GeriGündem 'Asıl yangın öncesine dikkat'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Asıl yangın öncesine dikkat'

'Asıl yangın öncesine dikkat'

Marmara Adası, İzmir, Kocaeli, Eskişehir, Kütahya, Muğla, Aydın... Türkiye’nin pek çok noktası bu yaz da orman yangınları nedeniyle kül oldu. Söndürme odaklı bir yangın eylem planımız olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay ise “Yangının çıkmaması için önleyici planların devreye sokulması gerek” dedi, şu uyarıları yaptı:

KIVILCIM YETİYOR

“Aşırı sıcaklarda ağaçlar susuzluk sebebiyle çok fazla yaprak döküyor. Dolayısıyla kuru yapraklar bir nevi yanıcı maddeye dönüşüyor. Havanın neminin azalması, yüksek sıcaklar ve rüzgâr, orman yangını riskini arttıran sebeplerden. Ufacık bir kıvılcım bile yangınların büyümesine sebep oluyor. Bu kıvılcımı çıkaran maddeler de genellikle insanlardan kaynaklanıyor.

Son yıllarda insanlar ormanla daha çok etkileşim halinde. Tatil zamanlarında ormanda mangal ve piknik yapanlar arttıyor, ormanla iç içe tarım alanları, turistik yerleşim alanları yangın risklerini arttırıyor. Bir ay önce Dalaman’da 350 hektar ormanı kül eden yangın ile Marmara Adası’ndaki yangına bahçesinde kuru otları yakan kişiler sebep oldu. Ormana atılan cam şişeler de içinde reçine bulunan kızılçam ağacının kuru yapraklarıyla yan yana gelince kolayca alev alabiliyor. Ayrıca ormana yakın alanlarda telekomünikasyon şirketlerine, elektrik nakil hatlarına yer verilmesi de yangın riskini arttırıyor.
Türkiye’de her yıl ortalama 8 bin hektar ormanlık alan yanıyor. 2 bin-2 bin 200 arası yangın çıkıyor. Söndürme odaklı bir yangın eylem planımız var. Çıktıktan sonra nasıl hızlıca müdahale edilebilir gibi bir soruyla yola çıkılıyor. Bundan daha önce sorulması gereken soru ‘Ormanda yangın çıkmasını nasıl önleyebiliriz?’ Orman Müdürlüğü ve Meteoroloji müdürlüğü her yıl yüksek risk analizleri yapıyor. Bu dönemlere dair daha etkili önleyici eylem planları yapılmalı. Kamu spotlarının arttırılması gerek. Kış aylarında gönüllülere eğitimler verilip halk bilinçlendirilmeli. Sivillerin yangınlara yaptığı bilinçsiz müdahale de çok büyük risk oluşturuyor. Yangın içerisinde kalan kişinin nasıl davranması gerektiğinin bilmesi hayati öneme sahip. Gerekirse riskli dönemlerde ormana girişler yasaklanmalı.

OTEL YAPILMIYOR

Yanan ormanların otel ve benzeri yapılara verildiğine dair yaygın bir inanış var ancak bu gerçeği yansıtmıyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169’uncu maddesine göre yanan ormanlık alanların yerine yeniden orman yapılması zorunluluğu var. Bu alanların başka kullanımlara verilmesi anayasal bir suçtur. Bunu yapan bir yönetici varsa suç duyurusunda bulunulması gerekiyor. Ancak Orman Müdürlüğü’nün bu konuda çok hassas olduğunu söylemeliyim. Yandıktan sonra turizm ya da inşaat izni verilmiş örneklere rastlamıyoruz. Ancak ormanlık bölgelere yangınlardan bağımsız olarak otel ya da başka ticari izinler veriliyor. İşte bu izinler de hem ormanlara zarar veriyor hem de yangın risklerini arttırıyor.”

Neler yapılmalı?

Mangal yapılmamalı.

Anız yakılmamalı.

İzmarit atılmamalı.

Ormana cam şişe atılmamalı.

Ormana yakın yerlerde havai fişek kullanılmamalı.

Elektrik nakil hatları kontrol edilmeli.

Çöplüklerde ateşe karşı önlem alınmalı.

Orman içindeki/kenarındaki tesisler alarm halinde olmalı.

Bahçelerdeki yanıcı maddeler uzaklaştırılmalı.

Ormanda ateş görüldüğünde 177 aranmalı.

Cami/belediye hoparlörlerinden ormanda ateş yakılmaması uyarıları yapılmalı.

Medya yangın çıkmaması için neler yapılması gerektiğini anlatmalı.

Riskli bölgelerde yangından tahliye planlaması yapılmalı.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle