mesele vatansa gerisi teferruattır” gibi bir zihniyetle eğitildikleri için mi zaman tünelinden çıkamıyor..

 

Demokrasi dışı olan her eğilim gibi, bu da vahim bir durumdur.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle