GeriGündem Artık ‘Ortadoğu altılısı’ var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Artık ‘Ortadoğu altılısı’ var

Artık ‘Ortadoğu altılısı’ var
refid:22001196 ilişkili resim dosyası

AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Gazze ateşkesini getiren müzakerelerin perde arkasını Hürriyet’e anlattı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Kahire’deki pazarlıklarda yer alan Çelik, Mısır’ın bölge liderliği için Türkiye’den rol çaldığı iddialarına da yanıt verdi.

Başbakan Erdoğan’ın sizi Kahire’de bırakma kararı almasına neden olan neydi?
Mısır, Türkiye’nin içinde olmasını istiyordu. Hamas da bunu olmazsa olmaz olarak görüyordu. Obama tarafı zaten Türkiye olmadan Hamas’ın ikna edilemeyeceğini bildiğinden çok boyutlu bir durum vardı. Başbakanımız bu tabloyu gördükten sonra müzakereler için kalmamızı istedi.
 İsrail’i ateşkes noktasına götüren temel unsur neydi?
İsrail kara harekatı yaparsa bedelinin ne olacağı tam kestirilemiyor. Zannediyorum askeri planlama siyasetçilerin planlamasından daha rasyoneldi. Hamas ile böyle bir mücadelenin İsrail’e büyük bir bedel yaratabileceğini gördüler. Aslında müzakere Gazze’nin ablukasının bitmesi ve koşullarının iyileştirilmesi üzerinden yürüdü. İsrail zaten ateşkes konusunda daha istekliydi.
 ABD el atmadan iş çözülmedi gibi bir görüntü çıkmadı mı?
Aslında Clinton gelmeden 15 saat önce bu noktaya varılmıştı. İsrail heyeti de sadece merkeze soracak aşamadaydı. Tel Aviv bunu geciktirdi. Muhtemelen bu meselenin başarısının Mısır, Katar, Türkiye’nin hanesine yazılmaması için Clinton’ın gelişini bekletmek istedi İsrail.
 Tartışıldığı şekliyle Mısır gerçekten bu ateşkesle Türkiye’nin bölge liderliği rolünü mü çaldı?
Başbakanımız şu değerlendirmeyi yaptı; tabii saldırının Gazze halkı üzerinde olumsuz etkisi var ama, asıl burada zor durumda bırakılan Mısır. Mısır’ın konumunun rahatlatılmasını Başbakanımız çok önemsedi. Türkiye burada Mısır’ın pozisyonuna destek verecek bir tutum aldı. O anlaşma metinde aslında Mısır olarak yer alan ifade fiiliyatta Mısır artı Türkiye’dir. Mısır ve Türkiye aslında metnin görünmeyen tarafının uygulanması açısından da devrededir. İki aktörün oraya koyduğu tek bir iradedir.
 Görünmeyen unsurları nedir anlaşmanın?
İsrail sınır kapılarının kısıtlı açılımını kastederken Hamas’ın istediği şekilde sınır kapılarının açılması girdi metne.
 Hiç mi rekabet yok Mısır’la?
Doğrudan Mısır’ı da ilgilendiren bir konu olduğu için  Mısır’ın konumunu önceleyen bir tavır aldık. Batı’da katıldığım pek çok toplantıda Türkiye, Arap Baharı bağlamında iki tarafın da dilini konuşabilen bir ülke olarak kabul ediliyor. Gazze kriziyle birlikte bu konum konsolide olmuştur.
 Türkiye açısından ateşkesin kendisi dışında bu sürecin kazanımları nedir?
Ortadoğu dörtlüsü (Quartet- BM, AB, ABD, Rusya) artık bu ateşkesle altılı olmuştur. Mısır ve Türkiye fiilen o dörtlünün parçası haline gelmiştir. Gazze üzerindeki ağır ablukanın kaldırılması sağlanmıştır, bu kısmen hayata geçecek. Türkiye öteden beri Hamas’ın meşru bir muhatap kabul edilmesini istiyordu, gelinen noktada bu olmuştur. Bir de, bölge ülkelerinin İsrail saldırganlığına karşı kurumsal bir ses vermiştir. Mısır mı, Türkiye mi başrol oynadı boş bir tartışmadır. Türkiye’nin tezi tahakkuk etmiştir.

MİT-MOSSAD teması doğaldır

 Müzekerede sizin İsrail tarafı ile bir temasınız oldu mu?
Siyasi bir temas olmaz, olmadı. Mısır üretilen kağıdı Hamas’la görüşüp İsrail ile konuştu. Ama istihbarat örgütlerinin çeşitli temasları olabilir.
 O yüzden mi MİT Müstaşarı bu müzakerenin bir parçasıydı?
İstihbarat diplomasisi diye birşey var. Eğer ülkedeki siyasi mekanizmaları siyaset örgütleri yönetiyorsa orası istihbarat devletidir. Ama siyasi iradenin emrinde istihbarat örgütü siyasi iradenin emriyle genel siyaseti destekleyen bir işlev yürütüyorsa bu da bizim normal demokratik devletlerde gördüğümüz istihbarat faaliyetidir. Denklemde kimler var? Mısır ve İsrail istihbarat unsurları başka istihbarat unsurları var.  En nitelikli istihbarat da Batılı devletlerde var.  Yapılan tartışma boş bir tartışma.
 MİT ile Mossad arasında temas oldu  mu?
Doğası gereği olabilir. Ama bu siyasi temas anlamına da örgütler arasında işbirliği  anlamına da gelmez.
 Gazze meselesinde bu temas olmuş mudur? 

 Olabilir.
 İsrail, ikili sorunu çözmek için beklediğimiz adımı atabilir gibi bir izlenim verdi mi?
İsrail’in dolaylı yollardan Türkiye’ye gönderdiği mesajlar İsrail ile Türkiye’nin masanın etrafında olması, ihtilaf ortaya çıkan konularda Türkiye’nin siyaset üretme kapasitesine başvurulması gerektiğini ifade etmiş oldu. Bir temas arayışı sözkonusu olacaksa bu İsrail tarafından gelmektedir.

İran’ın tutumunu nasıl buluyorsunuz?

İran aslında masanın bir tarafında var. Gazze’deki İslami Cihad İran’la ilişkilendirilme kapasitesi olan ve İsrail’e karşı füze saldırılarında da aktif bir örgüt. Suriye meselesi geçmişteki ittifakların hepsini yatay kesti. Ama Hamas Suriye’den ayrıldıktan sonra İran karşı bir pozisyon aldı. Şii ekseni meselesi maalesef İran ne derse onun arkasında duran bir şekilde konsolide edilmiş durumda. Bu da bizatihi İran’ın yönlendirdiği grupların Suriye’de, Mısır’da, başka yerlerde halkla karşı karşıya gelmesini doğuruyor. Irak’ta da aslında ortaya çıkan tablo bu. Maliki Sünnilerle, Araplarla, Kürtlerle kavgalı. Böyle birisinin desteklenmesi Şii grupları doğrudan Araplarla, Kürtlerle kavganın parçası haline getiriyor. Niye? İran arkasında diye.

ABD ile kimyamız bozulmaz

 Başbakan Erdoğan’ın Obama’nın tavrı konusundaki eleştirisi hayli yüksek tondaydı. ABD ile Ortadoğu meselesi üzerinden bir kırılma sürecine mi girildi?
Başbakanımız daha önce Obama’ya ‘iki devletli bir çözümü savunuyordunuz ama şimdi bunu erteliyorsunuz’ dedi. İsrail’in bu saldırganlığı karşısında hiç Gazze’yi zikretmeden ‘İsrail’in savunma hakkı vardır’ diye bir açıklama herhalde Obama yönetiminde bir ilktir. Orada daha önemli olan birşey var. Obama’nın ateşkes olmazsa iki devletli çözümün yürürlükten kalkacağı şeklindeki mesajı aslında iki devletli çözümü destekleyen ülkelerin İsrail’in bu saldırısına ses çıkartmaması mesajıdır bu. Eleştirel tutum almayın demektir. Eh buna karşı birşey söylenmemesi mümkün değil.
 Ama görüş ayrılıkları derinleşiyor gibi gözüküyor.
Bu tablonun fikir ayrılığı üzerinden yeni bir dönem diye okunması doğru değil. Net bir fikir ayrılığı var. Ama Obama ile hükümetimiz arasındaki ilişkinin kimyasının ya da dinamiklerinin bozulması şeklinde bir başlangıcı olarak okumak doğru olmaz. En azından şu an için böyle bir durum yok.

İlk aklımdan geçen yarın çocuklar ölmeyecek

“Günlerce tek bir odanın içinde kağıt üzerinde meseleyi çözmeye çalışıyorsunuz. Toplamda İsrail tarafı ve Hamas arasında 7-8 kağıt gitti geldi. Ama kaç tur görüşme oldu diye sorarsanız, onu saymak güç. Her saat başı Başbakanı bilgilendirdik. Hatta bir defasında Başbakan İstanbul– Ankara uçuşundaydı. 20 dakika sonra inecek dediler. Bekleyemedik, uçaktan aradık. Ateşkes kesinleştiğinde ilk aklımdan geçen şu oldu; yarın Gazze’de kimse ölmeyecek, yeni çocuklar ölmeyecek.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle