GeriGündem "Anneler ölmesin" yürüyüşü yapıldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Anneler ölmesin" yürüyüşü yapıldı

Sağlık Bakanı Osman Durmuş, ''Anne ve Çocuk Ölümlerini Önleme Projesi'' kapsamında düzenlenen, ''Anneler ölmesin, çocuklar da onları birlikte yaşatalım yürüyüşü''ne katıldı.

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye genelinde başlattığı ''Anne ve Çocuk Ölümlerini Önleme Projesi'' kapsamında bir dizi etkinlik düzenledi.  

Etkinlikler çerçevesinde ilk olarak, Ankara Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve Keçiören Belediyesi'nce düzenlenen ağaç dikme töreni gerçekleştirildi.

Keçiören'de düzenlenen törende, ''Anne ve Çocuk Ölümlerinin Önlenmesi Hatıra Ormanı''na, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sefer Aycan, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, İl Sağlık Müdürü Taner Gökçınar ve diğer yetkililerce ağaç dikildi.

ÖLEN ANNE VE BEBEKLER İÇİN YÜRÜYÜŞ

Etkinlikler çerçevesinde daha sonra Türkiye'de bir günde ölen 133 bebek ve 2 annenin anısına, sağlık personeli, gruplar halinde Ankara Garı'nda ve Hacıbayram Camii Meydanı'ndan Ulus Atatürk Heykeli'ne kadar protesto yürüyüşü yaptı.

Sağlık Bakanı Osman Durmuş ve beraberindeki grup ise Kültür Bakanlığı önünde toplanarak, Atatürk Heykeli'ne yürüdü.

Yürüyüş sırasında oldukça neşeli olduğu gözlenen Durmuş, yürüyüş boyunca çocuklarla ve vatandaşlarla sohbet etti.

Ulus Atatürk Heykeli'nin bulunduğu tören alanında da yanına çocukları oturtan Durmuş, gösterileri de çocuklarla birlikte izledi.

Atatürk Heykeli'ni çocuklarla inceleyen Durmuş, çocuklara anıta ilişkin bazı sorular da sordu.

MEHTER TAKIMI DUYGULANDIRDI

Törende sahne alan Mehter Takımı, ''Çanakkale Marşı''ndan ''Hücum Marşı''na kadar birçok marş seslendirirken, vatandaşlar tarafından alkışlarla karşılandı.

Mehter Takımı'nın ''Çanakkale Marşı''nı söylediği sırada alanda Osman Durmuş'un arkasında oturan 87 yaşındaki Fatma Harmanbaşı gözyaşlarına hakim olamadı. Basın mensuplarının ilgisini çeken yaşlı kadın, 7 çocuğu ve 21 torunu olduğunu söyledi. Gözyaşlarının nedeninin sorulması üzerine de Harmanbaşı, Çanakkale Savaşı'nda babasını kaybettiğini, bu nedenle duygulandığını anlattı. Gazetecilerin, Anneler Günü olduğunu hatırlatmaları üzerine de Harmanbaşı, çocuklarından hiçbirinin Anneler Günü'nü kutlamadığını da dile getirdi. 

Durmuş da, yaşlı kadının ''Anneler Günü''nü kutladı ve bir isteği olup almadığını sordu. Fatma Harmanbaşı, kızının kanser olduğunu ve yıllardır tedavi gördüğünü belirterek, Bakan Durmuş'tan yardım istedi. Durmuş da yaşlı kadına kızının hastalığı ile ilgileneceği sözünü verdi.

Halkoyunları gösterilerinin de sunduğu törende, geçen günlerde geçirdikleri trafik kazasında hayatlarını kaybeden Pursaklar Sağlık Meslek Lisesi öğretmenleri, Fatma Koç ve Filiz Toper'in fotoğrafları öğrencileri tarafından taşındı.

SORULAR

Törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Osman Durmuş,Anneler Günü'ne ilişkin mesajının sorulması üzerine, tüm annelerikutladı.

''Anneler bizim için her şeylerini feda eden, en kutsal varlıklarımız'' diyen Durmuş, yanında evladı olmayan, Anneler Günü kutlanmayan tüm annelerin de gününü kutlamak istediğini söyledi.

Durmuş, ''Tüm annelerimize, sevgilerimi, saygılarımı, minnetlerimiiletmek istiyorum. Bizleri bugünlere yetiştiren annelerimiz, sağolsunlar, varolsunlar, mutlu ve sağlıklı yaşasınlar'' diye konuştu.

Kampanya ilişkin bir soruya karşılık da Durmuş, Türkiye'de anne eğitiminin yeterli olmayışı nedeniyle bilinçsiz doğumlar yapıldığını, anne adaylarının her yıl bazen de 1 yıldan daha az sürede doğum yaptığını belirtti.

Bunun da ''yeni bir hayat dünyaya getirecek olan annenin rezervinin tükenmesine neden olduğunu'' söyleyen Durmuş, her yıl doğumyapan annelerin, 3 yıl arayla doğum yapan annelere oranla ölüm riskinin yüzde 68 daha fazla olduğunu bildirdi. 

''3 YIL ARAYLA DOĞUM YAPIN''

Durmuş, ''O halde, anne adaylarına en erken 3'er yıl arayla doğum yapmalarını tavsiye ediyoruz. Aksi halde bebeklerde de gelişme olmamakta ve bebek ölümleri artmaktadır'' dedi.

''Günde 133 bebek ve 2 annenin öldüğü düşünülürse Türkiye'de daha yapacak çok iş var'' diyen Durmuş, anne adaylarına, bu konuda eğitim verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bunu tek başına sağlık personelinin yapamayacağını ifade eden Durmuş, anne adaylarının ve toplumun bilinçlendirilmesinin, sivil toplum örgütleri, sanatçılar ve toplum liderlerinin işbirliği ile gerçekleştirilebileceğini kaydetti.

Anne ve Bebek Ölümlerini Önleme Projesi'ne medyanın verdiği desteğe de teşekkür eden Durmuş, ''Bizim için anneler kutsal, bebeklerve çocuklar vazgeçilmezdir'' diye konuştu. 

NİMESULİD ETKEN MADDELİ İLAÇLARIN TOPLANMASI

Bakan Durmuş, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan ''nimesulid'' etken maddeli 9 ilacın, ''ölümcül yan etki'' nedeniyle toplatılmasının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

''Nimesulid etken maddeli ilaçlar için önce Finlandiya'da, sonra Batı Avrupa ülkelerinde tedbir alındı. Bizim de ilaç komisyonumuz ilaçların geçici olarak toplanmasına karar verdi. Bu karar kesinleştiği takdirde, topyekün ruhsatları iptal celbine gidilecektir.Ama şu anda geçici olarak ruhsatlar kaldırılmıştır.''

Bir başka soruya karşılık da Durmuş, Türkiye'de ilacın yan etkilerine ilişkin herhangi bir vakanın bildirilmediğini söyledi.

Durmuş, ''Zaten 2 vaka var. Böyle bir karar alınmışsa bizim de uymamızda yarar var diye bilimsel komisyonun aldığı bir karardır. Bakanlık olarak bu karara uyuyoruz'' dedi.

Vatandaşları da uyaran Durmuş, ilacın alternatiflerinin bulunduğunu, ''Birçok analjezik ağrı kesiciler var. Vatandaşlar diğer ilaçları tercih etsinler'' diye konuştu.

''UCUZ İLAÇ, EKONOMİYİ YÖNETENLERİN İŞİ DEĞİL''

Durmuş, bir gazetecinin, ''Emekli Sandığı'na ucuz ilaç verme çalışmanız devam ediyor mu? Devlet Bakanı Kemal Derviş, size bu konudabir mektup gönderdi mi?'' sorusuna da şu yanıtı verdi:  X

''Bizim bakanlık olarak anlayışımız ucuz ilaç yerine etkin kaliteli ilaçtır. Etkin kaliteli ilacın, fiyat, bütçe, maliyet etkinliğini de denetlememiz lazım. Ama hiçbir zaman bizim ölçümüz ucuzilaç olmamıştır. Maliyet ve etkinlik paralel değerlendirilmiştir. Zannediyorum, bu konuda karar mercii de sağlıkla ilgili bilimsel komisyonlar olmalı, ekonomiyi yönetenlerin ucuz ilaç anlayışını kabul etmek de doğru değil.

Ama fiyatların şişirilmiş olması, maliyetlerin yükseltilmesi tabiiki ülkemizin aleyhine bir durum. Biz, hem fiyat hem tedavi etkinliğini kontrol etmek zorundayız.''

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle